'Dönüm noktası': AB'nin Yapay Zeka Yasası ne getirecek?

Avrupa Birliği, yapay zeka teknolojileri inşa eden ve kullananlar için geniş kapsamlı bir kural kitapçığı olan Yapay Zeka Yasası'nın ayrıntıları üzerinde anlaşmaya vardı. Dünyanın geri kalanı için şablon işlevi görmesi beklenen ve "bir dönüm noktası" olarak nitelendirilen yasanın tamamının yürürlüğe girmesi yaklaşık olarak iki yıl alacak.
'Dönüm noktası': AB'nin Yapay Zeka Yasası ne getirecek?

19 Haziran - BMW i - Quando
BMW i ile birlikte

Yüzde yüz elektrikli sürüş keyfi: BMW %100 elektrikli sürüş keyfi BMW geleceğin mobilitesine yönelik 50 yıldır sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda çevreye saygılı ve sürdürülebilir mobiliteyi yaygınlaştırmada öncü bir rol üstleniyor. Nedir? BMW ’in tamamen elektrikli model gamı , çevre dostu sürüş deneyimini farklı yaşam tarzlarına uygun tasarımlarla ve klasik BMW konforuyla buluşturuyor. Neler var? Görkemli duruşu ve konforlu yaşam alanıyla tamamen elektrikli Yeni BMW iX1 , yenilikçi karakterini çok yönlülüğüyle birleştirerek kullanıcılarını gündelik yaşamlarında hayallerinin ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Modern sanattan ilham alınarak tasarlanan tamamen elektrikli Yeni BMW i7 , geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayarak lüks anlayışını yeniden yorumluyor. Tamamen elektrikli BMW iX , fütüristik ve etkileyici dış tasarımı, minimal ve şık iç tasarımı, öncü teknolojileri ve üstün sürüş asistan sistemleriyle sessiz ve benzersiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli olan Yeni BMW i4 , üst düzey konfor ve günlük kullanım için ideal niteliklerinin yanı sıra olağanüstü dinamik özellikler sunuyor. Ailenin sportif üyesi Yeni BMW i4 M50 , BMW M'in üstün sportif performansını BMW i'nin yenilikçi gücüyle birleştiriyor. Yeni tasarımıyla standart özellik olarak sunulan M Sport donanımı sayesinde BMW iX3 eDrive20 her zamankinden daha sportif görünüyor. Eşsiz sürüş keyfini yaşarken sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etmek için size en uygun tamamen elektrikli BMW modelini burada bulabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Facebook, 4 Şubat 2004'te kullanıma sunuldu. Yani Avrupa Birliği'nin (AB) bu yıl yürürlüğe giren ve çevrimiçi insan haklarını korumak için tasarlanan Dijital Hizmetler Yasası'nın kabul edilmesinden neredeyse 20 yıl önce. Bu 20 yılda Avrupalı yetkililerin sosyal medyayla birlikte başlayan değişime tepki vermekte gecikmesi, ABD merkezli platformların yarattığı sorunlara çözüm bulmakta zorlanmalarına, daha küçük ölçekli Avrupa merkezli rakiplerin aşırı rekabetçi ortamda tutunamayarak yitip gitmesine ve bugün geldiğimiz noktada sosyal medya platformlarının kontrol edilmesi çok güç bir noktaya gelmesine neden oldu. 

  • Avrupa Parlamentosu'nun bu konudaki iki baş müzakerecisinden biri olan Brando Benifei, Temmuz ayında WIRED'a verdiği demeçte, "Belki de daha erken bir düzenleme ile sorunları daha iyi önleyebilirdik" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak AB, aynı hatanın yapay zeka alanında da tekrarlanmaması için ipleri eline daha erken almak konusunda dersini almış gibi görünüyor.

2023'te hükümetler ve yetkili kurumları en çok meşgul eden konuların başında yapay zeka geliyordu. 2022 yılı sonlarında gündeme giren, son bir yılda ise yükselişini roket hızına çıkaran yapay zekayı regülasyon çerçevesine almak isteyen hükümetlerin önünde ise zorlu bir ikilem var: İnovasyonun önüne geçmeden riskleri bertaraf etmenin en etkin yolunu bulmak. Başka bir deyişle, yapay zekanın faydalı taraflarından vazgeçmeden, olası zararlarını ayıracak şekilde bir elekten geçirmek.

Avrupa Birliği'nin teknoloji alanında yapacağı bir düzenlemenin, AB sınırları dışında da benimsenmesi yüksek ihtimal olarak değerlendiriliyor. Genellikle çoğu global şirket, birden fazla rejime uyum sağlamak yerine tüm ürün ve pazarlarında AB kurallarını benimsemeyi tercih ediyor. Hükümetler de yerel firmaların büyük oyuncularla rekabet edebilmesini kolaylaştırmak amacıyla AB kurallarını benimsemeye başlıyor. "Brüksel etkisi" olarak bilinen bu durumun, en önemli örneklerinden biri, 2018'de yürürlüğe giren ve hızla küresel standart hâline gelen Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) olmuştu.

