🎥 Festival Günlüğü: 42. İstanbul Film Festivali #1


Web3 Ekonomisi Eğitimi başlıyor
Blok zinciri teknolojisini ve blok zincirinin finansal kullanım alanlarını keşfetmek isteyenler ReFi Türkiye ve Center of Excellence in Finance ’ın iş birliğiyle ücretsiz olarak gerçekleşecek Web3 Ekonomisi Eğitimi ’nde yerlerini almaya…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
42. İstanbul Film Festivali başladı. Açılış töreninden bir belgesel özel gösterimine, açılış filmi Scrapper'dan yıldızlar geçidi Passages'a, festival günlüklerimizin ilk bölümünde ilk üç günden izlenimlerimiz var.
Duende Podcast: 42. İstanbul Film Festivali izlenimlerine yer veren özel serinin ilk podcast bölümünde açılış töreni, bir özel gösterim ve on filme dair notlar var.
Açılış töreni
42. İstanbul Film Festivali, 6 Nisan Perşembe akşamı Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'ndaki açılış töreniyle başladı. Ali İhsan Varol'un sunduğu törende festivalin Sinema Onur Ödülleri de sinemamızın efsaneleşmiş isimlerine takdim edildi. Bu yıl Sinema Onur Ödülü'ne layık görülen iki isimden ilki Yeşilçam'ın "kötü adam" rolleriyle özdeşleşmiş Kayhan Yıldızoğlu.

Metin Akpınar, Nevra Serezli'ye Sinema Onur Ödülü'nü takdim ediyor. | Fotoğraf: Salih Üstündağ
İkincisi ise hem sinema ve tiyatro performanslarıyla hem de seslendirmeleriyle hayranı olduğumuz Nevra Serezli. Kayhan Yıldızoğlu törene katılamadı, bir video ile teşekkürlerini iletti. Nevra Serezli'nin ödülünün takdimi ise dev bir buluşmaya dönüştü. Ödülü kariyerinin en başından beri birlikte çalıştığı Metin Akpınar sundu, biz de ayakta alkışladık.
Özel gösterim
Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar belgeselinin özel gösterimi 7 Nisan Cuma akşamı Fransız Kültür Merkezi'nde yapıldı. Önder Esmer'in yönettiği belgesel Onat Kutlar'ın yaşamına ve ayrıca bir neslin sinemacı, sinema yazarı ve sinemaseverlerinin yetişmesine büyük katkısı olmuş Sinematek Derneği'ne dair oldukça bilgilendirici bir film. Üstelik katılımcıları arasında Atilla Dorsay'dan Ali Özgentürk'e Hülya Uçansu'dan Jak Şalom'a sinemamızı ve sinema hafızamızı inşa etmiş birçok değerli isim var. 19 Nisan'daki ek gösterimde sen de izleyebilirsin.

Scrapper | Kaynak: İKSV
Film izlenimleri
Scrapper (Hırçın), 2023
Yönetmen: Charlotte Regan
Bölüm: Galalar
Nerede izleyebilirsin? 19 Nisan Çarşamba ek gösterimle festivalde ve yakında sinemalarda
Sundance'ten Büyük Jüri Ödülü'yle dönen film bir açılış filmi olarak ideal: Sempatik ve tatlı karakterler, duygusal bir büyüme hikâyesi, iyi oyuncu performansları, akıcı ve fazla düşünme gerektirmeyen bir sinema dili ve capcanlı renkler... On iki yaşındaki Georgie, annesinin ölümünün ardından sosyal hizmetlere söylediği yalanlar sayesinde Londra'nın banliyölerinde tek başına yaşamaya başlamış. Derken babası olduğunu iddia eden bir adam çıkageliyor ve Georgie'nin dünyası değişmeye başlıyor. Yüreğini ısıtacak, yüzünü güldürecek, canlı renklerin parladığı görselliği ve yer yer hayalle gerçeğin birbirine karıştığı görüntüleriyle seni büyüleyecek bir film.

20,000 Species of Bees | Kaynak: İKSV
20,000 Species of Bees (20.000 Arı Türü), 2023
Yönetmen: Estibaliz Urresola Solaguren
Bölüm: Genç Ustalar
Nerede izleyebilirsin? Son kez bugün festivalde
Sekiz yaşındaki trans bir kız çocuğu ve hem kendisinin hem de ailesinin onun cinsiyet kimliğini kabulleniş süreciyle ilgili oldukça duygusal bir ilk film. O yaz, kendi hayatıyla ilgili de bir dönüm noktasında olan anne, üç çocuğunu alıp Fransa'dan İspanya'nın Bask bölgesindeki köyüne gidiyor. Bir yandan çok karakterli aile filmlerinden bu. Ama her şeyin merkezinde yeni tanıştığı yaşıtlarına kendini bir kız çocuğu olarak tanıtan, kendine Aitor ya da Coco denmesini istemeyen sekiz yaşındaki Lucia var. Lucia'yı canlandıran 2013 doğumlu oyuncu Sofia Otero, Berlin Film Festivali'nde En İyi Başrol Performansı ödülünü kazanarak Berlin'de ödül alan en genç oyuncu olarak tarihe geçti. Bir kabulleniş ve kabulleniliş hikâyesi olan, "Sen kendini bu kadar iyi tanıyorken nasıl oluyor da ben kendimi tanımıyorum?" diye soran bu filmi büyük bir buruklukla izleyeceksin.

