Eğitimin geleceği: dijital dönüşüm


Midas anlatıyor: enflasyon karşısında paramın değer kaybetmesini nasıl önlerim? Tekinsiz bir ormanda koştuğumuzu düşünelim. Korkutucu bir canavar da hızla bizi yakalamaya çalışıyor. Bu korkunç durumdan kurtulmak için ya bu canavar yok edilmeli ya da ondan daha hızlı koşmalıyız. Yok etme görevi bizde olmadığına göre yapabileceğimiz tek şey ondan daha hızlı koşmak olacaktır. Türkiye’deki enflasyon oranının TÜİK verilerine göre %48 ve ENAG verilerine göre %114 olduğunu düşünürsek tıpkı yukarıdaki örnekte olduğu gibi, oldukça hızlı koşan bir canavarla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Doların %78 yükseldiği bir yılda döviz yatırımı olanlar bile bu canavardan kurtulamadı. Yatırım yapmak için yeterli zamanı, birikimi veya bilgisi olmadığını düşünen herkesin enflasyonla savaşında yardımına koşan Midas , Sermaye Piyasası Kurulu’ndan aldığı lisansla yatırımı artık herkes için erişilebilir ve özgür bir hâle getiriyor. Peki, Midas bunu nasıl yapıyor? Mobil uygulaması aracılığıyla; Apple, Tesla, Starbucks ve Google gibi devlerin bulunduğu ABD borsalarına sadece 1,5 dolar işlem ücretiyle yatırım yapma imkânı sunarak sevdiğiniz şirketlerin kârına da ortak olmanızı sağlıyor. 2021 yılında Midas’la yatırım yapabileceğiniz hangi şirket hisseleri enflasyonu yendi dersiniz? Apple Dünyanın en büyük şirketi olan Apple’ın hisseleri, geçtiğimiz sene dolar bazında yaklaşık %34 ve TL bazında %130 yükseldi. Yani sene başında iPhone 11 almak yerine Apple hissesi alsaydık tüm zamlara rağmen sene sonunda hem iPhone 11 alırdık hem de cebimizde 5 bin TL’miz kalırdı. Tesla Elektrikli araç sektöründe bir devrim yapan Tesla’nın başarısından tabii ki hisseleri de nasibini aldı. Şirket hisseleri 2021 yılında en büyük yükselişlerinden birini gerçekleştirerek dolar bazında %50 ve TL bazında %156 yükseldi. Sene başında yapacağımız 1000 dolarlık (7 bin liralık) yatırımımız tam 1.500 dolara (17.920 lira) çıkmıştı. Google İstisnasız hepimizin en çok ziyaret ettiği site: Google! 2021 yılında hisseleri dolar bazında %65 yükselirken TL bazında ise neredeyse üç katına çıktı. Yani 1000 dolarımız 1.650 dolar ve 7 bin liramız 21 bin lira olmuştu.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Yaşam biçimimiz ve neredeyse tüm sektörlerin işleyişi 2020'nin ilk çeyreğinden sonra pandemi dolayısıyla birden bire değişti. Sağlık endişesiyle okulların kapatılması ve öğretime ara verilmesiyle eğitim de bu durumdan nasibini aldı. Bu nedenle öğrencilerin %90'ı yüz yüze eğitim göremedi. Ya da başka bir açıdan bakmak gerekirse, Zoom odaları yeni sınıflara dönüştü, kalemin yerini klavye, tahtanın yerini ise ekranlar aldı. Tüm bunlar aslında eğitim alanında yavaş yavaş yaşanan bir dönüşümü ivmelendirdi: eğitim teknolojileri.
Nedir?
Eğitim teknolojileri, eğitime bilişim teknolojilerinin entegre ederek öğretme ve öğrenmenin proaktif, kapsayıcı ve bireyselleştirilmiş hâle gelmesini sağlayan araçlara deniyor. Bu teknolojiler, eğitimi hem daha eğlenceli hem de takip edilebilir hâle getirmeyi amaçlıyor. Robotlardan bulut teknolojilerine kadar birçok alanın eğitim sistemine entegre edilmesi, bildiğimiz anlamdaki eğitimi dönüştürecek gibi duruyor.
Teknoloji eğitime ne katabilir?
Öğretmenlerin %92'si teknolojinin eğitimde önemli bir yere sahip olacağını düşünüyor. Gidişata bakıldığındaysa özellikle pandemiyle beraber teknoloji çoktan eğitimin önemli bir parçası hâline gelmiş gibi görünüyor. Peki teknoloji eğitime ne katabilir?
- Öğrenciler: Eğitim teknolojileri, öğrencilerin birlikte çalışmalarına ve öğretmenleriyle iletişime geçmelerine imkân sağlıyor. Bunun yanında sınıfı zaman ve mekândan ayrıştırarak her yerde ve her zaman öğrenmenin önünü açıyor. Öğrenciler kendi planlarına ve hızlarına göre hatta kişiselleştirilmiş bir program içinde eğitim alabiliyor. Araştırmalar, eğitim teknolojilerinin sağladığı bu kolaylıkların kendi kendine öğrenmeyi, yaratıcılığı ve birlikte çalışma motivasyonunu pekiştirdiğini gösteriyor.
- Öğretmenler: Teknoloji, eğitimde sadece öğrencilere fayda sağlamıyor. Öğretmenler, notlandırma süreci otomatize hâle geldikçe öğrencilerin gelişimini ölçmek için daha az zaman harcıyor ve öğrenciler hakkında detaylı analitiklere erişebiliyor. Ayrıca bazı uygulamalar sayesinde öğrencilerle ve kimi zaman velilerle temasa geçmek ve eğitim materyali paylaşarak takip etmek de çok daha kolay bir hâle geliyor. Eğitim teknolojileri öğretmenlerin yeteneklerini geliştirmek için de kullanılıyor.
Artan yatırımlar
Öğretmenler ve öğrencilerin ilgisini çekmesinin yanı sıra eğitim teknolojileri yatırımcıların da ilgi odağı hâline geliyor. 2020'yle beraber durma noktasına gelen eğitimin, teknolojinin nimetlerinden faydalanmaya zorlanmasıyla eğitim teknolojilerine yapılan yatırımlar artıyor. Öyle ki 2020 ve 2021 yıllarında bu sektöre yapılan yatırımların hacmi, 2014 ve 2019 arasında yapılan toplam yatırım hacmine denk geliyor.
TechCrunch'ta yayımlanan yazıda, Avrupa'daki risk sermayesi yatırımlarının 2021'de 2020'ye oranla üç katına çıkarak 2,5 milyar dolara ulaştığı, küresel yatırımlarınsa aynı dönemde %34 artarak 20,1 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.
Eğitimin geleceği
Eğitim sektöründe yaşanan bu dijital dönüşüm daha erken aşamalarında gibi görünüyor. VR gözlükleri, robotlar, yapay zekâ, metaverse gibi oluşumlar eğitim algımızı ve alış biçimimizi değiştirmeye devam edeceğe benziyor. Daha şimdiden çocuklara eğitim vermeye başlayan robotlar ve yapay zekâ, onların gelişim ve davranışlarını analiz ederek daha sağlıklı bir eğitim ekosistemi oluşturmaya katkı sunuyor. Teknolojinin eğitime entegre edilmesi içinse tarihi geçmiş eğitim regülasyonlarının gözden geçirilmesi ve yenilikçi yaklaşımların benimsenmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Robotlar hayatımızı şekillendiriyor, eğitim teknolojileri ezberleri bozuyor.
03 Şub 2022

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın
Writer @ Pareto

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.




