Freelance dosyası: Teknoloji çalışanlarında serbest iş modeli


Teknolojinin onarıcı gücü: Dell Technologies Pandemi sonrası toparlanma hedeflerinin ve yatırımların kritik dijital dönüşümlere doğru yön aldığı bu dönemde, daha iyi ve daha adil bir dünya vizyonunu gerçeğe dönüştürmek için küresel işbirliği, kararlılık ve kolektif inovasyondan yararlanmak gerekiyor. Neden önemli? Teknolojiyi dijital geleceğimiz için kapsayıcı ve birleştirici bir köprü olarak nitelendiren Dell Technologies , günümüzde teknolojinin yalnızca sektörel değil küresel sorunlar için de hayati önem taşıdığına inanıyor. Teknoloji endüstrisinin zorluklarla baş etme ve gerçek bir etki yaratma kapasitesine gönülden inanan Dell, pandemi sonrası toparlanma sürecinde önemli bir misyon üstleniyor. Nasıl? Dijital eşitliği, yarının altyapısının temelleri üzerine inşa etmeyi amaçlayan Dell , toparlanma sürecinin merkezinde teknolojinin yer almasını sağlamak için işbirliklerine odaklanıyor. Herkes için dijital öncelikli bir ekonominin yolunun sürdürülebilirlik, beceriler ve kapsayıcılıktan geçtiğini vurgulayan Dell, bu amaç doğrultusunda ortak bir vizyon oluşturma gerekliliğinin altını çiziyor. Bu sürecin en kritik parçalarından birinin ise bireylerin potansiyellerini artırmak, yani insani gelişmeye odaklanmak olduğunu vurguluyor. Dijital çözümleri insan kaynakları ve döngüsel ekonomiyle destekleyerek daha iyi bir gelecek kurgulayan Dell ’i bu bağlantı üzerinden ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz iki hafta boyunca teknoloji çalışanlarının pandemi sonrasında değişen çalışma düzenlerine ve yeni bir iş fırsatı ararken dikkat ettikleri kriterlere bakmış ve buralarda incelediğimiz verilerden yola çıkarak hibrit, tercihen esnek çalışma saatlerine sahip; kişilerin kariyer ve yeteneklerini geliştirmelerine olanak tanıyan ve bunu yaparken refah seviyelerini de korumalarına yardımcı olan işlere olan ilginin arttığını görmüştük.
Pandeminin en önemli getirilerinden birisinin de pek tabii uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin daha geniş kitlelerce kabul görmesi olduğu söylenebilir; ancak bu son iki yıllık süreçte kendi belirledikleri şartlara göre işini yapan çalışan sayısındaki artış da yadsınamayacak derecede fazla. Ve bu bazı teknoloji çalışanları için kendi şartlarına daha uygun bir iş fırsatı aramak anlamına gelirken; kimileri için de tam zamanlı çalışma modeli ile olan bağlarını tamamen dağlayarak serbest, yani freelance çalışma hayatını benimsemek anlamına geliyordu.
Pandeminin serbest çalışmanın benimsenmesindeki etkisi
Yüksek vasıflı teknoloji çalışanları için giderek daha rekabetçi bir hâle gelen iş piyasasında son zamanlarda serbest teknoloji çalışanları için ciddi bir talep söz konusu. Upwork tarafından 2020’de yayımlanan ve yarısı bilişim teknolojileri (BT), bilgisayar programlama ve iş danışmanlığı gibi alanlarda çalışan 6 bin kişiyi kapsayan "Freelance Forward" isimli rapora göre, 2020’de ABD’de bir önceki yıla kıyasla iki milyondan daha fazla kişinin freelance olarak çalıştığı belirtiyor. Bununla birlikte, Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana freelance olarak çalışmaya başlayan kişilerin büyük çoğunlukla finans, ticari operasyonlar, bilgisayar ve matematik sektöründen olduğu aktarılıyor.
Konuya ilişkin olarak açıklamalarda bulunan Upwork’ün kıdemli yetenek başarısı direktörü Nancy Van Brunt, bu zamanlamanın kişiler tarafından bilinçli bir seçim olup olmadığı fark etmeksizin, evden çalışmaya olan küresel geçişin birçok kişiyi serbest çalışma fikrini değerlendirmeye ittiğine dikkat çekiyor. “İlginç ancak pek de şaşırtıcı olmayan bulgulardan biri, uzaktan çalışmanın serbest çalışmayı düşünmede rol oynaması,” şeklinde konuşan Van Brunt, “Anket, Covid-19 nedeniyle uzaktan çalıştıktan sonra, serbest çalışan olmayanların %58’inin serbest çalışmayı ileriye doğru meşru bir kariyer seçeneği olarak gördüğünü buldu. Nedeni sorulduğunda, katılımcıların %73’ü uzaktayken daha üretken olduklarını söyledi,” diyor. Bunlara ek olarak Van Brunt, 9-5 sınırını aşmanın nasıl bir şey olduğunun tadına bir kez bakan çalışanların eski sisteme dönmeye pek de istekli olmadıklarının altını çiziyor.
