
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
2004 yılından bu yana, ABD devleti tarafından ekim ayının Dijital Güvenlik Farkındalık Ayı ilan edilmesiyle birlikte her yıl internette ekim ayı güvenlik üzerine konuşulan, tartışılan ve bolca da espri üretilen bir aya dönüştü. Konuya mizahi bir dille yaklaşmak her zaman ilk tercihim olsa da her geçen yıl güvenlik alanında yaşananlar bu konuyu neden ciddiye almamız gerektiğini de bize hatırlatıyor.
Genel olarak hayatımızın bir parçası olan her teknoloji ve internetteki hemen her yerde bir güvenlik riskiyle karşı karşıya kalmak mümkün olsa da özellikle geçtiğimiz on yıl içerisinde durum bir yandan iyileşirken diğer yandan daha farklı tehditlerle karşı karşıya kalıyoruz.
Kullandığımız uygulamaları ve cihazları, özellikle de bilgisayar ve telefonları, artık kolayca daha güvenli hâle getirmek mümkün. İki aşamalı doğrulama veya çalınma ihtimaline karşı cihazları tamamen şifreleme gibi özellikler artık herkesin kullanabileceği kadar basitleşti. Diğer yandan da hayatımıza giren birçok akıllı başka cihaz veya sürekli karşımıza çıkan yeni uygulamalar yüzünden de eskiye kıyasla daha farklı güvenlik riskleriyle uğraşmak zorunda kalıyoruz.
Yıllar içerisinde değişen şeylerden birisi de maalesef gazetecilerin, aktivistlerin veya farklı kişi ve grupların dijital güvenliklerini tehdit etmenin veya onları bu teknolojiler üzerinden gözetlemenin giderek normalleşmeye başlaması. Eskiden sadece istihbarat örgütlerinin yapabildiği işleri şimdi NSO Group gibi şirketler bir ürün olarak satıyor. Hatta bu durum öyle kötüye gitmeye başladı ki insanların sevgililerini ve eşlerini gözetlemek için satın alabileceği versiyonlarını bile bulmak maalesef mümkün.
Bir yandan bunlar yaşanırken diğer yandan devletlerin de birbirine karşı internet üzerinden böyle saldırılar veya casusluk operasyonları düzenlemeye başlaması da herkes için bir risk oluşturuyor. Çoğu zaman bu tür hamlelerin kontrolden çıkması ve internette kontrolsüzce yayılması riski de var. Bu yüzden Uluslararası Ceza Mahkemesi bu tür suçları da yargılamaya başlayacağını açıklama ihtiyacı duydu.
Hemen her gün büyük şirketlerin hacklendiği, devletlerin bu tür operasyonlar gerçekleştirdiği ve casus yazılımların rahatça satın alınabildiği bir ortamda kendimizi güvende tutmak imkânsızmış gibi gelebilir. Fakat unutmamamız gereken en önemli şeylerden birisi bizim gündelik hayattaki güvenliğimizi tehdit edenler genellikle bunlar değil ama daha basit seviyede çalışan ve küçük kapasiteli riskler. O yüzden hesaplarınızı iki aşamalı doğrulama gibi yollarla güvende tutmak, cihazlarınızı ve uygulamalarınızı sürekli güncellemek gibi en temel önlemleri almak bile daha güvende olmanız için yeterli olacaktır.
Yine de söz konusu gazeteciler olduğunda her zaman bunun bir adım ötesini de hesaba katmakta ve dijital güvenlik alanında olan bitenlere dair bir farkındalık geliştirmekte büyük fayda var. O yüzden siz de ekim ayını fırsat bilip dijital güvenlik farkındalığınızı artırmak için biraz zaman ayırın. Zaten şöyle bir etrafınıza bakarsanız dijital güvenlik ile normal güvenlik arasındaki çizginin ne kadar inceldiğini anında göreceksiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: TikTok, Washington Post, dijital güvenlik, podcast verileri.
15 Eki 2023

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR


