

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Hakan Bulgurlu - CEO, Arçelik & Yuvam Dünya Danışma Kurulu Üyesi
Amerika’dan Yunanistan’a, İtalya’dan Türkiye’ye dünyanın farklı bölgelerinde peş peşe çıkan orman yangınları; Almanya, Avusturya, Çin ve ülkemizde can kayıplarına neden olan yoğun yağışlar ve seller, iklim krizinin tahminlerimizin ötesinde şiddetlendiğini son bir aylık dönemde bizlere acı tecrübelerle gösterdi.
Gittikçe daha da sık duymaya başladığımız orman yangınlarının birçok sebebi var. Ne yazık ki, insan faktörü -bilinçli veya kazara- orman yangınlarının başlamasında büyük bir role sahip. ABD’deki verilere göre, orman yangınlarının yüzde 80’i insanların kusurlarıyla başlıyor.
Avrupa’da 2020 yılı tarihte kayda geçen en sıcak üç yıldan biri olurken, Türkiye’nin de tarihindeki en şiddetli orman yangınlarıyla bu yaz aylarında karşılaşması bir sürpriz değil. Ülkemizde 1937’den bu yana gerçekleşen 114 bin 941 yangının yaklaşık 27 bini son on yılda kayıtlara geçti. Temmuz ayı sonu ve Ağustos’un ilk günlerinde 53 ilde 275 orman yangını çıktı ve binlerce hektar alan küle dönerken birçok canlı yaşamını yitirdi.
Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine göre, ülkemizde bu yıl yaklaşık 245.000 futbol sahası büyüklüğünde, 175.000 hektarlık ormanlık alan yandı. Bu değer, 2008 ila 2020 yılları arasındaki ortalamanın yaklaşık 8 katına karşılık geliyor. Bu sayının büyük kısmını ise Temmuz ayı sonunda Manavgat’ta başlayan daha sonra Marmaris ve Muğla’nın ilçelerine hızla yayılan orman yangınlarında kaybettiğimiz tahmin ediliyor.
İnsan kaynaklı iklim değişikliği yangınların şiddetini arttırıyor
Doğa, insan etkisinden uzak kalabildiğinde kendini nasıl dönüştürüp yenileyebildiğini ilham verici bir şekilde gösteriyor. Öyle ki, bazı ağaç türlerinin yeni bir yaşam döngüsü oluşturmak ve yeni sürgünler vermek için ateşe ihtiyacı var. Örneğin, okaliptüs ağacı, tohumlarının etrafındaki reçineyi temizlemek ve kapsüller içinde saklanan tohumları orman tabanına bırakmak için ateşe ihtiyaç duyan türler arasında yer alıyor. Ancak zarar gören ekosistem ve habitatların birçoğu kendini yenileyemiyor, yüzlerce yıllık türler ve canlılar geri gelmeyecek şekilde yok oluyor.
Bu noktada asıl problem yangınlar değil, yangınların giderek artan şiddeti ve sıklığı. Bu hızlı artışın arkasında da tabi ki insanların hataları ve kötü niyet olsa da, gerçek sebep şiddetlenen iklim krizi.
Küresel ısınma, ormanlardaki organik maddeleri kurutarak yangınların yayılmasına neden oluyor. Isı artışı ile doğru orantılı bir şekilde ormanlık alandaki kuruma artıyor, bu da yangınların şiddetlenmesi için gereken koşulları sağlıyor. Yangın bir kez şiddetlendiğinde, kontrol altına almak için günlerce insanüstü çaba göstermek gerekiyor ve sonuç milyonlarca liralık maddi zarar oluyor. Son teknolojiye sahip olsanız bile zamanı satın almanız mümkün değil.
Bireysel eylemler regülasyonlarla desteklenmeli
Geçtiğimiz hafta Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)’nin ilk bölümünü yayınladığı 6’ncı Değerlendirme Raporu, insan kaynaklı iklim değişikliğinin dünyanın her bölgesinde birçok aşırı hava ve iklim hareketine yol açtığını bir kez daha teyit etti. Rapora göre, 1850-1900’den bu yana insan aktiviteleri nedeniyle atmosfere salınan sera gazları yaklaşık 1,1 derecelik ısınmaya sebep oldu. 1,5 derece küresel ısınmanın gerçekleşmesi durumunda, daha uzun sıcak mevsimler ve dolayısıyla daha kısa soğuk mevsimler yaşayacağız. 2 derece ısınmada ise aşırı sıcaklar, tarım ve sağlık için kritik eşiğe gelmiş olacak.
Avrupa’nın, ülkemizin sahil şeridinin ve en değerli kızılçam ormanlarının yer aldığı Akdeniz Bölgesi, küresel ısınmaya karşı kırılganlık taşıyor. Birleşmiş Milletler’in referans gösterdiği verilere göre; 1,5 derecelik ısınma senaryosu altında Akdeniz’de yanacak orman alanı büyüklüğünün yüzde 41 artış göstereceği öngörülürken, 2 derecelik ısınma senaryosunda bu oran yüzde 62’ye, 3 derecede ise yüzde 97’ye kadar yükseliyor.
Geniş ölçekte ve eş zamanlı başlayan orman yangınlarını kontrol altına almanın ne kadar zorlu olduğunu ve maddi/manevi çaba gerektirdiğini acı şekilde tecrübe ettik. Eğer anlamlı ve etkili bir şekilde dönüşüm gerçekleştiremezsek, mevcut projeksiyonlar işimizin çok daha zor olacağını ortaya koyuyor.
Orman yangını riskini azaltacak tek bir etkili çözüme maalesef ki sahip değiliz. İklim kriziyle topyekün mücadele eder, bugünden cesur kararlar alarak dönüşümü başlatırsak, olumsuz etkileri halen sınırlayabileceğimiz bir noktadayız.
Son akademik çalışmalar, 1,5 derece eşiğini aşmaya çok yakın olduğumuzu gösteriyor. Paris Anlaşması’nın öngördüğü ilkelere uyum sağlayarak, emisyonları azaltma hedeflerimizi 2050’lere ötelemek yerine bugünden radikal değişikliklerle güçlü adımlar atarsak geleceğimizi değiştirmemiz halen mümkün.
COVID-19 bir iğne ucuysa, iklim krizi balyoz etkisi gösterecek. Bu krizin sınırı yok, devletlerin ve özel sektörün bu değişimde aktif rol almasıyla toplumsal düzeyde birçok alışkanlığımızı değiştirmek zorundayız. Bu da kolay olmayacak, trilyon dolarlık yatırımlar ve yüzlerce politika değişikliğini hayata geçirmemiz gerekecek. Aynı hataları tekrarlayıp doğanın bize yardım etmesini beklememiz ise sadece saflık olacaktır.
Bugüne kadar sahip olduğumuz yaşam şeklinin ve alışkanlıklarımızın insanlığa, doğaya ve bu gezegenin geleceğine yardımcı olmadığı aşikâr. Fakat, değişmek ve kayıplarımızı telafi etmek için hala geç kalmış değiliz!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026








