Gemini mutfakta: AI’ın yetenekleri MasterChef’te test ediliyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Google, “Gemini x MasterChef” işbirliği kapsamında hayata geçirdiği yeni bir etkinlikte 16 basın mensubu ve influencer’ı MasterChef Türkiye stüdyosunda biraraya getirdi. Gemini’ın mutfaktaki yeteneklerinin test edildiği etkinlik, stüdyo atmosferinde gastronomi ve yapay zekayı buluşturan bir deneyime sahne oldu. MasterChef Türkiye jürisi Mehmet Yalçınkaya, Danilo Zanna ve Somer Sivrioğlu’nun yönettiği etkinliğe Google Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Melike Eraslan ile Ülke Pazarlama Direktörü (CMO) Serkan Girgin de katıldı.
Başlarken: Google Türkiye ekibi, davetlileri ilk etapta MasterChef’in eleme akşamlarının ikonik hâle gelen bekleme salonunda ağırladı. Meryem Can, Tulu Erden, Anya Kurtini, Gökçe Gösterişli, Burak Aktürk, Aslıhan Gözdem Kaya, Ahmet Balat, Hakan Sezginel ve Mine Mücahid davetliler arasındaydı.
İlerleyen saatlerde davetliler, MasterChef stüdyosuna alındı ve Mehmet Yalçınkaya, Danilo Zanna ve Somer Sivrioğlu’ndan oluşan jüri, stüdyoya gelerek açılışı yaptı. Bu noktada Google Türkiye'den Melike Eraslan ve Serkan Girgin de jüriye katılarak MasterChef ile yaptıkları işbirliğinin bir ilk olduğunu vurguladı. Zanna ise Gemini ile hazırlanan MasterChef görsellerinin oldukça gerçekçi göründüğüne işaret ederek esprili bir dille kimi zaman bazı görsellerin gerçek olduğunu, fakat hafızasından silindiğini düşündüğünü dile getirdi.

Yarışma: Etkinlik kapsamında düzenlenen yarışma için 16 kişilik davetli ekibi ikiye bölündü. Kura yoluyla mavi takımın kaptanı, Aslıhan Gözdem Kaya olarak belirlendi. Daha sonra Kaya, Meryem Can’ı rakibi olarak seçti ve kırmızı takımın kaptanı hâline getirdi. Kaptanlar, davetlilerden birer birer yarışmacı seçerek 8 kişilik takımlarını oluşturdu.

Jüri, yarışma için Minestrone çorbası, yaprak sarma, patates salatalı Viyana şinitzel ve şekerpare yemeklerini seçti. Her iki takım da 3 dakikalık süre içinde MasterChef’in marketinden alışverişlerini tamamladı ve yemekleri hazırlamak üzere MasterChef tezgahlarına geçerek kendi içlerinde iş bölümüne başladı.
- Hem market için alışveriş listesi oluşturma hem de yemek tariflerini alma noktasında yarışmacılar, Gemini’a başvurdu. Gemini, yazılı ve sesli yanıtlarıyla yarışmanın her anında katılımcılara destek oldu.
- Yapay zeka destekli sohbet robotu, yarışma boyunca yemek tariflerinden tabaklama önerilerine, malzeme kullanımından pişirme tekniklerine kadar pek çok konuda tezgahlara yerleştirilen akıllı telefonlar aracılığıyla bir mutfak asistanı gibi davrandı.


Örneğin: Aposto editörü Doğa Yurduneri’nin katılımcısı olduğu mavi takım, şekerpare yapmaya başlamadan önce market listesini Gemini ile oluşturdu. Daha sonra Gemini, istenen porsiyon doğrultusunda takım için tam ölçülerin bulunduğu ayrıntılı bir tarif hazırladı. Tüm tarif, bu reçete doğrultusunda yapıldı.
