Enflasyon beklentilerine göre tahvil tarafında pozisyonlanma

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Tahvil yatırımları, büyük ölçüde ekonomideki enflasyon beklentilerine göre şekillenir. Çünkü tahviller sabit gelirli yatırım araçlarıdır ve enflasyon arttığında, yatırımcının elde ettiği reel getiri düşer.
Tahvil fiyatları ve faiz oranları arasında ters bir ilişki vardır. Merkez bankaları enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını yükselttiğinde, mevcut tahvillerin fiyatları genellikle düşer. Bunun nedeni, yeni ihraç edilen tahvillerin daha yüksek faiz oranlarıyla satılmasıdır, bu da mevcut tahvillerin daha az cazip hâle gelmesine yol açar. Yatırımcılar, aynı fiyatla daha düşük getiri sağlayan tahvillere sahip olmak istemezler ve bu yüzden bu tahvillerin piyasa fiyatı düşer.
Enflasyonun yükselmesi bekleniyorsa, bu faiz oranlarının da artabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla, enflasyon beklentileri yüksek olduğunda, sabit faizli tahvillerin değeri düşebilir ve yatırımcılar bu riski minimize etmek için stratejik kararlar almalıdır.
Stratejiler neler olabilir?
Kısa vadeli tahvillere yatırım
Enflasyonun artması beklendiğinde, uzun vadeli tahvillerin fiyatlarında daha yüksek volatilite gözlemlenebilir. Kısa vadeli tahviller ise faiz oranı değişimlerinden daha az etkilenir. Bu nedenle, yatırımcılar enflasyonist bir ortamda uzun vadeli tahvillerden kaçınarak kısa vadeli tahvillere yatırım yapmayı tercih edebilirler. Kısa vadeli tahviller, vade dolduktan sonra yeni tahvillerin daha yüksek faiz oranlarıyla satın alınabilmesine olanak tanır, bu da enflasyon riskini daha etkin yönetmeyi sağlar.
Enflasyona endeksli tahvillere yönelme
Enflasyon beklentileri yüksek olduğunda enflasyona endeksli tahviller (örneğin ABD’deki TIPS – Treasury Inflation-Protected Securities) cazip bir seçenek hâline gelir. Bu tahviller, nominal getiri yerine enflasyona göre ayarlanan bir getiri sunar. Türkiye’de de benzer şekilde enflasyona endeksli tahviller bulunmaktadır. Bu tür tahvillerde, tahvilin anaparası enflasyon oranına göre artırılır ve buna göre faiz ödemesi yapılır. Yatırımcı, hem enflasyona karşı korunmuş olur hem de reel getiri elde eder.
Değişken Faizli Tahvillere Yatırım
Değişken faizli tahviller, faiz oranlarının piyasa koşullarına göre ayarlandığı bir yapıya sahiptir. Enflasyonun yükselmesiyle birlikte merkez bankalarının faiz oranlarını artırması beklenir ve değişken faizli tahviller bu durumda avantajlı hâle gelir. Sabit faizli tahvillerin aksine, değişken faizli tahvillerin getirisi artan faiz oranlarına uyum sağlar. Bu da enflasyonist dönemlerde yatırımcılar için cazip bir strateji olabilir.
Etkin portföy nasıl oluşturulur?
Tahvil yatırımcıları, enflasyon beklentilerine göre portföylerini çeşitlendirebilirler. Tek bir tahvil türüne bağlı kalmak yerine, farklı vadelerde ve farklı faiz yapısına sahip tahvillerden oluşan bir portföy, enflasyonun olası etkilerine karşı daha dirençli olabilir. Örneğin, hem kısa vadeli sabit faizli tahviller, hem değişken faizli tahviller, hem de enflasyona endeksli tahviller bir arada kullanılarak dengeli bir strateji oluşturulabilir.
Yatırımcılar, tahvil pozisyonu alırken enflasyon beklentilerini nasıl değerlendirmeleri gerektiğine dikkat etmelidir. Merkez bankalarının açıklamaları, enflasyon raporları, ekonomistlerin enflasyon tahminleri ve piyasa beklentilerini ölçen araçlar enflasyon beklentilerini anlamada yardımcı olabilir. Özellikle breakeven enflasyon oranı, nominal tahvil getirisi ile enflasyona endeksli tahvil getirisi arasındaki farkı ifade eder ve bu fark piyasaların gelecekteki enflasyon beklentilerini yansıtır.
Breakeven enflasyon oranı yükseldiğinde, piyasa enflasyonun artacağını bekliyor demektir ve bu durumda yatırımcıların enflasyona endeksli tahvillere yönelmeleri mantıklı olabilir. Tersine, bu oran düştüğünde, sabit faizli tahviller cazip hâle gelebilir.
Enflasyon beklentilerine göre tahvil pozisyonu alırken dikkate alınması gereken diğer unsurlar arasında döviz kuru riskleri ve global faiz oranları da yer alır. Örneğin, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, enflasyonun yanısıra döviz kurundaki dalgalanmalar da tahvil getirilerini etkileyebilir. Yatırımcılar, enflasyonla birlikte döviz kurundaki değişiklikleri de göz önünde bulundurarak pozisyon almalıdır. Ayrıca, ABD gibi büyük ekonomilerin faiz politikaları da gelişen piyasalarda tahvil fiyatlarını etkileyebilir.
Sonuç olarak
Özetlemek gerekirse, enflasyon beklentileri tahvil piyasasında önemli bir rol oynar ve yatırımcılar, bu beklentilere göre stratejik kararlar almalıdır. Kısa vadeli tahvillere yönelmek, enflasyona endeksli tahviller ve değişken faizli tahviller gibi enstrümanları portföye dahil etmek, bu süreçte alınabilecek pozisyonlar arasında yer alır. Ayrıca, tahvil yatırımında portföy çeşitlendirmesi ve enflasyon beklentilerinin doğru bir şekilde ölçülmesi de enflasyonist ortamlarda riski azaltmaya yardımcı olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB Ekim ayı toplantısında bekleneni yaparak politika faizini sabit bırakırken, karar metninde şahin mesajlarını yineleyerek faiz indirimi beklentilerine karşı 'rest' çekti.
18 Eki 2024

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta önceliklere kıyasla daha sakin bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi öne çıkarken, yurt dışında öncü PMI verileri ile ABD-Çin liderler görüşmesi ön planda.
21 Eyl 2026

Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.




