

Çocuklar güvende, içiniz rahat: TCL MOVETIME MT42 TCL MOVETIME MT42 Akıllı telefon, televizyon, modem, tablet, kulaklık ve akıllı saat gibi farklı teknoloji gruplarından ürünler sunan TCL ’in TCL MOVETIME MT42 akıllı çocuk saatiyle çocuklar dünyayı keşfederken de güvende. Nedir? Ebeveynlerin her an çocuklarıyla iletişim kurabilmesini sağlayan TCL MOVETIME MT42 , konum belirleme özelliğini kullanarak çocukların yerini gösteriyor ve konum geçmişini kaydediyor. Nano SIM kartıyla kullanılabilen TCL MOVETIME MT42, 4.5G sesli/görüntülü aramaları ve metin mesajlarını destekliyor. Neden önemli? Çocuklar tek dokunuşla çalışan acil durum çağrı düğmesiyle acil durum için belirlenen kişilere herhangi bir gecikme olmadan anında ulaşabiliyor. Dahası: 1,54” ekranda görüntülenen, kullanımı kolay Kids UI, renkli duvar kâğıtlarıyla ana ekranların kişiselleştirilmesine olanak tanıyarak cihazı çocuklar için ideal hâle getiriyor. TCL MOVETIME MT42 gibi teknolojik ihtiyaçlarınızı karşılayacak tüm TCL ürünlerini keşfetmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2023’nin ilk yazısına başlarken, zorlukların geride kaldığı, geleceğe umutla baktığımız, herkes için sağlık, mutluluk ve başarıyla dolu geçen bir 2023 senesi olmasını dilerim! Ülke olarak da cumhuriyetimizin 100. senesini kutlayacağımız 2023; kamu otoriteleri tarafından bu sene neticelendirilme niyetiyle belirlenen bolca hedefin de muhasebesinin halk tarafından yapılarak karne verilecek olması sebebiyle bizim için ayrıca önemli olacak.
Bizim dışımızda da 2023’ü dört gözle beklediğini düşündüğüm ve yatırımcı gözünden birçok bilinmezi neticeye kavuşturmayı hedefleyen Ehang firmasından sizlere bahsetmek istiyorum. Ehang, Çin’de kurulmuş ve operasyonlarını da Çin’de yürüten, ABD’de Nasdaq borsasına kote ve alçak irtifa elektrikli otonom hava araçları konusunda öncü olduğunu düşündüğüm bir firma.
Birçok yatırım bankasının 2030 raporunda hızla büyümesini beklediği eVTOL (eletrikli dikey kalkan ve inen uçak) pazarında faaliyetlerine devam eden firmanın önümüzdeki 10-15 yılda adını daha sık duyacağımızı düşünüyorum.

Huazhi Hu
Ehang, Pekin’de Tsinghua Üniversitesi bilgisayar mühendisiliği mezunu Huazhi Hu tarafından 2014 yılında kuruldu. 2012 yılında iki arkadaşını helikopter kazasında kaybettikten sonra en güvenli ve sürdürülebilir uçuş modeli üzerine kafa yormaya başlayıp bugün itibariyle tamamen elektrikli ve otonom olarak çalışan araçlar geliştiren şirket; yolcu ve ürün taşıma, yangınla mücadele ve hava medyası üzerine otonom hava araçları geliştirmeye devam ediyor ve tüm bu araçlarını kendine ait kontrol merkezlerinden yöneterek koordine ediyor.
Yolcu taşımacılığından bahsetmek gerekirse; lisanslama sürecine giren 216 modeli 2023 ilk çeyrek itibariyle ticari kullanıma başlaması öngörülüyor. Bu sayede en yakın rakibinin minimum 2 sene öncesinde ticari hayatına başlaması bekleniyor. 2 yolcu taşıması ve 8 noktada 16 pervaneye sahip olması sebebiyle 216 ismini alan bu model; 1,85 m yüksekliği, 5.63 m genişliğiyle, 220 kilograma kadar yük taşıyabilirken; 30 km menzili ve saatte max 130 km hıza ulaşabilmesi sebebiyle kalabalık şehirlerde şehir içi taşımayı 3 boyuta taşıyabilmesi sebebiyle de önemli avantajlar sunuyor. Bu sene itibariyle 30 binden fazla deneme uçuşu yapan bu model rakiplerinin epey önünde seyretmekte. Şehirlerarası taşıma konusunda da VT-30 modelini geliştirmeye ve sertifikasyon öncesi çalışmalarına devam eden şirket burada da 100 dakika havada kalabilen 300 km menzilli aracını kullanıma sunabilmeyi hedefliyor.
216 modeline devam edersek, ürün taşımaya yönelik 216L tipi ile de 35 km mesafeye ulaşabilirken havada 21 dakika seyir sürebiliyor. Bu alanda Kanada’da United Therapeutics ile geliştirdiği işbirliği sayesinde organ taşıma üzerine Kanada Ulaştırma Bakanlığı’ndan özel taşıma sertifikası alan Ehang; acil lojistik hizmetlerinde, offshore petrol kuyuları lojistiğinde kendine yeni bir pazar oluşturmayı hedefliyor. Falcon B modelleri ise daha düşük yük taşıyarak şehir içi last mile delivery (son kilometre taşıma lojistiği) hizmetleri veriyor.

