Epic v. Google: Son perde


İşte geldi: Reflect Studio X Socrates Koleksiyonu Sahaların, kortların, salonların, pistlerin, rotaların yakın takipçilerinin kalp atışlarını hızlandıran o iş birliği… Reflect Studio X Socrates Koleksiyonu şimdi satışta. Nedir? Farklı sporlara, sporculara ve spor tarihindeki önemli anlara saygı duruşunda bulunan tasarımların yer aldığı koleksiyon soyunma odalarından sokaklara taşıyor; aktif ruhlardan ekran başı takipçilerine dek spor tutkunlarını bir araya getirecek oldukça heyecan verici bir birliktelik sunuyor. Sweatshirt ’ten hoodie ’ye, bez çantadan bereye tüm tasarımlar Socrates Dergi baskılarından ikonik spor anlarına kadar kalplerde yer etmiş bir hikâye anlatıyor. Dahası: #MoreThanSports ; çünkü bu koleksiyon kaliteli ve doğa dostu malzemeler bir araya getirilerek özenle tasarlandı. Dikkat dikkat: Sevgili Aposto okuru, yılın son galibiyeti tadındaki bu koleksiyonu APOSTO20 koduyla %20 indirimli keşfedebilirsin. Reflect Studio X Socrates Koleksiyonunu incelemek için burayı ziyaret etmen yeterli.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ağustos 2020’de Fortnite geliştiricisi Epic Games, App Store’da yapılan her satın alma işleminde %30’luk gelir kesintisi yapan Apple’a dava açtı. Apple'ın uygulamaların App Store tarafından sunulanın dışında başka uygulama içi satın alma yöntemlerine sahip olmasına yönelik kısıtlamalarına itiraz eden Epic, 13 Ağustos 2020’de Fortnite’ta bazı kasıtlı değişikliklere giderek kullanıcılara kendi uygulama içi ödeme alternatifini sunmaya başladı ve bu hamle, Fortnite’ın App Store’dan kaldırılması ve Apple’ın sözleşme şartlarını kasıtlı olarak ihlal ettiği gerekçesiyle Epic’e karşı dava açmasıyla sonuçlandı.
3-24 Mayıs 2021 tarihleri arasında görülen davada çıkan ilk kararda yargıç, Epic'in Apple'ın %30 gelir kesintisi ve Apple'ın iOS ortamında üçüncü taraf pazar yerlerine karşı yasağı ile ilgili suçlamaları da dahil olmak üzere yöneltilen 10 suçlamanın 9'unda Apple lehine karar verdi. Davadan çıkan bir diğer karar ise Epic’in, kendi ödeme alternatifini sunarak elde ettiği gelirin %30’u olan 3,6 milyon doları Apple’a ödemesi idi. Epic, kararı temyize taşıdı, ancak Nisan 2023’te sonlanan temyiz mahkemesinden galip çıkan bir kez daha Apple oldu.
Apple’ın App Store üzerindeki kontrolünün ve aldığı ücretlerin önemli ölçüde değişmeyeceğine işaret eden bu kararın bir diğer sonucu ise Apple’ın, kullanıcıların App Store dışında satın alma yapabilmesini sağlamak için geliştiricilerin uygulamalarının içine bağlantılar yerleştirmelerine izin vermek zorunda kalması oldu.
Yıllara yayılan Apple-Epic davası, Epic’in Apple’ı dava etmesinin üzerinden bir yıl geçmeden bitti, ancak Epic’in aynı sebeple aynı tarihte dava açtığı bir diğer şirket ile mahkemeye çıkması tam 1.180 gün aldı. Epic, App Store’daki uygulamaları nedeniyle Apple’ı dava ettiği Ağustos 2020’de, Google Play’deki uygulamaları nedeniyle Google’ı da dava etmişti.
6 Kasım’da görülmeye başlanan ve bu hafta başında sonuca bağlanan davada bu sefer kazanan Epic oldu ve jüri, Alphabet bünyesindeki Google’ın Play Store’unun yasa dışı bir tekel olarak faaliyet gösterdiğine, rekabeti engellediğine ve uygulama geliştiricilerden haksız yere %30'a varan ücretler aldığına karar verdi.
