

TVF Millî Takımlar resmî sponsoru Otokoç 2. El : "Bu Ellere Güvenimiz Sonsuz" Türkiye'ye büyük gururlar yaşatan millî voleybol takımlarının potansiyelinin farkında olan Otokoç 2. El, "Bu Ellere Güvenimiz Sonsuz" diyerek Türkiye Voleybol Federasyonu Millî Takımlar Resmî Sponsoru oldu. Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı, Olimpiyatlarda gösterdikleri başarısı tüm Türkiye’yi gururlandırdı. CEV Avrupa Şampiyonası'nda geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği son maçında Hollanda'yı 3-0 yenerek grubundan namağlup ayrılmayı başardı. Nedir? Otokoç 2. El'in Türkiye Voleybol Federasyonu Millî Takımlar resmî sponsorluğu, TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Otokoç Otomotiv Genel Müdürü İnan Ekici ve millî sporcuların katılımıyla gerçekleşen imza töreniyle duyuruldu. Anlaşmayla Otokoç 2. El, TVF Millî Takımlar'ın resmi destekçisi oldu. Neden önemli? Pandemi dünya genelinde pek çok alanı olduğu gibi spor camiasını da derinden etkiledi ve bu dönemde dayanışmanın önemi daha iyi anlaşıldı. Buradan hareket eden Otokoç 2. El Türkiye’ye büyük başarılar getiren ve bu başarıları sürdürme potansiyeli olan voleybol sporu için; Otokoç Otomotiv ve Koç Holding vizyonları doğrultusunda Türkiye'nin voleybol kültürünü devam ettirmeyi ve Türkiye sporcularını desteklemeye devam etmeyi amaçlıyor. Otokoç 2. El: Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin sponsoru olan Koç Holding'e bağlı olan, Türkiye'nin lider otomotiv perakendeciliği, araç kiralama ve araç paylaşımı şirketi unvanlarını taşıyan Otokoç Otomotiv çatısı altında faaliyet gösteren Otokoç 2. El, ülke çapında 25 lokasyonda hizmet veriyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Rio 2016’da Türkiye’yi Paralimpik Oyunları’nda temsil eden ilk kadın tenisçi olan Büşra Ün, Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları’nda da kafilede yer alıyor. Büşra hayatın ve içinde bulunduğu koşulların getirdiği tüm engelleri aşmayı başarmış ve kendinden sonrakiler için yolu açmayı görev edinmiş bir sporcu. Türkiye’de tekerlekli sandalye tenisini üst seviyeye çıkarma hedefinin yanı sıra sporu bıraktıktan sonra da etki yaratabileceğine inanıyor.
Sporla tanışma
Büşra Ün’ün tenis ile tanışması, beden eğitimi derslerinde kenarda durmaktan sıkılıp oynamaya başladığı masa tenisini bir adım ileri taşıma isteğiyle gerçekleşmiş. 2009 yılında masa tenisi dersi almak için gittiği Buca Tenis Kulübünde Tekerlekli Sandalye tenisi ile tanışan Büşra, öncesinde bunun mümkün olabileceğini bile düşünmediğini söylüyor. “Engellilerin tenis oynayabildiğini bilmiyordum bile, televizyonda yalnızca basketbol gösteriliyordu. Hem tekerlekli sandalyeyi kontrol edip hem de raketin kullanıldığı bu spor bana imkansız gibi gelmişti” diye açıklıyor tenisle tanışmasını. Kısa süre içinde maçlara çıkmaya başlayan Büşra, 18 yaş altı takımına girerken bu klasmanda 3 numaraya kadar yükseldi, Balkan şampiyonluğu kazandı. O dönemde federasyonda görev alan Amerikalı Diane Fowler’ın ismi özellikle anıyor Büşra, zira Fowler’ın görev döneminde Türkiye’de pek çok turnuva düzenlenmiş ancak ondan sonra bu sorumluluğu alan biri çıkmamış.
Ertelenen ama gerçekleşen hayaller
2012’de Londra’da düzenlenen Paralimpik Oyunları’na katılmayı hedefleyen Büşra, yetişkin klasmanında oynamaya başladıktan sonra ilk 30’a kadar yükselse de mali yetersizlikler ve gerekli sponsor desteğini bulamaması nedeniyle yeterince turnuvaya katılamaması, Büşra’nın Olimpiyat hedeflerini askıya almasına neden oldu. Turnuvalara katılma masrafını karşılayabilmek için antrenörsüz olarak tek başına katılım gösteren Büşra, işlerini tek başına halledebilmek adına İngilizce öğrendi. Rio Olimpiyatları’na hazırlandığı dönemde 1 seneyi antrenörsüz geçirdi, duvar ile antrenman yapmak durumunda kaldı. Büşra’nın yeniden yükselişi ise aradığı sponsoru bulmasıyla gerçekleşti. Olimpiyat kotası almak için gerekli olan ilk 32’ye girmek için pek çok turnuva oynayan Büşra, Rio’ya kota almayı başararak Türkiye’yi Paralimpik Oyunları’nda temsil eden ilk kadın tenisçi oldu.

Güçlü yönlerini parlatmak
Büşra Ün Tokyo Paralimpik Oyunları’na madalya hedefiyle çıksa da rakiplerine karşı dezavantajlı olduğu noktaları da biliyor. “Bizde engel durumuna göre kategoriler yok. Herkes sandalyede oynuyor ama rakiplerim yürüyebilen kişiler olabiliyor ve atışlarında ayaklarından ve bellerinden kuvvet alabiliyorlar. Ben ise belden aşağısını hissetmediğim için her işi sadece kollarım ve omuzlarımla yapmak zorundayım” diyen Büşra, antrenman programını da buna göre düzenliyor. Aynı kategoride yarıştığı sporcular arasında kendisi gibi olan az sayıda sporcudan biri Büşra. Onun tenisteki bu mücadelesi hayattaki mücadelesine de benziyor. Güçlü olduğu alanlara odaklanan Büşra, akademik anlamdaki hayaline ulaşarak tekerlekli sandalye tenisçilerine imkanlar sağlayan Cardiff Üniversitesi’nde Spor Yöneticiliği ve Liderlik üzerine yüksek lisans yapıyor.
Lider ruh
Cardiff’te eğitim hayatına başladıktan sonra engelli bireylere yaklaşımla ilgili farklı kültürleri gözlemleme imkanı bulan Büşra Ün, orada sahip olduğu imkanlarla kendisini engelli gibi hissetmediğini söylüyor. Büşra’ya göre bunun sebebi insanların kendisinden ziyade içinde yaşadığımız sistem. Farklı kültürlerden insanları barındırsa da toplumun verdiği değerin genel yaklaşıma etkisini deneyimleme imkanı bulan Büşra, gördüğü bu farklılıkları paylaşmaktan da geri durmuyor. Sosyal medyanın gücünü önemseyen sporcu yeni neslin yaklaşımında büyük farklar gördüğünü ve gelecekten umutlu olduğunu belirtiyor. TEDx konuşmasında katılımcılardan “mükemmel bir lider” hayal etmelerini istedikten sonra Büşra’nın söyledikleri gelecek adına büyük bir mesaj veriyor: “Farklı olmak benim için bir engel değil, umarım sizin için de değildir!”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuklar: Belçika SPA, Taliban gölgesindeki spor, Büşra Ün
27 Ağu 2021

YAZARLAR

Elif Alper
Tenis yazarı @Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