AB, gücünü yapay zekada test etmeye hazırlanıyor

OpenAI başta olmak üzere yapay zeka şirketlerinin nasıl bir düzenlemeye tabi olabileceği konusundaki tartışmalar aylardır sürüyordu. Sonunda 8 Aralık'ta AB, yapay zeka teknolojileri üzerine çalışan şirketler için geniş kapsamlı bir kural kitapçığı olan Yapay Zeka Yasası'nın ayrıntıları üzerinde anlaştığını bildirdi. AB'nin Parlamento, Konsey ve Komisyon kanatlarının üçünün de üzerine uzlaştığı yasa, "dönüm noktası" olarak nitelendiriliyor ve dünyanın geri kalanı için de bir şablon işlevi görmesi bekleniyor.

Yasa aslında ilk olarak Nisan 2021'de tasarlanmıştı. Ancak yeni kuralların müzakere edildiği iki yıllık süreçte, hem genel anlamda yapay zeka teknolojisi hem de bu teknolojinin doğurduğu endişeler önemli ölçüde değişti. 2021'de yetkililerin endişeleri, kimin işe alınacağı, kime mülteci statüsü verileceği, sosyal yardımlardan kimlerin yararlanacağı gibi konularda karar veren algoritmalar üzerine yoğunlaşıyordu. 2022 yılında ise yapay zekanın insanlara doğrudan zarar verdiği örneklere şahitlik ettik. Hollanda'da algoritmalar tarafından verilen kararlarla aileler çocuklarından zorla ayrılırken, uzaktan eğitim gören öğrencilerin yapay zeka tarafından ten renklerine göre ayrımcılık gördükleri iddiaları gündeme girdi. 

Kasım 2022'de OpenAI'ın ChatGPT'yi kullanıma sunması ise yapay zeka sahnesini kökünden dönüştürdü. Yapay zekanın çevresinde dönen tartışmalar da dramatik bir şekilde değişti. Teknolojinin popülerliğinin artması ve erişim kolaylığı, pek çok uzmanın alarma geçmesine neden oldu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, dünyada bir ilk olduğunu belirttiği yasaya ilişkin olarak "Anlaşma, Avrupa'da sorumlu yeniliği teşvik edecek. İnsanların ve işletmelerin güvenliğini ve temel haklarını garanti ederek, AB'de güvenilir yapay zekanın geliştirilmesini, konuşlandırılmasını ve benimsenmesini destekleyecektir" ifadelerini kullanıyor. AB Komisyonu Üyesi Thierry Breton ise "tarihî" olarak nitelendirdiği yasanın "bir kural kitapçığından çok daha fazlası olduğunu," AB'deki girişimlerin ve araştırmacıların küresel yapay zeka yarışına liderlik etmeleri için bir "sıçrama tahtası" olduğunu kaydediyor.

Öte yandan, yasanın bir ilk olmadığını da belirtmek gerekiyor. Çin'in jeneratif yapay zeka için hazırladığı kurallar, Ağustos ayında yürürlüğe girmişti. Ancak, AB'nin yapay zeka yasası, şu an için türünün en kapsamlı ve güçlü örneği olarak öne çıkıyor. Cinsel yönelim, cinsiyet ve ırk gibi hassas özellikleri kullanarak insanları tanımlayan biyometrik sistemlere ve gerçek insanlara ait yüzlerin ayrım gözetmeksizin internetten toplanmasına yönelik kısıtlamalar içeren bu kılavuz, yapay zekanın dünya çapında regüle edilmesi için ciddi bir zemin hazırlıyor.

Yasa neleri kapsıyor?

AB'nin yapay zeka kılavuzu, şu yapay zeka sistemleri ve uygulamalarına kısıtlamalar getiriyor:

Yüksek riskli sistemler

Sağlık, güvenlik, temel haklar, çevre, demokrasi, seçimler ve hukukun üstünlüğüne zarar verme olasılığı olduğu düşünülen yapay zeka sistemleri "yüksek riskli sistemler" olarak tanımlanıyor. AB'nin yeni yasası, bu tür sistemlerin, temel haklar etki değerlendirmesinden geçmesini ve AB pazarında kullanıma sunulmadan önce bir dizi kurala uymasını zorunlu kılıyor. 

Buna karşılık, daha küçük çapta ya da "sınırlı" risk oluşturduğu düşünülen sistemlerin de içeriğin yapay zekayla oluşturulduğunu beyan eden etiketler kullanarak şeffaflık sağlamak gibi daha hafif yükümlülüklere tabi tutulacağı belirtiliyor.