Falcon B
216F modeli ile belki de daha önce hiç dokunulmamış bir alan olan gökdelen yangın söndürme hizmetlerine de dokunarak, 216 modeline yerleştirdiği 6 adet yangın söndürme roketi ve 100 litre kapasiteli köpük tankı ile ulaşılması görece zor olan gökdelen yangınlarına müdahale etmeyi planlıyor. Geçtiğimiz yıl Çin’in yangınla mücadele otoritesinin testlerinden başarıyla geçen firma bu ürününü de pazarlamak için gerekli testleri tamamlamış durumda.
Sosyal medyada ya da haber kanallarında da ara sıra karşımıza çıkan ve ülkemizde de sık olmasa da düzenlenen drone şovları alanında da çalışmalarına devam eden Ehang, 1000’den fazla drone ile düzenleyebildiği görsel şovları ile bu alanda da hizmet vermekte. Havai fişek kullanımlarının azalıp drone şovlarının artışı burada da potansiyeli artıracaktır.
Biraz da finansallara girelim: 1 milyon dolarlık ilk yatırımını 2015 yılında alan şirket, takip eden yıllarda da 42 milyon dolar yatırım alarak büyümesini hızlandırdı. 2019 yılında ise 800 milyon dolar değerleme ile kasasına 100 milyon dolar koyarak halka arzını tamamladı. 2021’e gelene kadar düşük profilli olarak hayatına devam ederken, SPAC’lar aracılığıyla Joby, Archer ve Lilium gibi batılı eVTOL şirketlerinin çok yüksek değerlemelerle halka arz olması aslında Ehang yatırımcılarına da fayda sağladı ve halka arzı sonrasında şirket, kendisi için tüm zamanların en yüksek değerlemesi olan 6.8 milyar dolara ulaştı.
Bu yükseliş sürecinde ise yüksek değerlemeli şirketlere açığa satış pozisyonları alıp sonrasında olumsuz rapor yayımlayarak para kazanan ünlü Wolfpack Research firmasının radarına girdi. Wolfpack’in (bana göre) detaylı araştırılmamış ve birçok yanlış yönlendirme içeren raporu neticesinde Ehang’ın değeri 2021 ortalarında hızla düşüp geçen haftalarda 220 milyon dolar seviyesine kadar geriledi. Hükümet politikası sebebiyle Çin merkezli şirketlerin bağımsız denetim raporlarına dair şeffaflık tartışması ve politik riskler sebebiyle küresel piyasalarda zaten ekstra riskli olarak fiyatlanması ve üzerine Wolfpack raporunun da gelmesi, Ehang’i epey zor duruma soktu. Ehang’in bu raporu yalanlayan açıklamaları pek fayda etmedi. Ünlü Fransız varlık yönetim firması Carmignac da bu rapordan önce 40 milyon dolar yatırım yaptığı Ehang’den epey etkilenmiş oldu ve pozisyonlarını zaman içinde azaltmak zorunda kaldı.
Ehang, ilk yola çıkışında ürün satışı üzerine yoğunlaşmışken, bugün itibariyle mobilite platformu olarak da hizmet vermeyi hedefliyor. Ürün satışından ziyade havacılığın Uber’i olarak pazar lideri olmayı amaçlamakta. Bu sebeple ürün satışlarını yavaşlatarak stoklarını artırırken para yakmayı da göze almış durumda. Diğer taraftan ürün satışınlarının detayına bakarsak; 300 bin dolar gibi görece uygun bir fiyata 216 modelini satarken burada %60-67 gibi yüksek bir brüt karlılığa ulaşabiliyor. Platform hizmetinde ise %30-35 kâr marjı ile çalışarak 2-3 sene içerisinde hızlı bir kârlılığa ulaşmayı hedefliyor. Batlı rakiplerine nazaran çok daha uygun fiyatlı ve yüksek kâr marjlı ürünler üretebilmesi bana göre Ehang’i bir adım öne taşıyor.
2023 ilk çeyrekte CAAC’den (Çin Havacılık Otoritesi) özel amaçlı yolcu taşıma sertifikası alması beklendiği için son haftalarda anlamda hisseleri değerlenmeye başlayan şirket, bugün itibariyle 650 milyon dolar piyasa değerine sahip. Finansal tablolarına baktığımızda ise, kayda değer bir geliri olmayıp bugüne kadar CapEx (sermaye harcamaları) hariç 200 milyon dolara yakın para yakarak çeyreklik olaraksa 10 milyon dolar civarında zarar etmeye devam eden şirket; nakit benzeri varlıklarının yaklaşık 20 milyon dolar oluşu ve toplam kısa vadeli 26 milyon dolar yükümlülüğü ile 2023 içinde nakit ihtiyacının baş gösterebileceğini düşündürüyor. Bu nakit ihtiyacını, lisansını alırsa bekleyen 1200 ön siparişle karşıyabilir; aksi halde borçlanma ya da hisse satışı gündeme gelebilir.
Yine 2022 3. çeyrek raporuna göre 27 milyon dolar defter değerine sahip olması şirketin şu anki piyasa fiyatının çok yüksek olduğu algısı yaratsa da, eğer 2023 ilk çeyrekte ticari kullanım lisansını alabilirse, Dünyadaki ilk lisanslı eVTOL şirketi ünvanını alacağını da göz ardı etmemek gerek. Ayrıca Çin, Endonezya, Japonya, Kore yanı sıra batıda İtalya, İspanya, Kanada, Fransa, Avusturya ve Amerika’da yaptığı iş birliktelikleri ile global bir firma olmayı hedefleyen Ehang’in en yakın rakibi ise piyasaya ancak 2025 senesinde girebilecek gibi gözüküyor.
Kıssadan hisse

