

Öncülük etmekten dönüştürmeye: Allianz Türkiye Allianz Türkiye sürdürülebilirlik yolculuğunda bütünsel değer yaratmak üzere, sektörüne liderlik etmenin ötesine geçerek ekosistemini dönüştürüyor. Sigorta sektörü, iklim değişikliğiyle mücadelede ve net sıfır emisyonlu ekonomiye geçişi hızlandırmada önemli bir potansiyele sahip. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi ne göre dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinden biri olan Allianz Grubu da iklim değişikliği kaynaklı risklerin önlenmesine ve düşük karbon ekonomisine geçişe katkı sağlayacak pek çok aksiyon alıyor. Allianz Grubu’nun vizyonu doğrultusunda Allianz Türkiye de sürdürülebilirliğe her boyutta öncelik veriyor. Kurum olarak kendisini sürekli dönüştürürken, finansal bir kuruluş olarak da tüm paydaşlarıyla daha iyi bir çevre için paylaşılabilir değer yaratma, içinde bulunduğu ekosistemin dönüşümüne katkı sağlama hedefiyle çalışıyor. Sürdürülebilir değer yaratma modeliyle varoluş amacı olan ‘Allianz Seninle’ yi sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve yönetişimsel katmanlarına taşıyarak, “iyi çevre, iyi toplum, iyi kurum” yaratma yolunda önemli adımlar atıyor. Organizasyon olarak kendini dönüştürme Allianz Türkiye, 2016 yılında “Allianz Seninle, İyiliğin Yanında” mottosuyla çıktığı iyilik yolculuğunun, sektöre liderlik etmeyi amaçladığı birinci döneminde ilk olarak bu konuya özel bir departman kurdu. Ardından tüm iş kollarının aktif şekilde temsil edildiği sürdürülebilirlik komitesi oluşturuldu. Komite ve birçok paydaşla birlikte Allianz Türkiye’nin ve sigorta sektörünün ilk sürdürülebilirlik stratejisini çizdi. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik anlayışıyla GRI standartlarına uygun sürdürülebilirlik raporunu yıllık olarak yayımlamaya başladı. Taahhütler ve iş birlikleriyle küresel dayanışmanın aktif bir parçası hâline geldi. Finansal bir kuruluş olarak ekosistemin dönüşümüne katkı sağlama Sigorta sektörüne liderlik ettiği dört yılın ardından finansal bir kuruluş olarak içinde bulunduğu ekosistemin dönüşümüne katkı sağlamaya odaklanmaya başladı. Bu yeni ‘entegre’ dönemde daha da cesur adımlar atmak üzere sürdürülebilirlik komitesi icra kurulu seviyesine taşındı. Sürdürülebilir değer yaratmanın, artık kabul edilebilir tek iş modeli olduğunu tüm ekosistemine yaymak amacıyla tüm paydaşların ihtiyaçları, öncelikleri ve iş stratejisiyle tamamen entegre bir sürdürülebilir değer yaratma modeli hayata geçirdi ve yatırıma açık olmayan şirketler arasında bir ilki gerçekleştirerek ilk GRI tabanlı entegre raporu nu yayımladı. Allianz Türkiye, sürdürülebilir değer yaratma modeli kapsamında iyi bir çevre için iklim değişikliğini önlemek için adımlar atıyor ve düşük karbon ekonomisini destekliyor. 2018 yılından bu yana kömür işlerini sigortalamayan Allianz Türkiye kurumlar ve bireyler için yenilenebilir enerjiyi destekleyen, çevre kirliliğini önlemeyi amaçlayan sürdürülebilir ürün ve hizmetler sağlıyor. İklim kriziyle mücadelede iş ve yaşam alanlarında yapılacak temel değişikliklerin farkında olan Allianz Türkiye, organizasyon olarak kendi çevresel ayak izini küçültmek için önemli çalışmalara imza atıyor. Sera gazı emisyonlarını 2025 yılına kadar yüzde 33 azaltma hedefi var. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları yapan Allianz’ın LEED sertifikalı ve WWF yeşil ofis diplomasına sahip binaları Allianz Tower ve Allianz Kampüs’te rüzgâr gülü ve güneş paneli kullanılıyor. Allianz 2023 yılına kadar operasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmayı taahhüt ediyor. İş birliği ve dayanışma Çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler’in “İklim Eylemi”, “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme”, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, “Nitelikli Eğitim” ile “Sağlık ve Kaliteli Yaşam” başlıklı sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlamayı amaçlayan Allianz Türkiye, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi, Kadının Güçlenmesi Prensipleri, Yenilenen Küresel İşbirliği için CEO Bildirisi, İş Dünyası Plastik Girişimi, TÜSİAD, YASED, Etik ve İtibar Derneği, Entegre Raporlama Derneği Türkiye, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Yuvam Dünya Derneği gibi pek çok ulusal ve uluslararası inisiyatifle iş birliği ve dayanışma sergilerken, küresel dönüşümün ancak birlikte mümkün olabileceğine inanıyor.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
G20'nin 14 trilyon dolarlık mali teşvikleri azaltım sözleriyle uyumlu değil
En büyük 20 ekonomi olan G20’nin pandemi sonrası ekonomik toparlanma paketleri analiz edildi. Nature dergisinde yayımlanan yazıya göre;
- Hükümetler “daha iyiyi inşa etme” vaatlerine rağmen salımları azaltmak için yeterli harcama yapmıyorlar.