Gemini, zamanla yarışan takıma şekerpareleri şekillendirme ve tabaklama konusunda da destek oldu. Hatta süre azaldığında şekerparelerin çiğ kalmasını önlemek için Gemini’ın verdiği ipuçları da kullanıldı.

Öte yandan: Minestrone çorbası, Viyana şinitzel ve şekerparede karşı takımı yenmeyi başaran kırmızı takım, yarışmanın kazananı oldu. Daha sonra tüm katılımcılar, günü MasterChef jürisi ve Google Türkiye yetkilileriyle çekilen bir fotoğrafla kapattı.

Google Türkiye CMO’su: ‘Gemini, gastronomi sanatında yeni bir fırça olabilir’
Yarışmanın ardından Google Türkiye CMO’su Serkan Girgin, Aposto’ya özel bir röportaj da verdi. Röportajında Gemini’ın sadece teknik bir araç değil, her alanda insanın verimliliğini artıran bir düşünce ortağı olduğunu vurgulayan Girgin, MasterChef ile yaptıkları işbirliğinin amacının bu teknolojiyi karmaşık bir yapıdan çıkarıp herkes için erişilebilir ve ilham verici bir asistan olarak konumlandırma olduğuna işaret etti.
Aposto: Google Gemini ve MasterChef işbirliği, klasik bir sponsorluk kurgusunun ötesine geçiyor. Artık Gemini’ı televizyonda da görüyoruz ve bu durum, Gemini'ın bilinirliğini biraz daha ana akıma taşıyor. Bu projeyi Google'ın marka ve pazarlama stratejisi içinde nasıl konumlandırıyorsunuz?
Serkan Girgin: Öncelikle katıldığınız için teşekkür ederiz. Çok eğlenceli bir gün oldu. Biz ilham vermeyi ve ürünleri somut örneklerle anlatmayı çok önemli buluyoruz. Bu, Veo 3 lansmanında da böyleydi. Bu tür ürünler çok güzel, modeller çok başarılı ama asıl önemli olan soru şu: Bu ürünler gerçek hayatta nasıl karşılık buluyor? İnsanların hayatına nasıl dokunuyor?
Bu soruları yanıtlamak, bizim çok değer verdiğimiz bir bakış açısı sunuyor. Hatırlarsanız Veo 3 lansmanı yapıldığında da Sezen Aksu'nun yeni şarkısını insan yaratıcılığı ve yapay zekayla birleştirip anlatmıştık. 2025 yılı da bizim için ilklerin senesiydi. Gemini Çağı’nın çok heyecan verici ürünlerinin, görsel üretim modellerinin, video modellerinin ortaya çıktığı bir yıl oldu.
Bu işbirliği de “Tüm bunları insanların kendi hayatında deneyimlemesini nasıl sağlayabiliriz?” ve “Ürünleri nasıl somutlaştırabiliriz?” sorusundan çıktı. Deneyimsel olarak anlatmak gerçekten kullanıcı tarafında net bir karşılık buluyor. Çünkü esasında yapay zekayla milyon tane iş yapabilirsiniz ama “Ne yapabilirsiniz?” diye sorduğumuzda aklınıza hiçbir fikir gelmeyebilir.
Mutfak hepimizin hayatında olan bir alan ve yapay zekanın yoğun kullanıldığı alanlardan bir tanesi. Bu nedenle biz de Gemini’ı burada somutlaştırmak istedik. Türkiye'nin en çok izlenen ve en başarılı programlarından biri olan MasterChef’in bu sezonunun bir parçası olmayı çok istedik.
Paylaşımcı ve yapıcı bir işbirliğiyle ortaya çok değerli bir proje çıktı. Bizim amacımız, burada yapay zekayı herkes için faydalı ve erişilebilir bir teknoloji olarak konumlandırmak. Bu programda da esasında herkesin erişebildiği bir teknolojiden bahsediyoruz. “Gemini’ı nasıl hayatın parçası hâline getirebiliriz?”, “Nasıl bir iş ortağı ya da ekip arkadaşı olarak konumlandırabiliriz?” ve “Nasıl bir düşünce ortağı yapabiliriz?” soruları üzerine kafa yorduk. Değerli iş ortağımızla beraber tüm kurgumuzu bunun üzerine yaptık.