- Google'ın devlet işleri ve kamu politikalarından sorumlu başkan yardımcısı Wilson White, konuya ilişkin açıklamasında "Android iş modelini savunmaya devam edeceğiz ve kullanıcılarımıza, iş ortaklarımıza ve daha geniş Android ekosistemine derinden bağlı kalacağız" diyerek kararı temyize götüreceklerini söyledi. Bu, Epic ile Google arasındaki yasal sürecin tam anlamıyla sonuca bağlanmasının yıllar alabileceği anlamına geliyor.
Yenilgi, Google için ne anlama geliyor?
Salı günü Alphabet hisselerinin %1’lik düşüş görmesiyle sonuçlanan kararın ardından şimdi Epic, Google’dan Play Store’da yapmasını istediği değişikliklere ilişkin bir mahkeme dosyası sunacak. Wells Fargo’nun tahminlerine göre bu durum, Google’ın uygulama satışları ve uygulama içi satın almalardan elde ettiği 10 milyar dolarlık geliri riske atarken konuyla ilgili olarak Leeds Üniversitesi’nde rekabet hukuku profesörü olan Pınar Akman da "Bu Epic için büyük bir kazanç," diyor:
"Böyle bir durumda olağan çözüm Google'ın, geliştiricilerin Google'ınkinden başka ödeme sistemlerini kullanmasına izin vermesi gerektiği anlamına gelebilir. Eğer böyle bir çözüm benimsenirse, bunun tüm ekosistem ve iş modeli üzerinde bir etkisi olacaktır."
Epic Games ise web sitesinde yaptığı açıklamada, "Bugünkü karar, Google'ın uygulama mağazası uygulamalarının yasa dışı olduğunu ve fahiş ücretler almak, rekabeti bastırmak ve yeniliği azaltmak için tekellerini kötüye kullandıklarını kanıtlıyor" ifadelerine yer veriyor.
Epic'in Google’a yönelttiği iddialar arasında şirketin Play Store ve faturalandırma hizmetini yasa dışı bir şekilde birbirine bağladığı, yani geliştiricilerin uygulamalarının mağazaya dahil edilmesi için her ikisini de kullanmaları gerektiği yer alıyordu.
Google'ın büyük kâr getiren arama işine kıyasla gelirinin çok daha küçük bir kısmını temsil etse de Play Store, milyarlarca cep telefonu ve tablette yer alması nedeniyle sembolik bir öneme sahip. Google, geliştirdiği mobil sistem olan Android'de Play Store üzerinden yapılan her dijital satın alma işleminden pay alıyor. Analistler, bu tür işlemlerden elde edilen gelirin toplam satışların çok küçük bir kısmını oluştursa da Google için yüksek marjlı bir iş olduğuna dikkat çekiyor.
Davanın sonucu ise Google’ın Android destekli cihazlarda alternatif uygulama mağazalarına izin vermek zorunda kalabileceğine ve uygulama içi satın almalardan aldığı payı kaybedebileceğine işaret ediyor.
Spot altında: Apple
Öte yandan, Google’ın yenilgisi gözlerin bir kez daha Apple’a çevrilmesine neden oldu. Apple’ın davadan kazanan taraf olarak çıkmasının ardından her iki şirket de anlaşmazlıkların gözden geçirilmesi için Yüksek Mahkeme’ye başvurmuştu; ancak New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden emekli profesör Eleanor Fox, Google kararının Apple'ın App Store aracılığıyla uyguladığı politikalara ilişkin soruları artıracağını belirterek "Apple, tekel olduğunun tespit edilmesinden daha fazla endişe duyabilir ve duymalıdır da" diyor.
- Google ve Apple’ın uygulama mağazası alanındaki ikili tekelinin şirketlere yılda toplam 100-200 milyar dolara yakın gelir sağladığı belirtiliyor. Mobil veri araştırma şirketi Data.ai'ye göreyse bu rakam çok daha düşük. Apple’ın bu yıl uygulama mağazasından 23,7 milyar dolar gelir elde ettiği, Google’ın kazancının ise 13,5 milyar dolar olduğu aktarılıyor.
