Dün, bugün, yarın


Decathlon’la soğuk seni durduramaz Kışın en keyifli sporu kayak, her ne kadar eğlenceli olsa da, kurallara dikkat edilmediği takdirde tehlikeli bir hâl alabiliyor. Bu nedenle, sporun keyif ve faydalarını büyük çoğunluğa ulaşılabilir kılmak gayesiyle çalışan Decathlon , bugünün bülteninde kayak yaparken mutlaka uygulamanız gereken güvenlik kurallarını paylaşıyor; Kayak yaparken pistlerin öncelikli kullanımı her zaman önünüzde kayanlara aittir. Önünüzde kayan kişilerin hızlarına ve yön değiştirmelerine göre hareket etme sorumluluğunun sizde olduğunu unutmamalısınız. Aniden durmamaya dikkat etmeli ve arkanızdan gelenlerin görüş mesafenizde olamayabileceği ihtimalini es geçmemelisiniz. Kayak merkezlerindeki tüm güvenlik uyarılarını dikkate almalı ve tabelaları her zaman takip etmelisiniz. Kapalı olduğu belirtilen pistlere girmemelisiniz. Kayak takımının tüm güvenlik standartlarını karşıladığından emin olmalısınız. Kaymaya başlamadan önce etrafa iyice bakmalı, her yönü kontrol etmeli ve ani bir çıkış yapmaktan kaçınmalısınız. Pistlerin çoğunda kayak kaskı olmadan kayılmıyor, kayak ekipmanlarınızın tam olduğundan emin olmalısınız. (kayak kaskı, gözlüğü gibi) Kayak sırasında da sürekli yolu ve etrafı kontrol etmeyi sürdürmelisiniz ve tabii ki Decathlon’un güvenlik ekipman ve aksesuarlarını incelemeden yola çıkmamalısınız. Neden önemli? Kayağa başlarken öncelikli ihtiyacınız, doğru kayak kıyafetleri ve ekipmanları olur. Rahatsız ya da sizi ısıtmayan kıyafetlerle kayak dersi almanız, bütün çabanıza rağmen yaptığınız işe odaklanamamanıza neden olacağı için dersten verim almanızı büyük ölçüde etkiler. Tüm kayak ve snowboard ihtiyaçlarınız için Decathlon mağazalarına uğrayabilir ya da size en uygun malzemeleri bulmak üzere web sitesini inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NBA’de sezonun başlangıcı uykudan yoksun geceler sebebiyle dün gibi gelse de yarısından fazlası geride kaldı. Bu geride kalan sürecin dikkate değer, beklentiyi aşan ya da karşılayamayan çok fazla öznesi olsa da bir takım seviyeyi farklı bir noktaya taşıdı —bahsedilen, NBA tarihinin bir maçta ulaşılan en büyük farkını 152-79’luk skorla Oklahoma City Thunder karşısında yakalayan Memphis Grizzlies’tan başkası değil.
Memphis’in ulaştığı tarihî fark, sezonun şu noktasına kadar sunduklarının yanında unutulmaya başlayan bir veriye dönüştü.