Burada tabi kritik nokta, ilham vermek. Çünkü insanlar nereden nasıl başlayacaklarını bilmiyorlar. Biz burada ilhamı bütün boyutlarıyla vermeye çalıştık. Bu yarışmada çok değerli bir jürimiz var. Esasında Gemini, jürinin sous-chef’i, yani yardımcı şefi oldu. Jüriye yemeklerin seçilmesi ve yarışmaların tasarlanması konusunda fikirler verdi. İkinci olarak Gemini’ı yarışmacıların zor ve stresli anlarında onlara yardımcı olacak bir asistan gibi konumlandırdık. Bu sezon belirli anlarda yarışmacıların joker hakları vardı ve sorularını cevaplamak konusunda Gemini’dan yardım aldılar.
Son olarak izleyicilerin tamamının kullanabileceği kurgular da oluşturduk. İzleyiciler, Gemini ile görseller oluşturdular. Hatta şu anda da devam eden bir yarışma var. Bu yarışmada izleyiciler, bulundukları şehirlerin yemeklerini ve özel örenyerlerini anlatan yaratıcı bir tasarım yaparak MasterChef All Star Altın Kupa finalini stüdyoda izleme hakkı kazanabilecekler.
Yani günün sonunda herkesi kapsayan bir proje tasarlamış olduk. Burada bizim için kritik konu ilham vermekti. İlham vermek, örnekler üzerinden Gemini’ı anlatmak ve herkesi de yapmak istediği işle ilgili cesaretlendirmek… Çünkü yapay zeka herkes için var. Herkes için faydalı olabilir. Herkesin verimliliğini ve yaratıcılığını artırabilir. Bu sadece seçkin bir grubun kullandığı bir ürün değil. O yüzden MasterChef işbirliği, aslında büyük bir kitleye de erişen bir kampanya oldu.
İzleyici tarafındaki projenin bayağı viral hâle geldiğini görüyoruz. Az önce de vurguladığınız gibi MasterChef işbirliği, yapay zekanın klasik işlevlerini vurgulamak yerine günlük hayatta ve pratik anlamda nasıl kullanıldığını somut örneklerle gösteriyor. Bunun kullanıcıda nasıl bir karşılık gördüğünü düşünüyorsunuz ve Google Türkiye CMO’su olarak nasıl dönüşler alıyorsunuz?
Gerçekten çok pozitif dönüşler alıyoruz. Yarışmanın doğasında olan doğallık ve spontanelik, izleyicide samimi bir duygu yaratıyor. Gemini'ı da bunun bir parçası yapmak, bu deneyimi özelleştirdi. Mutfakta izleyiciyle beraber önlük giyen, onların dertlerinden tasalanan ya da “Soğan niye kavrulmadı?" diye sorulduğunda bu sorunu dert edinen bir yardımcıyla beraber çalışma konusunda onları cesaretlendirdiğimiz için çok olumlu dönüşler alıyoruz. Zaten yapmak istediğimiz de insanlara yapay zekayı faydalı bir şekilde kullanma konusunda ilham vermekti.
Yapay zeka, yemek yaparken çorbaya ne kadar tuz katacağınızdan şekerparenin şerbetini nasıl doğru oranda hazırlayacağınıza kadar pek çok bilgiyi alabileceğiniz değerli bir partner hâline geliyor. Günün sonunda Gemini'ı, izleyicinin ve yarışmacıların en büyük yardımcısı ve çözüm ortağı olarak konumlandırmak istiyorduk. Bu noktada inanılmaz pozitif reaksiyonlar aldık.