Düzenleyiciler, rakipler ve antitröst savunucuları yıllardır Apple ve Google'ın uygulama mağazalarında aldığı ücretlerin uygulama geliştiricilerin müşterilerine ulaşması için bir vergi anlamına geldiğini savunarak karşı çıkıyor. Her ne kadar cep telefonları tam teşekküllü el bilgisayarları gibi işlev gösterse de kullanıcıların uygulama indirmek için tercihi büyük ölçüde zorunlu olarak Apple ve Google'ın mağazalarından yana oluyor. Bu darboğaz, şirketlerin satış ve işlemlerden %30’a varan ücretler alarak milyarlarca dolar kazanmalarını sağlıyor.
- Güney Kore ve Hollanda, Google ve Apple'ın uygulama mağazası işlemlerinden aldığı %30'luk ücrete karşı yasal mücadele başlatmıştı. Mart ayında Avrupa'da yürürlüğe girecek olan yeni Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ise Google ve Apple'ı platformlarını alternatif ödeme işlemcilerine ve uygulama mağazalarına açmaya zorlayacak.
Google üzerindeki baskı artıyor
Tüm bunlarla birlikte, Google’ın başı bir süredir Google Search’e yönelik tekelcilik suçlamaları nedeniyle ABD hükümetiyle dertte. Adalet Bakanlığı (DoJ) ile zirvede kalmak için antitröst yasalarını çiğnemekle suçlandığı yasal bir savaşın içinde olduğu bir dönemde Epic davasında “tekelci” olduğuna hükmedilen Google’ın üzerindeki baskının artacağını söylemek yanlış olmayacaktır.
Ne davası? 20 yılı aşkın bir süredir Washington’da görülen en önemli antitröst davasında DoJ, Google’ın kullanıcılarına sunduğu ürün nedeniyle değil, tüketicilerin farklı bir arama motoru bulabileceği neredeyse tüm yollara taş koyması sayesinde arama motoru pazarında lider olduğunu savunuyor. Başka bir deyişle şirket, lider arama motoru konumuna geldiğinden bu yana kullanıcıların nereye bakarlarsa baksınlar yalnızca Google'ı görmelerini sağlayarak tekelini sürdürüyor.
Neden önemli? ABD hükümeti en son saldırgan bir tekelciyle uğraşmak zorunda kaldığında takvimler 2001 yılını gösteriyordu: DoJ, o zamanlar arama motoru pazarında lider olan Netscape’i ortadan kaldırmak amacıyla Internet Explorer tarayıcısını yasa dışı bir şekilde Windows'a bağlayan (ve başarılı olan) Microsoft’a dava açmıştı.
Google ile DoJ arasında şu an devam etmekte olan ve Google’ı arama motorunu yasa dışı bir şekilde Android akıllı telefon işletim sistemine ve Chrome tarayıcısına bağlamakla suçlayan yasal süreç ile yaklaşık 23 yıl önce Microsoft’a açılan dava arasında pek çok paralellik bulunuyor. Hükümet, bir zamanlar Microsoft'u parçalamaya çalıştığı gibi şimdi de Google’ı parçalarına ayırmak istiyor.
- Microsoft Windows, 2001 yılında küresel işletim sistemi pazarının %93'üne sahipti. Google ise 2023 yılında arama motoru pazarının %92'sini elinde bulunduruyor.
- Ayrıca, Google'ın yalnızca Apple’a iOS'ta varsayılan arama motoru olmak gibi ayrıcalıklar için yılda 10 milyar dolardan fazla ödeme yaptığı biliniyor. Bu durumun LG, Motorola ve Samsung için de geçerli olduğunu düşündüğümüzde, Google’ın liderlik konumunu korumak için her yıl ciddi bir miktarı gözden çıkardığı anlaşılıyor.
Sonuç olarak, ABD'deki davaların ne gibi değişikliklere yol açacağı konusunda kesin bir sonuca varmak için henüz çok erken. Ancak uluslararası çabalarla birlikte, şirketlerin hâkimiyetine en büyük karşı çıkışlardan birini temsil ettikleri yadsınamaz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Epic ile Google arasında 3 yıldır devam eden davada "epik" zafer. iPhone'larda hırsız karşıtı yeni güncelleme. TikTok'tan 10 milyar dolarlık rekor. Uzaya çıkacak ilk Türk için tarih.
14 Ara 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.




