Denize karşı: Rumeli Hisarı-Suadiye Vapur Hattı


Yarını korumak için:
Mey | Diageo’dan Şahyar Damla Sulama Projesi Yukarıdaki görsele tıklayarak Mey | Diageo'nun projeyle ilgili hazırladığı videoyu izleyebilirsiniz İklim değişikliğine neden olan üretim ve tüketim tercihlerimizi, suyun ve toprağın geleceği…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Kaldırımların bahar kaplandığı mevsimde, havanın ısınması gerekirken yaşanamayan kışın acısını çıkardığı nisanın son gününde, deniz kokusu eşliğinde. Mahallesini su kenarı tutmuş Solitan’ların izinde; Rumeli Hisarı’ndan Suadiye’ye. Vira vira!
Fotoğraflar: Deniz Sabuncu
İskele I: Rumeli Hisarı
- Kiminle buluştuk? Bahar Akıncı
- Buluşma noktası: Bahar’ın “Saraylı bir kadın olabilir ya da 60’larda yaşayan, perçemli saçlarının üzerine dantelli şapkasını oturtan; narin teni ve çantası arasına eldivenlerini çekip Beyoğlu’na inen gün görmüş bir İstanbul hanımefendisi” betimlemesinin meskeni Rumeli Hisarı.
- Neden? Her iki tarafı köşkler ve açmayı bekleyen begonvillerle dolu Rumelihisarı manzaralı Aşiyan Yolu; dünyanın en pahalı evlerinden Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı, bir dönemin gümrük toplama noktası, sonrasında hapishane, konser alanı ve içine yapılan camii nedeniyle konserlerin sonlandığı, mahalleye ismini veren Rumeli Hisarı’nı görmek için.
- Mahallede ne var ne yok? Borusan Contemporary namıdiğer Perili Köşk’te, 27 Ağustos’a kadar devam eden Dr. Necmi Sönmez’in küratörlüğünü yaptığı Hibrit Mekânlar ve Julia Kagansky’nin küratörlüğünü yaptığı Kaosun Eşiği sergileri; beyaz, pembe ve mor baharlar, sabah saat 06.00-08.00 arası spor yapan mahalleliler, akşamüstü balıkçıları ve ince ince gelen nargile kokusu.
İskele II: Emirgan
- Kiminle buluştuk? Deniz Orbay
- Buluşma noktası: Deniz’in “Ulaşımımı boğaz hattında vapurla yapmayı çok seviyorum. Bir de buraya taşındıktan sonra Sarıyer’e ‘İstanbul’un akciğeri’ denildiğini öğrendim, gerçekten de öyle. İstanbul’un en yeşil yerlerinden biri” dediği Emirgan.
- Neden? İstanbul’un ortasında değil, adaların havasında gibi hissettiren Emirgan Mektebi Sokak ve Mutfak Sanatlar Akademisi (MSA)’da manzara eşliğinde mantarlı bao yemek için.
- Mahallede ne var ne yok? Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Modernizmin İzinde Türk Resmi, Agnes Denes, Yaşayan Piramit, Görünenin Ötesinde Osmanbey ve Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu sergileri ve Emirgan Korusu, namıdiğer Feridun Bahçeleri’ndeki Lale Festivali (bugün son gün).

Ada seferi
İskele III: Yeniköy
- Kiminle buluştuk? Rânâ Mengü
- Buluşma noktası: Rânâ’nın “Burada kaldırımlar suyun geçişine izin veriyor. Yağmurun aşındırdığı yollar seni her seferinde bir deniz kıyısına çıkarıyor, bir seyir armağan ediyor.” dediği Yeniköy.
- Neden? Pınar Taşdemir’in Michelin yıldızlı lokantası Araka ve geçtiğimiz yaz mahalleyle tanışan The Red Balloon’un her mevsim değişen menüsüyle bahçesindeki Toulin’in seramikleri ve 17. yüzyıl sonlarında saray erkanı, devlet görevlilerinin kendileri için yaptırdığı yalılar ve rengârenk ahşap Rum evlerinin arasında yürümek için.
- Mahallede ne var ne yok? Mahallelisi de ziyaretçisi de doğa ve sanat düşkünü olan Yeniköy’de son iki yıldır yapılan Yeniköy Caz Günleri’nin üçüncüsünü bekliyoruz. Zaman: kesin olmamakla birlikte hafif rüzgârlı bir sonbahar akşamı olması muhtemel.
İskele IV: Beşiktaş, Sinanpaşa
- Kiminle buluştuk? Kerimcan Akduman
- Buluşma noktası:"Kapanmamış bir sahil şeridi; Ihlamur Kasrı; Maçka, Abbasağa ve Yıldız parkları; hâlâ anahtarını emanet edebileceğin, döviz kurundaki artışın sebebini konuşabileceğin esnafın varlığı,” ve buna sahip çıkan Beşiktaş.
- Neden? Yıldız Parkı'nda piknik yapmak, Kırmızı Kedi Kitapçısı’nda rafların arasında kaybolmak, Şair Nedim Sokak’ındaki sahafları gezmek ve meydandaki kaldırıma oturup kaykay kayanları izlemek için.
- Mahallede ne var ne yok? Çarşı’nın etrafında konumlanan balıkçıların keskin kokusu ve mütemadiyen ıslatılan asfalt Beşiktaş’ı Beşiktaş yapanlardan. Le Cordon Bleu mezunu Umur şefin Coq Rôti’de fıstık yağında kızartılan patatesi, ağır ateşte pişen tavuğu ve otomattan bittikçe yenisi doldurulan içeceğiyse mahallenin yenisi. 3 Mayıs’ta Simya Galeri’de Esra Özdoğan’ınn Fotoğraf Perspektifinden Sanatlar semineri de beklediklerimizden.