Bu çok kıymetli bir yaklaşım. Çünkü yıllardır yapay zeka, bir kesim tarafından balon olarak görülüyor ve gerçekten ne zaman kişisel asistana dönüşeceği sorusu üzerinde bir hayli kafa yoruluyor. Bu nedenle yapay zekanın pratik bir bağlamda gösteriliyor olması çok önemli tabi ki.
Çok doğru bir noktaya değindiniz. Yapay zeka, gerçekten çok başka bir noktada görülüyor. Ama yapay zekayı kişiselleştirilmiş, proaktif, size yardımcı olabilecek, üretkenliğinizi, verimliliğinizi, yaratıcılığınızı artırabilecek ya da yeni bakış açıları kazanmanızı sağlayacak bir partner olarak gördüğünüz zaman bu teknolojinin kullanıcı için müthiş bir fayda sağlayacağını düşünüyoruz. MasterChef, bunu somutlaştırmak için de çok güzel bir platform oldu.
Evet, MasterChef üretkenlik, hız ve yaratıcılığın sürekli sınandığı bir yarışma. Biz de bunu deneyimlemiş olduk içeride. Gemini'ı bu bağlamda tanıtmak bilinçli bir tercih miydi?
Kesinlikle bilinçli ve aynı zamanda cesur da bir tercih. Çünkü burada olay yemek yapmak değil. Aynı zamanda burada bir yaratıcılık baskısı var, hız baskısı var. Stres açısından çok yoğun bir platform. Aynı zamanda oldukça spontane bir alan. Bu ortamda Gemini’ı yarışmacıların yardımına koşan proaktif bir asistan ve ekip arkadaşı olarak konumlandırmak, bizim için çok önemliydi.
Burada tabi ki MasterChef ekibine de çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, dünyada yapılmamış bir işbirliği. Dünyanın hiçbir yerinde MasterChef ya da yemek programlarında yapay zeka bağlamında bu kadar kapsamlı bir entegrasyon yapılmadı. MasterChef ekibi de bu konuda çok cesur davrandı ve hangi yarışmada hangi yemeğin yapılacağının seçilmesinden joker hakkı kullanımına kadar Gemini’ı programa çok iyi bir şekilde entegre etti. Gemini, bu ortamda bunu yapabiliyorsa bizim konforlu mutfaklarımızda çok daha katma değerli sonuçlar elde edilebilir ve izleyen herkes de evinde bu teknikleri deneyebilir.
Yani siz hayatınızda hiç Beef Wellington yapmamış olabilirsiniz ama aslında Gemini’ın yardımıyla yapabilirsiniz. Bu zamana kadar böyle bir şeyi aklınızdan bile geçirmediyseniz artık sizle beraber yemeğe yardımcı olabilecek proaktif ve çok yetenekli bir asistan var. MasterChef’in Gemini’ın kullanımını genişletme konusunda çok ciddi cesaretlendirme yaptığını görüyoruz.
Mutfak sanatları, esasında çok sezgisel ve biraz da geleneksel bir alan. Gelecekte Gemini’ın gastronomi trendlerini önceden tahmin eden bir trend belirleyici olmasını bekliyor musunuz? Bu konudaki öngörüleriniz nasıl?
Gastronomi bir sanatsa Gemini, bu sanatta yeni bir fırça olabilir. Yani gastronomi sanatını yeniden tanımlamak, esasında yapay zekanın yapacağı bir iş değil. Ama Gemini gibi modellerin çok önemli yetenekleri var. Gemini, çok modlu olarak eğitiliyor ve metin, ses, doku ve görüntü gibi birçok unsuru birarada anlayıp algılayabiliyor. Bizim ömrümüzün okumaya el vermeyeceği kadar sayfayı analiz ederek bunlar arasında belirli bağlantılar kurabiliyor.