Küresel çapta hükümetler, halen etkisini sürdüren COVID-19 pandemisinin neden olduğu ekonomik durgunluktan çıkmak için çok yüksek seviyelerde harcama yapıyorlar. G20 ükeleri, 2020 ve 2021 yıllarında toparlanmaya toplamda en az 14 trilyon dolarlık bütçe ayırdılar. Bu, Çin‘in yıllık gayri safi yurtiçi hasılasına yakın bir miktar. Harcamaların çoğu, sağlık sistemlerini, maaşları ve toplumsal refahı desteklemek için harcandı. Hakkında birçok sözler verilmiş olan yeşil toparlama programlarına ise çok az miktarda bütçe ayrıldı. Yapılan analizde;
- Toplam teşvik harcamalarının sadece yüzde 6'sının salımları azaltmaya yönelik eylemlere gittiği tespit edildi.
- Bundan daha da kötüsü ise teşvik fonlarının yüzde 3’ünün küresel salımları ciddi anlamda artıran eylemleri desteklemek için kullanılmış olması.
- Ülkelerde kapanmalar sonrasında toparlanma sürecinde dükkanlar ve diğer işletmeler yeniden açılırken stratejilerde çok az miktarda değişiklik yapıldı.
- Bunun yanında, COVID19 sonrasındaki toparlanmada yeşil yatırımlara ayrılan pay bir önceki ekonomik durgunluk dönemindekilere kıyasla da daha az. Örneğin, 2007-2009 durgunluğundan sonra yüzde 16’lık kısım salımları azaltacak çalışmalara ayrılmıştı.
Günümüzde yeşil yatırımlara ayrılan pay 2050 net sıfır hedefini tutturmaktan çok uzak. 1,5 derece hedefiyle uyumlu olabilmek için, harcamaların 2020-2024 arasında 7 trilyon dolara kadar çıkması gerekiyor. Bunun yanında, şu anki teşvik paketleri ekonomileri düşük karbonlu bir dünyaya hazırlamakta başarısız kalıyorlar. Öte yandan, altyapı, ulaşımın elektrikli hale getirilmesi, bina verimliliği ve temiz enerji teknolojilerine yapılacak uzun vadeli yatırımlar, ekonomiyi canlandırma potansiyeline sahip.
Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak için 10 Adımlık Eylem Planı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Avrupa Birliğinin Rusya’dan sağlanan doğal gaza bağımlılığını azaltmaya yönelik 10 maddelik bir plan yayımladı. Yol planı, Avrupa Yeşil Mütabakatı ile de uyumlu olmanın yanında, Rusya’dan alınan gazın 2030’dan önce sıfırlanmasını hedef alıyor. Önerilen plana göre,
- Rusya’dan gaz temini için yeni anlaşma yapılmamalı. Var olanların yerine ise alternatif kaynaklar almalı.
- Rüzgar ve güneş enerjisi projeleri yaygınlaştırılıp hızlandırılmalı.
- Var olan düşük karbonlu enerji kaynaklarından üretim en yüksek seviyeye çıkarılmalı.
- Binalarda ve endüstride enerji tasarrufunda etkili olabilecek çalışmalar hızlandırılmalı.
- Binalarda sıcaklık ayarının düşürülmesi için teşvik ve düzenlemeler yapılmalı.
- Enerji güvenliğini desteklemek üzere şebeke kaynaklarının çeşitlendirilip karbonsuz duruma getirilmesi için çaba harcanmalı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Eko İklim Zirvesi, Topraktaki Şifa, MellowVans
11 Mar 2022

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