Yapay zekanın kolluk kuvvetleri tarafından kullanımı

Şu ana dünyanın pek çok yerinde kolluk kuvvetleri farklı amaçlarla yapay zeka destekli biyometrik tanımlama sistemleri kullanıyor, ancak bu sistemlerin özellikle de ırk söz konusu olduğunda, sık sık taraflı kararlar verdiği biliniyor. 

AB'nin yeni yasası, kolluk kuvvetlerinin belirli suçlar için kamusal alanlarda biyometrik tanımlama sistemlerini kullanmasına izin veriyor. Buna göre, bu tip sistemlerin adam kaçırma, insan kaçakçılığı, cinsel istismar mağdurlarının tespit edilmesi, mevcut bir terör tehdidinin önlenmesine ek olarak yine terör, kaçakçılık, cinsel sömürü, tecavüz, cinayet, adam kaçırma, silahlı soygun, bir suç örgütüne katılma ve çevre suçlarından aranan şüphelilerin izini sürmek için kullanılabileceği ifade ediliyor.

Genel amaçlı yapay zeka sistemleri (GPAI) ve temel modeller

Yasa, OpenAI'ın ChatGPT'sine güç veren büyük dil modeli (LLM) GPT-4 gibi genel amaçlı yapay zeka modellerine de yeni kısıtlamalar getiriyor. Buna göre, bu modellerin teknik dokümantasyon hazırlamak, AB telif hakları yasasına uymak ve algoritma eğitimi için kullanılan içerikler hakkında ayrıntılı özetler yayımlamak gibi şeffaflık ilkelerine tabi olacağı aktarılıyor. Buna ek olarak, sistemik risk teşkil eden ve yüksek etkili GPAI olarak sınıflandırılan temel modeller, model değerlendirmeleri yapmak, riskleri değerlendirmek ve azaltmak, düşmanca testler yapmak, ciddi olaylar hakkında Avrupa Komisyonu'na rapor vermek, siber güvenliği sağlamak ve enerji verimliliği hakkında rapor vermek zorunda olacak.

Yasaklananlar

AB'nin yapay zeka kılavuzu, şu yapay zeka sistemlerini ve uygulamalarını ise yasaklıyor:

  • Siyasi, dinî, felsefi inançlar, cinsel yönelim ve ırk gibi hassas özellikleri kullanan biyometrik kategorizasyon sistemleri.
  • Yüz tanıma veritabanları oluşturmak için internetten veya CCTV görüntülerinden yüz görüntülerinin hedeflenmemiş şekilde kazınması.
  • İşyerinde ve eğitim kurumlarında duygu tanıma.
  • Sosyal davranış veya kişisel özelliklere dayalı sosyal puanlama.
  • İnsan davranışlarını manipüle ederek özgür iradelerini engelleyen yapay zeka sistemleri.
  • İnsanların yaş, engellilik, sosyal veya ekonomik durumlarından kaynaklanan zayıflıkları istismar etmek için kullanılan yapay zeka.

Hedef 2025

Yasanın yürürlüğe gireceği tarihi düşündüğümüzde bu tablo bazı değişikliklere uğrayabilir gibi gözüküyor. Önümüzdeki yılın başlarında Avrupa Parlamentosu'nda oylamaya sunulacak olan yasanın 2025 yılından önce yürürlüğe girmesi beklenmiyor. Ancak yasanın yasaklanmış yapay zekaya ilişkin kısmının altı ay içinde, şeffaflığa yönelik gerekliliklerin ise 12 ay içinde yürürlüğe gireceği ifade ediliyor. Yasanın tamamının yürürlüğe girmesi ise yaklaşık iki yıl alacak.

Yasaya göre, kuralları ihlal eden şirketler, yüklü miktarda para cezasıyla karşı karşıya kalacak. Bu cezalar, şirketlerin büyüklüklerine ve yapılan ihlale bağlı olarak yıllık küresel cirolarının %1,5'ine veya küresel cirolarının %7'sine tekabül edecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🤖 Avrupa Birliği'nde dönüm noktası

Google'ın kurgu Gemini tanıtımı. Microsoft ile OpenAI ortaklığına inceleme. Avrupa Birliği'nin yapay zeka regülasyonunda "dönüm noktası" olacağı değerlendirilen Yapay Zeka Yasası.

12 Ara 2023

BMW i ile birlikte
Reuters

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Tem 2026

AI’ın kara kutusu: Dil modellerinin kolektif bilinci bulunmuş olabilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Doğa Yurduneri

·

17 Tem 2026

Sürtünmesiz bir dünya hayali: Teknoloji hayatı 'fazla' mı kolaylaştırdı?
QuandoQuando

HİKAYE

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Ümit Alan

·

17 Tem 2026

Kitap imha tartışmasının görünmeyen yüzü: Yok edilen kitaplar sahiden hâlâ var mıydı?
QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır