Dünyayı birleştiren ortak bir dil hayalinin peşinde AI


Sınır tanımayan iletişim: Galaxy S24 Serisi Yazının keşfiyle İlk Çağ, Kavimler Göçü ile Orta Çağ , İstanbul’un fethiyle Yeni Çağ, Fransız İhtilali ile Yakın Çağ, Galaxy AI ile yapay zeka çağı başladı. Galaxy S24 Serisi ile yapay zeka çağına hoş geldiniz . Neler oluyor? İlk Galaxy AI telefonu olan yeni G alaxy S24 Serisi ile teknolojinin geleceği sensin. Neler yapabileceğin senin elinde. Şimdi, yeni ihtimallere, yaratıcılığın bilmediğin uçlarına, üretkenliğin sonsuz formuna ve iletişimin yeni yönlerine kapı açmanın zamanı. Nasıl? Galaxy S24 Serisi ’nin yapay zeka (AI) özellikleri kullanıcı deneyimini zenginleştirmek ve günlük işlevleri kolaylaştırmak için tasarlandı. Sınırları aşan iletişimin tadını keşfetmen için geliştirilen Canlı Çeviri özelliği sayesinde dil bariyerlerini ortadan kaldırabilir , herkesle her yerden konuşabilirsin. Nasıl kullanılır? Dil engellerini aşmayı kolaylaştıran Canlı Çeviri özelliği aktifleştikten sonra, mikrofonu kullanarak konuşulan 13 ayrı dili algılayabiliyor ve bu konuşmaları eş zamanlı olarak çevirebiliyor. Yazılı içerikler için de bu çeviri özelliğini kullanarak anında çeviri yapabilirsin. Uluslararası seyahatlerde veya çok dilli buluşmalarda kolay iletişim ve farklı kültürlerle anında etkileşim olanağı artık mümkün. Galaxy S24 Serisi ile dünyayla iletişim kurabilir, Galaxy AI özellikleriyle yepyeni ihtimalleri keşfedebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Dünyanın dört bir yanındaki insanlar arasında iletişimin kolaylaşması için dil bariyerini ortadan kaldırmak, insanlığın milyonlarca yıldır peşinde olduğu bir hayal. Sonuçta farklı dillerde konuşan insanlar birbirlerinin düşüncelerini, hayallerini ve sahip oldukları bilgileri paylaşabiliyor olsaydı bambaşka bir dünyada yaşıyor olurduk. Farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye seyahat etmekten iş bağlantıları kurmaya, halklar arasında dostluk bağlarının güçlenmesinden bilgiyi paylaşmaya, tüm insanlığın ortak sorunlarına çok daha kolay çözümler geliştirebilirdik.
Bunun müthiş bir uç örneğini Denis Villeneuve'ün Arrival filminde görmüştük. Bu filmde baş karakter Louise Banks'in uzaylıların dilini çözümlemeye çalışırken gösterdiği üstün çabayı hatırlıyorsunuzdur. Artık yapay zekanın hızlı ve akıllı çeviri yetenekleri sayesinde hep beklediğimiz "yeni çağ" nihayet açıldı. Bu inovasyon, sadece insanları birbirine yakınlaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda dünyanın daha büyük bir anlayış ve işbirliğinde birleşeceği kapıyı da aralıyor.
Bilimkurgu filmlerinden hayatımıza taşınan bu sihirli yeniliğin en güncel örneklerinden birisi de Samsung S24 Serisi'nin Canlı Çeviri özelliği. Kullanıcılarına farklı bir dilde telefonla konuşma imkanını sunan Galaxy AI, farklı dillerdeki konuşmaların hem işitsel olarak hem de ekran üzerinde canlı çevirisini sunuyor.
Yapay zeka alanındaki bu gelişmeleri insanlığın hizmetine açan Samsung Galaxy S24 serisi, sosyal hayatlarımızdaki ve iş dünyasındaki iletişimi kökünden değiştirme potansiyeline sahip. Bu sayede insanlar birbirleriyle daha önce hiç olmadığı kadar kolay ve anlamlı şekilde bağlantı kurabiliyor.
