Haftalık takvim: Yurt içinde istihdam, yurt dışında TÜFE


Türkiye’nin holdingleri ve iştiraklerine tek işlemle yatırım yapın HIH - Garanti Portföy Holdingler ve İştirakleri Hisse Senedi (TL) Fonu (Hisse Senedi Yoğun Fon) , Türkiye’nin holdingleri ve iştiraklerine tek işlemle yatırım yapma imkanı sunuyor. Üstelik hisse senedi yoğun fon olduğu için, fon %0 stopaj avantajıyla. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonu Garanti BBVA Şubeleri, Mobil ve İnternet Bankacılığından alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan erişebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda bu hafta diğerlerine kıyasla nispeten daha sakin bir veri akışı bekliyoruz. Yurt içi piyasalarda dış ticaret dengesi ve işgücü istatistikleri gibi kritik veriler öne çıkarken, yurt dışı tarafında Avrupa’da TÜFE verileri ile birlikte politik haber akışını da takip etmeyi bekliyoruz.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda Şubat ayının sonuna doğru girilirken az ama öz diyebileceğimiz bir haber akışı bizleri karşılıyor. Bu hafta Ocak ayı dış ticaret dengesi, ekonomik güven endeksi, sektörel güven endeksleri ve işgücü istatistikleri gibi kritik birkaç başlığı takip ediyor olacağız.
Ayrıca bir sonraki hafta Pazartesi günü açıklanacak olan yıl sonu GSYH istatistiklerine dair tahminler de bu hafta radarımızda olacak.
Yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 23 Şubat Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak sektörel güven endeksleri,
- 24 Şubat Salı günü TCMB tarafından açıklanacak Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçları,
- 26 Şubat Perşembe günü TÜİK tarafından açıklanacak dış ticaret dengesi ve ekonomik güven endeksi ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/menkul kıymet/bankacılık sektörü istatistikleri,
- 27 Şubat Cuma günü ise TÜİK tarafından açıklanacak hizmet üretici fiyat endeksi ile işgücü istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda da bu hafta nispeten sakin bir haber akışı bekleniyor. Şubat ayının sonuna doğru yaklaşırken bizleri Avrupa ve ABD cephesinden bazı güven endeksleri, Avrupa ülkelerinde TÜFE ve ABD ÜFE gibi önemli veriler bekliyor olacak. Bunun dışında veri akışının yanı sıra özellikle İran-ABD görüşmeleri,Trump’ın tarifelerle ilgili verebileceği kararlar ve politik haber akışı da takibimizde olacak.
23 Şubat Pazartesi günü Çin ve Japonya piyasalarının kapalı olacağını da not etmekte fayda var.
Yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 23 Şubat Pazartesi günü Almanya’da Ifo iş iklimi endeksi ve ABD’de fabrika siparişleri,
- 24 Şubat Salı günü Çin Merkez Bankası (PBoC) kararı ve ABD’de Conference Board tüketici güven endeksi,
- 25 Şubat Çarşamba günü Almanya’da GSYH ve Avro Bölgesi'nde TÜFE,
- 27 Şubat Cuma günü ise Almanya’da TÜFE ve ABD’de ÜFE takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın en çok öne çıkan gelişmesi ABD Yüksek Mahkemesi'nin uzun süredir beklenen kararını açıklaması oldu. Mahkeme Trump'ın getirdiği karşılıklı tarifelerin ABD Anayasası'na aykırı olduğuna karar vererek, tarifeleri iptal etti.
23 Şub 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