Manzaraya bakanlar
İskele V: Kadıköy Çarşı
- Kiminle buluştuk? Zeynep Erekli
- Buluşma noktası: Mahallelisinin “sokak sevgisi, sinema ve edebiyat merakı, kaldırımda bira içme keyfi, gün batımı saatlerinde dışarıda olma mutluluğu, melankolisi, sahaf kokularına ve alternatif müziklere bağlılığı” meşhur olan Kadıköy.
- Neden? Kadıköy-Moda tramvay seferi, mahalledeki en geç kapanan bara tüneyip tartışmak, Kadıköy Sineması’nda vizyonda olan Ziya Demirel’in Ela ile Hilmi ve Ali filmini izlemek ve Boğa heykelinin önünde dostlarla buluşmak için.
- Mahallede ne var ne yok? Her ay değişen Paseo Gelato’nun dondurmaları; bu ay baklavalısı (denemek için son gün), Tellalzade Sokak’taki antika dükkânları, cumartesileri Gazhane’de yapılan mezat ve tabii 2007’den beri mahalleli Süreya Operası ve Sinematek’te 25 Haziran’a kadar devam eden Saliha Yavuz’un küratörlüğünü yaptığı Buradayız Ayaktayız sergisi.
İskele VI: Moda, Caferağa
- Kiminle buluştuk? Burak Ayaz
- Buluşma noktası: “Bulundukları ortamdan ve yakın çevrelerinden tatmin olabilen, bu yüzden kendini yaptığı işle ya da başarılarıyla tanımlamaya ihtiyaç duymayan insanlar”ın muhiti Caferağa.
- Neden? Geceleri Fahri Konsolos’ta Leb-û Deryâ içtikten sonra Arka Oda’da dans etmek ve eve dönmeden Kimyon’da atıştırmak ve mahalleye geçen yaz taşınan Sofa’da havuz başındaki bej kumaş sandalyelerin üstünde içilen latte, Moda’nın veganı YUZU’nun teriyaki tofusu için.
- Mahallede ne var ne yok? Moda Sahnesi’ndeki Kemal Aydoğan’ın yönettiği Eve Dönüşler oyunu. Bir de kış döneminde faaliyete başlayan Bostancı-Moda-Kadıköy-Kabataş-Karaköy hattı var ki seferlerin en keyiflisi. Hele yazsa.

En iyi 'selfie' vapurda çekilir
İskele VII: Kalamış
- Kiminle buluştuk? Tunç Uğurdağ
- Buluşma noktası: Tunç’un "Burada bir çay bahçesi bir de ahşap iskele vardı. Kalamış'ın tüm çocukları ve gençleri, ben de dâhil olmak üzere burada öğrendik yüzmeyi. O zaman deniz temiz. İskeleden kalkan vapur, Kadıköy-Moda-Kalamış-Moda-Karaköy-Kadıköy yapardı. Nüfus da az: ben ilkokuldayken İstanbul nüfusu 2 milyonun altında. Babamla iskeleye gelir renkli kayıklardan bir tane ayırtırdık, sonra annemle kardeşimi alır açılırdık denize." diye bahsettiği Kalamış.
- Neden? Kalamış Yelken Kulübü’nde yelken öğrenmek ve Divan’da gün batırmak için.
- Mahallede ne var ne yok? Yelken Pastanesi’ni kapandığı için taze sütlü dondurması artık mahallede değil ama Kalamış’ın eskisi Dilek Pastanesi’nin bademli ve tahinli tartoletleri hâlâ aynı yerde.

Termosta kahve, elde sandviç
İskele VIII: Fenerbahçe
- Kiminle buluştuk? Cansu Şimşek
- Buluşma noktası: Cansu’nun “Çünkü Fenerbahçe bir kasaba aslında. Sakin, insanları tanıdık, sıcacık bir yer — yeşili, deniziyle,” diye tanımladığı Fenerbahçe.
- Neden? Saint Joseph Lisesi ve Kadıköylü gönüllülerin işbirliğiyle mahalleye tarımı taşıyan Fenerbahçe Bostanı, Fenerbahçe Parkı’na taşınan kamp sandalyesi karşısında izlenen deniz eşliğinde yapılan piknik ve göçmen kuşların dönüşünü kutlamak için.
- Mahallede ne var ne yok? Yüksek kiralar nedeniyle mahallenin gediklisi; yufka dükkânları, terziler ve hırdavaçılar artık yok. Onun yerine yeni açılan üçüncü dalga kahveciler bir de yıllardır ayağı kuma basabilmeye izin veren sahili var.
İskele IX: Suadiye
- Kiminle buluştuk? Elif Bayram
- Buluşma noktası: Elif’in “Burada sınırlar değil; yaseminler, çınar ağaçları ve manolyalar vardır. Söylenmektir kentsel dönüşüme, anıların üzerine inşa edilen yüksek katlı apartmanlara, yaz-kış demeden sayfiye zaman diliminde yaşamaktır mahalleli olmak. Yavaş. Canlı. Özgür. Keyfe keder.” dediği Suadiye.
- Neden? Sayfiye havası içe çekmek, rüzgâra karşı bisiklete binmek, çimlere yayılıp kitap okumak, yazı müjdeleyen can eriklerinin olgunlaşmaya başlağı ağaçların altında yürümek ve sahil yolundaki banklara oturup kentte doğayı yaşamak için.
- Mahallede ne var ne yok? Homemade’in limonlu mereng tartı, mahallenin yenisi Apres’nin taze portakal suyu eşlinde yapılan kahvaltısı ve Jungleous’ta Çin Herdemyeşili.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Rana Mengü
Editor @ Aposto

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.





