Haftalık takvim: Gözler jeopolitik gelişmelerde


Türkiye’nin holdingleri ve iştiraklerine tek işlemle yatırım yapın
Garanti BBVA Portföy , Türkiye’nin Holdingleri ve İştiraklerine tek işlemle yatırım yapma imkanı sunan yeni fonunu 18 Haziran’da yatırımcılarla buluşturdu. Fon, uzun vadeli düşünen ve farklı sektörlerle portföyünü çeşitlendirmek isteyen…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda bu hafta, veri akışı jeopolitik ve siyasi haberlerin tam aksine sakin olacakmış gibi görünüyor. Veri akışının dışında gözler özellikle İsrail-İran savaşının ve Hürmüz krizinin gidişatına çevrili olacak.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta geçen haftaya kıyasla sakin bir veri akışı izlenecek gibi görünüyor. Hafta içinde reel kesim, finansal hizmetler ve sektörel güven endekslerini takip ediyor olacağız. Haftanın en çok öne çıkan verisi ise 27 Haziran Cuma günü açıklanacak olan ekonomik güven endeksi olacakmış gibi görünüyor.
Ekonomik güven endeksi Mayıs ayında 0,1 puan artışla 96,7 seviyesine yükselmişti.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 23 Haziran Pazartesi günü TCMB tarafından açıklanacak finansal hizmetler güven endeksi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanacak yabancı ziyaretçi sayısı,
- 24 Haziran Salı günü TCMB tarafından açıklanacak reel kesim güven endeksi ve TÜİK tarafından açıklanacak sektörel güven endeksleri,
- 25 Haziran Çarşamba günü TCMB tarafından açıklanacak sektörel enflasyon beklentileri,
- 26 Haziran Perşembe günü TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet verileri ve PPK toplantısı özeti,
- 27 Haziran Cuma günü ise Türk-İş tarafından açıklanacak açlık ve yoksulluk araştırması sonuçları takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda da jeopolitik ve siyasi gelişmeler haricinde sakin bir veri akışı bekleniyor. Haftanın en çok öne çıkan verisi 27 Haziran Cuma günü açıklanacak olan ABD çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) olacak gibi görünüyor. Piyasanın beklentisi Mayıs ayında aylık bazda %0,1; yıllık bazda %2,5 artması yönünde. Ancak bu veri, piyasalar açısından elbette başta Hürmüz krizi olmak üzere jeopolitik gelişmelere kıyasla ikinci plana atılmış vaziyette.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 23 Haziran Pazartesi günü S&P Global öncü PMı verileri,
- 24 Haziran Salı günü Almanya’da Ifo iş iklimi endeksi ve ABD’de Fed Başkanı Powell’in sunumu,
- 26 Haziran Perşembe günü Almanya’da GfK tüketici güven endeksi, ABD’de birinci çeyrek GSYH, dayanıklı mal siparişleri ve işsizlik maaşı başvuruları,
- 27 Haziran Cuma günü ise ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi, Avrupa’da tüketici güven endeksi ve Japonya’da Tokyo çekirdek TÜFE takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD İran'ın nükleer tesislerini bombalarken, İran Meclisi piyasalar için şok edici bir karara imza atarak Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını istedi. Dünya LNG ticaretinin %20'si, petrol ticaretinin ise yaklaşık %30'u Hürmüz üzerinden geçiyor.
23 Haz 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD Merkez Bankası (Fed), güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon karşısında politika faizini sabit tutarken, Aralık ayında yeni faiz artırımlarına gitme ihtimali güçleniyor.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, iklim değişikliğinin ekonomik büyüme, üretim, enflasyon ve finansal istikrar üzerindeki etkileri yeniden gündemde. Aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıplar, merkez bankalarını ve finansal kuruluşları iklim risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmeye yöneltiyor. Ancak bu süreçte ekonomi yönetimlerinin hem iklim risklerini küçümsemekten hem de geçici şoklara aşırı tepki vermekten kaçınması gerekiyor.

Türkiye’de özel sektör tahvilleri, finansman bonoları ve kira sertifikalarında yaşanan ödeme sorunları fon krizinin ardından farklı bir boyuta taşındı. Yılbaşından 27 Ekim’e kadar 14 şirketin TL cinsi borçlanma araçlarında 60 ödeme aksaklığı yaşanırken, vadesinde ödenemeyen anapara toplamı 12 milyar 697 milyon liraya ulaştı.

Türkiye’de üretken yapay zeka kullanım oranı bir yılda %19,2’den %37,6’ya yükselirken, gençlerin önemli bir bölümü artık kişisel sorunlarını da yapay zekayla paylaşıyor. Teknoloji gündelik hayatın her alanına girerken geçim sıkıntısı, güvencesiz çalışma ve fırsat eşitsizliği gibi sorunlar varlığını koruyor. Peki yapay zekanın yarattığı ekonomik imkânlardan kimler yararlanacak ve bu teknolojik ilerleme daha fazla insan için iyi bir hayatı mümkün kılabilecek mi?

Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?



