Çin yapay zekâda lider olur mu?

Çin, yapay zekâ alanına 2030 yılına kadar hâkim olmak istiyor
Çin yapay zekâda lider olur mu?

Bitpanda 10 Mart
Bitpanda ile birlikte

Bitpanda’da takas yarışmalarıyla kazancınızı katlayın

Daha küçük pazarlar, daha ucuz birim fiyatlar, daha az işlem ücretleri, daha az risk gibi faktörler; kripto para dünyasına giriş yapmak isteyenler ya da portföyünü farklı birimlerle genişletmek isteyenler için altcoin'leri değerli kılıyor.…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

50 yıl önce Çin dünyanın en fakir ülkelerinden biriydi.

Bugün ise Çin, teknolojisi en ileri seviye toplumlardan biri. Blockchain, siber güvenlik, sanal gerçeklik ve yapay zekâ dâhil olmak üzere dünyayı değiştirebilecek teknolojileri geliştirmeye son hız devam ediyor.

Akıllardaki soru ise, yapay zekâ yarışını Çin mi kazanır, ABD mi?

2017'de Pekin, Çin'in 2030'da yapay zekâ alanında lider ülke olacağını hedefledikleri planı duyurdu. Her ne kadar ABD'nin bu alanda dominant güç olduğu düşünülse de, Çin'in durumu değiştirebileceğinin oldukça açık olduğunu düşünüyoruz.

Aşağıdaki grafikte, yapay zekâ üzerine yayımlanan bilimsel makalelerde Çin'in ABD'yi daha 2005 yılında yakaladığını görebiliyoruz. Günümüze gelirken Çin'in yapay zekâ alanında araştırma ve patentte ABD'yi geride bıraktığı aşikâr.

GrafikKaynak: HBR

 

 Yapay zekâyla ilgili belirtmemiz gereken şey şu ki, hakkında en fazla araştırma yapan ülke olmak bu alanda oldukça önemli bir yer edinmek anlamına gelmiyor. Nedeni ise yapay zekâ araştırmalarının ve yazılmış kodların daha çok "açık kaynaklı" oluşu. Yani yapay zekâyla ilgili bilimsel araştırmaların ve algoritmaların hemen hemen hepsi herkes tarafından ulaşılabilir konumda.

Bu alanı domine etmenin yolu ise, herkese açık olan bu verileri analiz etmek için gerekli olan insan kaynağına sahip olabilmek diyebiliriz.

Çin gün geçtikçe akıllanıyor

Aşağıdaki grafikte, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında mezun olan insan sayısının ülkelere göre dağılımını görebilirsiniz:


Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında mezun olan insan sayısının ülkelere göre dağılımıKaynak: Forbes

 

Çin'in 4,7 milyon mezunla diğer ülkelerin oldukça önünde olduğunu görebilmek çok kolay ki bu araştırma 2016 yılına ait. Çin gün geçtikçe akıllanıyor ve çok daha yetenekli insanlar yetiştiriyor.


Yapay zekâ çağında iki kritik varlığın önemini biliyoruz: büyük veri ve mühendislik yeteneği.

Çin'de her ikisi oldukça bol. Nüfus fazlalığı, Çin'e büyük veri üretme ve onu kullanma konusunda avantaj sağlıyor. Ve insanlarını teknoloji ve mühendisliğe teşvik etme konusundaki onlarca yıllık çabası, yüksek kaliteli bilgisayar bilimcileri ve mühendislerinden oluşan zengin bir insan kaynağına erişmesini sağlıyor.

Çin pazarı ve yapay zekâ

Bugün geliştirilen henüz dar ve sınırlı sorunları çözebilen yapay zekâ algoritmalarını iyileştirmek için alana özel bilgi ve o alandaki kullanıcılar tarafından oluşturulan fazla veriye ihtiyaç var. Yani yapay zekânın genellikle belirli iş senaryolarına göre özelleştirilmesi gerekir. Önce yapay zekânın desteklediği bir ürün geliştirip ardından birçok kullanıcıyı bu ürüne çekerek onların veri üretmesini sağlamak ise algoritmanın gelişiminde oldukça önemli. Daha sonra yapay zekâyı daha da iyileştirmek için makine öğrenimini kullanabiliriz. Yapay zekâdaki iyileştirmeler bu döngü aracılığıyla gerçekleşir.