Kaynak: Grizzly Bear Blues
Dün
Memphis’in bu sezon ulaştığı performansın altında doğru planlamayı, hızlı sayılabilecek bir şekilde sahaya yansıtabilmek yatıyor. 2019 yılında önce Marc Gasol’ü takasla Toronto Raptors’a gönderip ardından da Mike Conley'le sözleşme yenilemeyip bu süre zarfından Jaren Jackson Jr., Brandon Clarke ve Ja Morant gibi oyuncuları draft edip, Grit and Grind Memphis’ini 2020’li yılların en ilgi çekici çekirdeğini kurmaya tercih etmeleri en doğru adımlardan biriydi.
Bunu yaparken de Mike Budenholzer’ın yanında işi öğrenen Taylor Jenkins’e anahtarı teslim edince Memphis Grizzlies’in sunacakları heyecan vaadediyordu. Nitekim bu vaadin doluluğunu anlamamız uzun sürmedi. 2019/20 sezonunda COVID gölgesinde gerçekleşen bubble’a kalan takımlar arasında konumlanıp NBA tarihinin ilk play-in’inde Portland Trail Blazers'la mücadele ettiler.
İlgi çekenler: Portland’a yakın bir maçla mağlup olsalar dahi yeniden yapılandıkları sezonu bu noktada bitirmeleri ilgi çekmişti. İlgiyi sonraki sezonun en flaş sonuçlarından biriyle desteklediler. Yine play-in’e kalan Memphis, önce San Antonio Spurs’ü ardından da Stephen Curry’nin MVP adayı olduğu bir sezonda Golden State Warriors’ı devirip 8. sıradan play-off’a kaldı.
Normal sezonun durdurulamaz gözüken takımı Utah Jazz’a karşı deplasmanda seriye galibiyetle başlasalar da 4-1’le elenip bir önemli adımı daha beklentiyi aşarak başarıyla tamamladılar.
Bugün
Bu sezon son 2 sezondaki performansını düşünerek en azından play-in oynamalarına kesin gözüyle bakılıyordu. Takımın genç yıldızı ve geleceği olarak konumlanan Ja Morant, bunu yeterli görmüyordu. Değil All-Star, MVP listesinde adını geçirecek performansıyla başladığı sezonda, Memphis’in savunma temelli birçok eksisi rakipleri tarafından fark edilmişti. Ja Morant’in hücumda sunduklarını savunmada veremeyip eksi yazmasını da anlayabilirdik aslında.
Memphis için sezonun kırılma anı: Dönüşüm, Ja Morant’in Atlanta Hawks maçında sakatlanıp kaçırdığı 1 aylık süre zarfında yaşandı. Morant’in yokluğunda görece güç kaybı yaşaması beklenen Memphis’in bulduğu çözüm, ligin en iyi birkaç savunma takımından birine dönüşmekti. Bu dönüşümün hücum ayağına da Desmond Bane’i enfes bir şekilde monte eden Taylor Jenkins, beklediğinden belki de daha fazlasına ulaşıyordu.
Nasıl?: Önce play-in basamaklarının üstüne çıkan Memphis, istikrarsız konferans rakiplerine karşı istikrarlı çehresiyle play-off için olası bir saha avantajı elde edebilecek noktaya yükseliyordu. Yükselme esnasında sezona düşük bir şut yüzdesiyle devam eden Jaren Jackson Jr.’ın da form ve öz güven yakalaması eklenince Memphis için işler daha da iyiye gitmeye başladı.
Jenkins etkisi: Ja Morant’in olmadığı sürede takımın savunma direncini istediği seviyeye getiren Jenkins, yıldız oyuncusunun hiç sakatlanmamış gibi dönüşüyle beraber belki de ligin en mutlu koçuna evriliyordu. Ja Morant’in dönüşünün ardından Memphis Grizzlies organizasyon tarihinin rekorunu kırıyor ve tam 12 maçı üst üste kazanıyordu — Ja Morant’in Lakers’a yaptığı arşivlik blok da özellikle hafızalara kazındı. Şaşırılmayacak şekilde an itibarıyla ligin en çok sayı atan 4. takımı olan Memphis’in sezonunu tanımlayan savunmadaki çehre değişimi de çok dramatik.
En az sayı yiyen 10 takımdan biri: Ja Morant’in sakatlandığı Atlanta Hawks maçına kadar ligin en kötü 5 savunmasından biriyken şu anda en az sayı yiyen 10 takımdan birine evrildi. Ligin en çok ribaund alıp top çalan ve blok yapan takımı olmalarıysa ne kadar hareketli ve iştahlı oynadıklarını gösteriyor. Memphis’i yenmek için nefesinin kesilmesini beklemek hiç de akıl kârı değil.
Onları yenebilmek için tıpkı 15 Ocak’ta Dallas Mavericks’in yaptığı gibi nefes aldırmayan savunmaya eklenen görece düşük tempolu bir orta tempo yarı saha basketbolu gerekiyor. Rakipler, bu oyun tipiyle Ja Morant’in yırtıcılığını bir nebze köreltip yanındaki oyuncuların bireysel yetenek haznelerinin henüz gelişim aşamasında olmasından faydalanabilecek fırsatlar bulacak diye düşünüyorum. Ancak başlarında Taylor Jenkins gibi zeki ve fazla çalışkan bir koç olduğu sürece çözüme ulaşmaları hiç de uzak değil.

Kaynak: Grizzly Bear Blues
Yarın
Son iki sezonda, önce play-in’de elenip, sonraki sezon play-in’de iki rakibini birden mağlup ederek play-off yüzü gören Memphis’in bu sezonu Batı’da ilk 6’ya girerek direkt play-off’ta tamamlayacağını tahmin etmek, San Marino karşısında Birleşik Krallık ya da Almanya’nın galip geleceğini bilmeye benziyor.
En fazla taraftar kazanan ve ilgi gören takım: Memphis Grizzlies’in 2020’li yılların dünya çapında en fazla taraftar kazanan ve ilgi görecek takımlarından biri olduğunu düşünüyorum. Bu, NBA’in bu 10 yıldaki yüzü Memphis Grizzlies olacak demek değil. Şu anda Cleveland Cavaliers'la beraber ligin en izlenesi iki takımından biri ve tamamen izlence bakımından düşünecek olursak eldeki çekirdeğiyle beraber Memphis Grizzlies-Cleveland Cavaliers rekabeti görmeyi dileriz. Ama Memphis için gerçekçi ve temkinli olup 1-2 sene daha gelişmelerini izlerken mental dirence ulaşmalarına şahitlik edeceğiz. İşte o noktadan sonrası "Sky is the limit!"
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Manchester City'nin 4. şampiyonluğu; Memphis Grizzlies'in savunması; Kamila Valieva'nın Avrupa zaferi.
22 Oca 2022

YAZARLAR

Ant Arın Şermet
1998'de İstanbul'da doğdu. 2017'den beri spor, müzik ve sinema alanında yazıp konuşuyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