Music | Kaynak: İKSV
Music (Müzik), 2023
Yönetmen: Angela Schanelec
Bölüm: Dünya Festivallerinden
Nerede izleyebilirsin? Bugün ve 18 Nisan Salı festivalde ve 26 Nisan'da Sinematek/Sinema Evi'nin KINO 2023 seçkisinde
Berlin Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülü alan filmin yönetmen ve senaristi Angela Schanelec, Alman Yeni Yeni Dalgası'nın temsilcilerinden kabul ediliyor. Oidipus trajedisinin modern bir yorumu olan, barok aryalarla bezeli film yavaş sinemayı ve sinemada simgeselliği tercih edenlerdensen seni çekecek. Aksi takdirde izlemesi zor ve ağır bir film olduğu konusunda uyarmalıyım.

On the Adamant | Kaynak: İKSV
On the Adamant (Küçük Evren), 2023
Yönetmen: Nicolas Philibert
Bölüm: Belgesel Kuşağı
Nerede izleyebilirsin? 19 Nisan Çarşamba ek gösterimle festivalde ve yakında sinemalarda
Bu yıl Berlin'de Altın Ayı'nın sahibi olan belgesel. Filme adını, Paris'in merkezinde, Seine Nehri üzerindeki L'Adamant adlı bir yapı veriyor. Bu yüzen yapı, ruhsal bozukluklara sahip yetişkinleri ağırlayan be morallerini yükseltmeye yardımcı olan bir gündüz bakımevi. Kameralar psikiyatristlere, psikologlara, hemşirelere, sanat terapistlerine ve eğitimcilere değil, bir bir bakımevinin konuklarına çevriliyor ve izleyicisini onların dünyalarıyla, "küçük evrenleriyle" tanıştırıyor. Yeni insanlar tanımayı, farklı dünyalara konuk olmayı seviyorsan tam sana göre, insana dair, ufuk açıcı bir belgesel.

Winter Boy | Kaynak: İKSV
Winter Boy (Liseli), 2022
Yönetmen: Christophe Honoré
Bölüm: Nerdesin Aşkım?
Nerede izleyebilirsin? Bugün ve 18 Nisan Salı festivalde ve 28 Nisan'dan itibaren Mubi'de
Kişisel bağ kurmak demişken... En sevdiğim yönetmenlerden, Fransa'nın kuir sinemasının öne çıkanlarından Christophe Honoré'nin en yeni filmi de benim için onlardan oldu. Diğer sinema yazarı arkadaşlarımın çoğunluğunun filmi beğenmeyişini ve nedenlerini anlayabilsem de Honoré sinemasının ve Love Songs ile Beautiful Person başta olmak üzere filmlerinin benim için çok özel bir yeri var ve onun sinemasındaki cheesy'likleri, hataları ve eksikleri görmezden gelebiliyorum. Winter Boy, Honoré'nin kendi yaşamından birçok iz taşıyan, otobiyografik denebilecek bir film üstelik. On yedi yaşındaki Lucas, bir trajedinin ardından evinden uzaklaşmak için bir haftalığına Paris'e, abisinin yanına gidiyor. Burada hayatı ve kendini keşfetmeye başlıyor. Hiçbir şey için bir an bile geç kalmak istememek, gençlik ateşi, gençlik heyecanı, travmaların üstünü yeni keşiflerle ve geçici zevklerle örtmek... Bunlar sana bir şey ifade ediyorsa sen de seveceksin.
Ve diğerleri...

Safe Place | Kaynak: İKSV
- Aynı adlı romanın uyarlaması Lie with Me (Bırak Artık Şu Yalanları) (yön. Olivier Peyon), on yıllar sonra yarım kalmış bir aşkın izini süren duygusal bir geçmişle yüzleşme draması.
- Safe Place (Güvenli Bir Yer) (yön. Juraj Lerotic); aslında hiç de güvenli bir alan vadetmeyen, her dakikası biraz daha tetikleyici, psikolojik olarak seni zorlayabilecek, her fırsatta intihar etmeye çalışan bir adamı ve onu kurtarmaya çalışan ailesini 24 saat boyunca izleyen bir gerilim.
- Totem (Totem) (yön. Lila Avilés); çok karakterli, kalabalık aile filmlerini seviyorsan seni daha da derinden etkileyecek bir yas, bir veda filmi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Festivalin ilk haftasından notlar, Passages incelemesi ve Uluslararası Yarışma öncesi bilmen gerekenler.
12 Nis 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.