Örneğin Türk mutfağıyla Güney Amerika mutfağı arasındaki benzerlikleri ya da farklılıkları bizim ortaya çıkarmamız belki ömürlük bir araştırma gerektirir. Ama şu anda buna kafayı takmış bir gastronomi uzmanıysanız yapay zeka yardımıyla bu konuya ilişkin derin araştırmalar yapıp konuyu hızlı bir şekilde anlayabilirsiniz. Ya da Gemini, yeni sentezler yapmanız konusunda ilham veren fikirlerle size gelebilir.
Gemini’ın yeni akımların ve yeni fikirlerin ortaya çıkması açısından gastronomiye güzel bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ama bence yapay zeka, bunu kendi başına yapmayacak. Yapay zekayı doğru kullanan yetenekler, bu yeni akımları, yeni tarzları ya da yeni sentezleri ortaya çıkaracak.
Bildiğimiz kadarıyla Google'ın sorumlu yapay zeka geliştirme vizyonunda da tam olarak bu var. Yapay zekayı bir asistan olarak konumlandırmak, bu vizyonun merkezinde olan bir unsur.
Evet, bu havada kalan bir laf değil. Eğer bir insanın bir şeyleri yapma hayali varsa yapay zekayı kullanarak bunu yapabiliyor. Yemek ve gastronomiden bahsediyoruz ama yapay zeka, gerçekten her alanda yaratıcı insanlar için bir çarpan etkisi yaratıyor. Doğru şekilde kullanıldığı zaman fikirleri büyütmek, sonuçlandırmak, taslakları gerçek bir tasarım hâline getirmek için harika bir araç. O yüzden bence bu çağ, fikri olan insanların çağı. Gastronomi, tiyatro ya da müzik; ne alanda çalışıyorsanız çalışın, yapay zeka sizin için bir çarpan hâline gelebilir. Ama gene oradaki nüve fikir, insandan çıkacaktır.
Yemek; tat, koku ve doku gibi dijital olmayan duyulara dayanıyor. Bunlar esasında çok insana özgü unsurlar. Gemini, öneride bulunurken bu eksik duyuları telafi veya taklit etmek için kullanıcıdan nasıl bağlam alıyor?
Çok güzel bir soru. Teknik olduğu kadar önemli de bir soru. Gemini, milyarlarca veriyle beslenmiş bir dil modeli. Bu verilerden, insanların yorumlarından ve kodlanmış bilgilerden yola çıkarak yorumlamalar yapabiliyor. Bu veriler, bir mutfağın tarihinin yorumlanması da olabilir, Evliya Çelebi'nin notlarındaki bilgiler de olabilir. Gemini, bu metin bazlı verilerden yola çıkarak yorumlamalar ve sentezler yapabiliyor.
Aynı zamanda araştırmacılar da Gemini yardımıyla derin araştırmalar yapabiliyor. Biz şu anda tüm ekip Venezuela mutfağını ya da Asya mutfağını hızlı bir şekilde öğrenmek istiyorsak ya da yaptığımız işle bağlantısını kurmak istiyorsak bu derin araştırma ve sentez, Gemini’ın çok büyük bir yeteneği olarak öne çıkıyor.
Yani günün sonunda Gemini, “Limon tazeliktir”, “Şeker tatlıdır” ya da “Karamelize olursa biraz daha tatlıdır” gibi ilişkiler kurarak bu duyuları anlamlandırıyor. Fakat Gemini’ın bizim akıllı, becerikli ve yetkin bir yardımcımız gibi, bizimle beraber kafa patlatan bir asistan gibi konumlanması bizim için çok kritik. İnsanlar bu teknolojiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilirlerse kendi verimliliklerini ve yaratıcılıklarını çarpan etkisiyle artırabilirler. Burada hiçbir zaman insanın yerini alma ya da telafi etme noktasında değiliz. Amacımız, tamamen insanın daha iyi bir sonuca ulaşmasına katkı sağlayacak bir asistan yaratmak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.