eVTOL
Dünyada bir çok ülke gibi Çin hükümetinin de eVTOL alanında regülasyon olmamasına rağmen teknolojik gelişmelerin önünü tıkamamak adına Ehang ve benzeri şirketler için özel durum uçuş sertifikaları düzenleyip ticari hayatlarına başlayabilmeleri için bu alanda uzman bürokratları görevlendirerek, geçilmesi gereken aşamaları şirketlerle beraber adım adım belirlediler. Birçok teknolojide olduğu gibi bu alanda da öncü ülke olmak isteyen Çin, uçuş güvenliğinden de herhangi bir şekilde ödün vermeden testlerine devam etti.
Ehang ise 2013 yılında başladığı serüveninin meyvelerini bundan tam 10 sene sonra, 216 modeliyle farklı ve zorlu hava koşullarında 30 binden fazla test uçuşu gerçekleştirmeyi başarmış olarak, 2023 yılında alacak gibi gözüküyor. Bu süreçte yaşadığı birçok iniş çıkışa rağmen yavaş ve sağlam adımlarla hedeflerine ulaşmada son noktaya geldiler.
Bana göre şehir içi alçak irtifa uçuşların geleceği, insan hatalarından arındırılmış otonom araçlar olmak zorunda. Yukarıda da gördüğünüz üzere mevcut lityum iyon piller şehir içi toplu hava taşıması için kapasite, hız, menzil yönünden henüz yeterli değil. Batarya teknolojileri geliştikçe eVTOL’ların yanı sıra uzun menzilli elektrikli uçaklarda gelişmeye muhakkak başlayacaktır. Otonom olarak bu alanda ülkemizde de AirCar firması faaliyet gösteriyor. Kurucusunun röportajında izleme fırsatı bulduğum kadarıyla, şirket kısıtlı kaynaklarla ve şartlarını zorlayarak bir noktaya gelmiş. Umarım muvaffak olurlar.
Ehang’in hikayesinde de gördüğümüz üzere bu kadar uzun soluklu, multidisipliner ve şirketin yanı sıra bir çok paydaşın da aynı istikamette ve verimlilikte ilerlemesi şart olan bir iş kolunda cesaret, maalesef sürdürülebilirlik için yeterli olmuyor. Gerek maddi anlamda gerekse regülasyon anlamında desteklenmesi şart gözüküyor. Ülkemizde bu alanda nasıl bir ilerleme sağlanıyor, detaylarını hiç bilmiyorum; fakat belki DHMİ ve sivil havacılıkla yakın dirsek teması olan Kalyon VC ve Akfen gibi bu alana ilgi duyabilecek CVC’lerin, bu gibi firmaların elinden tutarak yola çıkarması daha sağlıklı olur diye düşünüyorum; aksi takdirde buna benzer iyi niyetle ve vizyonla yola çıkan bir çok yenilikçi iş gibi sonu mutlu bitemeyebiliyor. Eğer kurucusunun dediği gibi yurtdışından birçok teklif var ise, bir dakika düşünmeden şirketini taşımasını önerebilirim, 2023'ün yatırım iklimi açısından pek kolay olmayacağı aşikar.
Umarım biz de bir gün gerekli güvenlik testlerini geçerek ülkemizde ticari faaliyete başlayan yerli eVTOL şirketleri görürüz. Havalimanlarından Maslak’a, Kadıköy’e, Beşiktaş’a, taksicilerin kaprislerine maruz kalmadan, konforlu, sessiz bir görsel güzellik eşliğinde gitmek istemez miyiz?
Dipnot: Yazarın yukarıda bahsi geçen firmada yatırımı bulunmamakta olup, önümüzdeki 6 ay içerisinde de olmayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mobilitenin geleceğini şekillendirmek üzere Çin'den yola çıkan bir girişim: karşınızda EHang
07 Oca 2023

YAZARLAR

Sıtkı Kulak
Yazar @ Quando

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