Samsung Galaxy, Ocak ayındaki Unpacked etkinliğinde Galaxy S24 Serisi'nin yapay zeka yeteneklerini bir sunum eşliğinde tanıtmıştı. Etkinlikte yapay zekanın mobil cihazlarda yerini bulduğu yeni bir çağın başladığı vurgulanmıştı. Canlı Çeviri özelliği sadece İngilizce konuşabilen bir kişi, bu yeni özelliği İspanyolca bir restoran rezervasyonu yapmak için kullanıyordu. Telefondaki diğer kişiye ise bu konuşma sırasında anında çeviri yapılarak metin gönderilmişti. Böylelikle restoran İspanyolca cevap verse bile, konuşulanlar anında İngilizceye ve aynı anda İspanyolcaya çevrilerek hızlı iletişim kolaylığı sağlanıyordu.
Canlı Çeviri özelliği, dil ayarlarınızı ve her bir kişinin hangi dili konuştuğunu hatırlıyor ve böylece konuşmanızdan önce ilave bir güncelleme yapmanız gerekmiyor. Böylece, özellikle uluslararası görüşme yapanlar ve sık seyahat edenler için oldukça pratik ve faydalı olacağının sinyallerini veriyor. Desteklenen 13 dil arasında; basitleştirilmiş Çince, İngilizce (Hindistan, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri), Fransızca, Almanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Korece, Lehçe, Portekizce, İspanyolca (Meksika, İspanya, Amerika Birleşik Devletleri), Tayca ve Vietnamca yer alıyor.
Galaxy AI'ın Canlı Çeviri özelliği, aramaların dışında da kullanılabiliyor; söylediklerinizi hem sözlü hem de metin olarak karşı tarafa çeviriyor. Ayrıca bu çeviri Samsung klavyesine eklenebiliyor, böylece yazarken doğrudan kelimeleri ve ifadeleri de çevirebiliyorsunuz. Siz sohbete devam ederken klavye kullanılan dili algılıyor ve mesajı alıcının diline çeviriyor.
Bunun yanında kullanıcılar birbirleriyle mesajlaşırken yazışmanın tonunu da seçebiliyor: Sosyal iletişim için "samimi" ya da iş bağlantıları için "resmî" gibi farklı iletişim stil ve tonları belirlenebiliyor. Heyecanlı bir ton, sosyal bir ton (örneğin, sosyal medya gönderileri için) ya da daha şairane, esprili kullanımlar için "Shakespeare tonu" seçebiliyorsunuz.
Samsung S24 Serisi'ndeki Canlı Çeviri özelliğinin iletişimin lokalleşmesine sunduğu katkılar ise şöyle:
Kültürlerarası iletişimde devrim: Canlı Çeviri, farklı diller konuşan insanlar arasında anlık iletişim kurma imkanı sunarak, kültürlerarası anlayış ve işbirliğini derinleştiriyor. Bu da global bir köyde yaşadığımız bu dönemde, kültürel sınırları aşan bir birlik ve dayanışma duygusu yaratıyor.
Çalışma dünyasında entegrasyon: Uluslararası iş görüşmeleri, ortaklıklar ve eğitimler artık dil engeli olmadan yapılabiliyor. Bu, farklı ülkelerdeki şirketler ve çalışanlar arasındaki anlaşmazlıkları minimuma indirerek daha etkili işbirliği ve inovasyonun yolunu açıyor.
Eğitimde erişilebilirlik: Canlı Çeviri, eğitim materyalleri ve derslerde kullanılarak ana dilleri birbirinden farklı olan öğrenciler için erişimi kolaylaştırıyor; bilginin demokratikleşmesine katkıda bulunuyor.
Canlı çeviri alanındaki bu gelişmeler, yapay zekanın endişe yaratan taraflarının ötesinde birleştirici bir hayali bize yeniden hatırlatıyor: Ortak bir dilin gücüyle birleşerek büyük zorlukların üstesinden gelme potansiyelimizi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Quando AI, yapay zeka odaklı haberleriyle bundan böyle her Cumartesi sizlerle olacak. Güncel gelişmeler, yeni AI araçları, yatırım alan girişimler ve çok daha fazlasını birlikte keşfetmek için sabırsızlanıyoruz.
24 Şub 2024

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak
İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