Z kuşağı serbest çalışmayı tercih ediyor
Öte yandan Van Brunt, üniversiteden yeni mezun olmuş bireylerin diğer tüm jenerasyonlardan daha fazla freelance çalışmaya yöneldiğine dikkat çekiyor. Buna göre, 18 ila 22 yaş grubunu temsil eden Z kuşağı işgücünün yarısının geçtiğimiz yıl içinde serbest çalıştığı ve bunların üçte birinden fazlasının pandemiden önce çalışmaya başladığı belirtiliyor. Bu konuyla alakalı olarak Van Brunt, “Z kuşağı işgücüne dâhil oldukça, geleneksel 9’dan 5’e iş yerine, arzu ettikleri yaşam tarzlarına daha uygun, geleneksel olmayan çalışma yöntemlerini giderek daha fazla seçiyor,” diyor ve Z kuşağının diğer nesillere göre hem tutkulu oldukları hem de iş-yaşam dengesini sağlayabilecekleri iş fırsatlarını kovaladığını aktarıyor.
Serbest çalışanlarda en çok hangi yetenekler aranıyor?
Yine Upwork’e ait olan 2021 verilerine göreyse Covid-19 salgını, özellikle de belli yeteneklere sahip serbest çalışanların işverenlerin gözünde değerlenmesine neden oldu. Buna göre, dünyanın dört bir yanından BT şirketleri, acilen kapatılması gereken talebi karşılamak adına teknoloji çalışanlarını serbest ve sözleşmeli bir şekilde işe alıyor ve bu noktada freelance olarak çalışabilecek yazılımcı ve mühendislere büyük bir talep olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, raporda serbest çalışanlarda en çok aranan teknolojik yetenekler şu şekilde aktarılıyor:

ti steps
Serbest çalışmanın getirileri
Peki, freelance çalışma modeline olan bu ilginin ardında ne yatıyor ve freelance çalışmayı teknoloji çalışanları için tam olarak ne bu denli “kazançlı” kılıyor?
Proje yönetimi
Teknoloji dünyasında proje yönetimi söz konusu olduğunda çok büyük bir çaba harcanmakta. Bir projenin yürütülmesi için gerekli olan kaynaklar, iş bölümü ve zaman çizelgeleri gibi kapsamlar belgelendirilmektedir. Bu da bir bakıma serbest bir çalışanın işinden beklediği en önemli şeylerden birisidir. Başka bir deyişle, teknoloji sektöründe projelerin ele alınış biçiminin, serbest çalışanların çalışma şekliyle son derece iyi örtüştüğü söylenebilir.
Bireysel gelişim olanakları
Teknolojide ihtiyaç duyulan becerilerin sürekli değişiyor olduğu gerçeği, sürekli yeni bir proje üzerinde çalışan teknoloji çalışanlarının yeni işler için motive oldukları; böylece kendilerine bir şeyler katarak yetenek ve becerilerini hep taze tuttukları, çeşitlendirdikleri ve geliştirdikleri anlamına geliyor. Ki artık teknoloji çalışanlarının bir iş fırsatından en büyük beklentilerinden birisinin de kendilerini geliştirme imkânı olduğunu düşündüğümüzde, bunun bir artı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Uzaktan çalışma ve hisse opsiyonları
Çalışanların görevlerini bazen sanal ortamda bazen de fiziksel olarak yerine getirmesi gerekebilir; ancak freelance çalışanların görevleri büyük çoğunlukla uzaktan çalışarak halledilebilir.
Öte yandan, teknoloji şirketleri genelde temelleri yeni atılan girişimler olduğundan, erken aşamadaki girişimlerin oluşumlarına katkıda bulunan çalışanlara ücretlerinin bir parçası olarak hisse opsiyonları da sunması olağandışı bir durum değil.
Bir teknoloji şirketinde hisse hakkı elde etmek, emeklilik planları ve diğer sosyal haklarından kendileri sorumlu olan serbest çalışanlar için de son derece çekici bir özellik; çünkü bu kariyerini serbest çalışan olarak tamamlayan kişilerin emekli olduktan sonra da kendilerini destekleyebilecekleri uzun vadeli bir yatırıma sahip olacakları anlamına gelmekte.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Serbest çalışma modeli, teknoloji çalışanları arasında giderek daha popüler bir hâle geliyor. Avrupa Birliği, tarihin ilk yapay zekâ yasasını çıkarmaya hazırlanıyor.
15 Ağu 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



