

Yeni Nesil Girişimcilik, Yeni Nesil Yatırımcılık: fonbulucu Futbol tekniğinin zayıf yönünü tespit ederek sporcuya özgü gelişim programı öneren bir girişimden biyoteknolojik ürünlerle bitki bakımına yeni bir boyut getiren bir başka girişime; her endüstri yenilikçi iş fikirleri ve yeterli finansmanla geliştirilebiliyor. Yatırım süreçlerinin girişimciler açısından en zorlu boyutu iletişim ve daha geniş bir kitleye erişim olurken yatırımcılar, doğru yatırımlarla daha az risk almak istiyor. Bu noktada fonbulucu, Türkiye’deki yatırım ekosistemine yeni bir soluk getiriyor. Anadolu'nun imece usulünü iş dünyasına uyarlayan fonbulucu; yatırımcıların tamamen dijital olarak hızlı ölçeklenme potansiyeli olan girişimlere yatırım yapabilmelerini sağlarken, girişimcilerin de ihtiyacı olan fonu çok hızlı ve efektif bir şekilde toplayıp, işlerini büyütmelerini destekliyor. Nedir? Türkiye'de girişimcilik ve yatırımcılık ekosistemini geliştirmek ve sermayeyi tabana yaymak amaçlarıyla 2016 yılında kurulan fonbulucu, kurulduğu günden bugüne 372 milyon lirayı aşan fonlama talebi alarak girişimci ve yatırımcılara 360 derece fayda sağlayan yenilikçi bir finansman ve yatırımcılık sistemi oluşturuyor. 2021'de SPK tarafından yetkilendirilen ve böylece Türkiye'de Paya Dayalı Kitle Fonlamasını hayata geçiren ilk platform olan fonbulucu, yatırımcı bariyerini 1 liraya düşürdüğü iş modeliyle Türkiye yatırımcı ekosistemine yeni bir boyut kazandırmayı başarıyor. Nasıl çalışıyor? Yatırımcılar için: fonbulucu ile yatırımlara başlamak için e-posta adresi ya da telefon numarasıyla platforma kolayca ve ücretsiz biçimde kaydolmak ve e-devlet üzerinden de doğrulama işlemi yapmak gerekiyor. Yatırımcılar, Kayıt Formu'nu doldurduktan sonra tüm kampanyalara erişebilir, yatırım yapabilir, soru sorabilir, daha fazla bilgi / belge talep edebilir, toplantı isteyebilir hâle geliyor. Herhangi bir kampanyaya yatırım yapmak, yani iş fikrinden hisse/pay almak isteyen kullanıcıların ilgili kampanya sayfasında Yatırım Yap butonunu kullanması ve EFT ya da kredi kartı seçeneklerinden birini kullanması yeterli oluyor. Yatırım turu başarı ile tamamlanan girişimlerin paylarını alan yatırımcılar bu paylarını Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda bulunan e-yatırımcı uygulamasındaki hesaplarında izleyebiliyor ve işlem yapabiliyorlar. Başta alınan e-devlet doğrulaması sayesinde hiç bir prosedüre, imza, noter veya ticaret sicil işlemine gerek kalmıyor. Yatırım yapılan şirketin güncel durumu, belirli periyotlarla yine kampanya sayfasından takip edebiliyor ya da yatırımcı doğrudan şirketle temas kurabiliyor. Girişimciler için: Finansman ihtiyacınızı fonbulucu üzerinde bir kampanyaya dönüştürerek karşılamak isteyen girişimciler de ister şirketi olsun ister olmasın e-posta ya da telefon bilgileriyle ücretsiz biçimde platforma kaydolabiliyor ve yine doğrulamları e-devlet üzerinden gerçekleşiyor. Akıllı olarak tasarlanan formlarda istenen bilgileri doğru ve eksiksiz biçimde dolduran girişimci adayları, kampanyalarını başlatabiliyor. fonbulucu Yatırım Komitesi'nin uygun gördüğü kampanyalar komitenin oy çokluğu veya oy birliğiyle platformda yayımlanıyor. Ulusal ve uluslararası iletişim kanallarında PR ve tanıtım faaliyetleri yürüten, yatırımcılarla özel görüşmeler organize eden fonbulucu, yan kuruluşu ReINVeS Angels Melek Yatırımcı Ağı ve fonbulucu Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile kampanyalardan pay alarak şirketinize doğrudan yatırım da yapıyor. Potansiyel vaat eden teknoloji, üretim odaklı girişimlere yatırım yapmak ya da girişiminizi ölçeklendirecek finansmanı yepyeni bir deneyim ile elde etmek için fonbulucu’yu ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Silikon Vadisi'nin ulaşmak istediği yeni marketlerden olan yüksek büyüme potansiyeline sahip bölgelere internet altyapısı yatırımı yapma fikri Facebook ve Google'ı cezbetmeye devam ediyor ve ikisi, Japonya'yı Güneydoğu Asya'ya bağlamak için yeni bir denizaltı kablosu projesini daha duyuruyor.
2024'te bitirilmesi beklenen The Apricot kablosu 12 bin kilometreyi kapsayacak ve Japonya, Tayvan, Guam (Guam ya da resmî adıyla Guam Toprağı, Büyük Okyanus'taki Mariana Adaları'nın en büyük ve en güneydeki adası olmaktaymış.), Filipinler, Endonezya ve Singapur'u birbirine bağlayacak.
Uluslararası internet trafiğinin %98'inin denizaltı kablolarıyla taşındığını öğrendiğimiz bu haberle birlikte The Apricot'un; Facebook'un mart ayında duyurduğu diğer iki denizaltı kablosunu, ABD'yi Singapur üzerinden Endonezya'ya bağlayacak olan Echo ve Bifrost'u da tamamlayacağını ekleyelim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Xiaomi'nin robot köpeği CyberDog, Facebook ve Google ortak denizaltı projesi, Amazon'un ödeme sistemlerindeki endişesi ve yeni Samsung oyuncaklar
17 Ağu 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