Çin pazarı, yapay zekânın benimsenmesi ve iyileştirilmesi için de oldukça elverişli. Yapay zekâda yenilik için büyük veri kümelerinin önemi düşünüldüğünde Çin’in devasa pazar büyüklüğünün duruma katkısı oldukça büyük.

Bu pazarın hacmi Çin merkezli firmalara oldukça büyük veri tabanı oluşturmak için iyi bir fırsat sunuyor. Uber’in muadili ve bugün dünyanın en büyük araç paylaşım şirketi olan Çin merkezli Didi’yi düşünelim. CEO'su Liu Qing'e göre Didi her gün 70 TB'tan fazla veri işliyor, günde 9 milyar rota planlanıyor ve saniyede 1.000 araba talebi işliyor.

Güçlü teşvik politikalarına ve zayıf gizlilik düzenlemelerine sahip olmak

Çin, son yıllarda yapay zekânın gelişimini teşvik etmek için birçok politika geliştirdi. "Çin Malı 2025", "Büyük Verinin Geliştirilmesini Teşvik Etmek İçin Eylem Planı", "Yeni Nesil Yapay Zekâ Geliştirme Planı" bu politikalardan bazıları. Bu yaklaşım girişimciler, yatırımcılar ve hatta araştırmacılar dâhil olmak üzere farklı yapay zekâ paydaşlarına yapay zekânın hükümet tarafından desteklenen ve yatırım yapmaya değer bir alan olduğuna dair net bir sinyal gönderiyor.

Çin’in gizlilik gibi alanlardaki politika ve düzenlemelerinin eksikliği ise belli yapay zekâ uygulama alanlarındaki hızlı gelişimini açıklar niteliğinde. Örneğin Çin'de, güvenlik kameralarının hemen hemen her yerde bulunması yüz tanıma konusunda uzmanlaşmış yapay zekâ firmaları için büyük bir pazar yaratıyor. Bu pazarın gizlilik konusunda daha sıkı düzenlemelerin olduğu diğer birçok ülkede bu kadar hızlı büyüyemeyeceğini öngörmek yanlış olmaz.

Kopyacı kopyalanan oluyor

Kai-Fu Lee, AI Superpowers adlı kitabında Çin'in bu alanda ne kadar hızlı büyüdüğünü anlatıyor. Bu büyümenin ise ABD merkezli teknoloji devlerinin uygulamalarını kopyalayarak başladığına dikkat çekiyor. WhatsApp'tan ilham alan ve onu geride bırakan WeChat örneklerden biri. Ancak günümüzde bu durum tersine dönmeye başladı bile. Bunun en büyük örneği App Store ve Google Store'da 1,5 milyardan fazla indirilen TikTok diyebiliriz. Bu büyük başarıdan sonra birçok ABD merkezli teknoloji devinin TikTok benzeri uygulamalar ürettiğini biliyoruz. Yani ilham alma durumu tersine dönmeye başladı bile.

Her şey bir yana, kazanan kim olacak?

ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ ve teknoloji rekabetinin kazananı kim olur bilinmez ancak Çin'in yapay zekâ konusunda ciddi düşündüğünü biliyoruz.

Ancak kazanan günün sonunda insanlık olur demek fazla mı iyimser olur?

Yapay zekâdaki bu güç oyunu, toplamı sıfır olan bir oyun değil bizce. Yani Çin kazanınca ABD kaybedecek ya da tersi gerçekleşecek bir durum olmamalı.

Hükümetlerin ve özel sektörün desteği ve çalışmaları insanlığa fayda sağlar nitelikte olduğu müddetçe kazanan hep insanlık olur demek fazla mı iyimser olur?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🚀 Çin yapımı 2030

Çin'in 2030 planları ve ABD ile yapay zekâ yarışları

11 Mar 2021

Bitpanda ile birlikte
Ezgi Aslan

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?