Her trend masum değildir: SkinnyTok akımına neden savaş açıldı?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bir zamanlar yalnızca eski okul arkadaşlarıyla bağlantı kurmanın ya da güncel kalmanın aracıydı. Bugün ise sosyal medya, toplumsal normları şekillendiren en güçlü kültürel mühendislerden biri. Instagram, TikTok ve benzeri platformlar, yalnızca paylaşım değil, algı üretiyor. Özellikle son on yılda geçirdikleri evrimle birlikte bu dijital mecralar, artık beden algısından güzellik standartlarına, normalin ne olduğuna dair kolektif kanaati yönlendiriyor. Kullanıcının dikkatini milisaniyelerle ölçen ve ona göre içerik öneren algoritmalar, bazen sadece bir şaka olarak başlayan akımları, kontrolden çıkan toplumsal takıntılara dönüştürüyor. Özellikle beden imajına zarar veren viral trendler, sosyal medyanın en endişe verici yan etkilerinden biri.
Kendinize şu soruyu sorun: Sosyal medyada gördüğünüz "ideal" bir bedenle kendi bedeninizi kıyaslayıp da yetersiz hissetmediğiniz bir gün oluyor mu? Belki sadece kaydırıp geçiyorsunuz, zihninizin arka planında küçük bir huzursuzlukla... Belki de gördüklerinizin etkisi daha derine iniyor; yeme alışkanlıklarınızı değiştiriyor, aynaya daha sert gözlerle bakıyor, sevilebilir olmanın ölçüsünü birkaç beden küçüğe indirgiyorsunuz.
Bu his yalnızca sizinle sınırlı değil. Milyonlarca kullanıcı her gün aynı döngüye giriyor. TikTok ve Instagram gibi platformlar, beden algısını olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı görünürde bazı önlemler alsa da, bu çaba çoğu zaman yüzeyde kalıyor. Moda kombinlerinden cilt bakım rutinlerine, "öncesi-sonrası" videolarından spor salonu günlüklerine kadar birçok içerik, gri bir alanda geziniyor. Bu içerikler, açıkça zararlı olmasalar da kişiselleştirilmiş algoritmalar sayesinde sürekli karşımıza çıkıyor ve özellikle genç kullanıcılar için güçlü bir baskı aracına dönüşüyor.
SkinnyTok akımı nedir?
Son günlerde pek çok TikTok kullanıcısı, zayıf bedenleri idealize eden, sağlıksız kilo verme yöntemlerini normalleştiren ve beden çeşitliliğine dair algıları daraltan SkinnyTok videolarının algoritmalarına nüfuz etmeye başladığını raporluyor.
Düzenleyici kurumların da dikkatini çeken bu akım, kısa sürede hızla viral hâle geldi. Özellikle genç kullanıcıların For You akışlarını istila eden bu içerikler, sağlıklı yaşamla toksik beden takıntısı arasındaki çizgiyi giderek bulanıklaştırıyor.

Aşırı zayıflığı ve katı beslenme alışkanlıklarını “sağlıklı yaşam” kisvesi altında sunan bu SkinnyTok içerikleri, başlangıçta bazı kullanıcılar tarafından motivasyon videoları olarak değerlendiriliyordu. Ancak uzmanlar, akımın dünya çapında hızla popülerlik kazanmasının ardından, SkinnyTok’un karanlık yüzüne de dikkat çekmeye başladı. Görünüşte masum görünen bu içerikler, özellikle genç ve kırılgan kullanıcılar üzerinde yarattığı psikolojik baskı nedeniyle eleştiriliyor.
Ayrıntılar: TikTok’ta viral hâle gelen SkinnyTok videoları, çok farklı formlarda kullanıcıların karşısına çıkabiliyor. Zayıf olmanın "bir özsaygı biçimi" olduğunu vurgulayan videolardan “Siz köpek değilsiniz; kendinizi yemekle ödüllendirmeyin” gibi sloganlara geniş bir yelpazede içerikler bu başlık altında görülebiliyor.

Üstelik TikTok, yalnızca tek bir video izlendiğinde bile algoritmanızı o doğrultuda şekillendirerek akışı SkinnyTok içerikleriyle dolduruyor ve böylece akımın olumsuz etkilerini pekiştiriyor. Akıma dahil olan bir kullanıcı, porsiyon kontrolünü bir beslenme uzmanından değil, TikTok'ta denk geldiği sıradan bir kullanıcının videosundan öğrendiğini söylüyor. Bir diğeri ise, gururla yalnızca “düşünce yapısını değiştirerek” iki haftada sekiz kilo verdiğini anlatıyor. Aynı kullanıcı, “zayıf bir kızın” uyması gereken kuralları ise şu şekilde sıralıyor:
- "Daha az ye ve daha çok hareket et.
- Sen bir köpek değilsin; kendini yemekle ödüllendirme.
- Günde 10 bin adım at; bahane yok.
- Kilo almanın temel nedeni tembelliktir.
- En iyi versiyonun olmak için en iyi versiyonunmuş gibi davran."
Başka bir kullanıcı ise kendi favori mottosunu şu ifadelerle özetliyor:
“Zayıf bir beden kiralanır, birine ait değildir.”
Akımın en popüler içerik üreticilerinden biri ise favori sloganlarını şöyle sıralıyor:
- "Zayıf ye, zayıf ol. Büyük ye, büyük ol.
- Yağ, lezzetten daha uzun süre kalır.
- Eğer spor salonu için para ödüyorsanız ve salona gitmiyorsanız daha büyük kıyafetler alabilmek için üyeliğinizi iptal edin.
- Bu disiplini sizin için şekerle kaplayıp güzelleştirmeyeceğiz çünkü muhtemelen onu da yersiniz."
Zayıf vücutların öne çıkarıldığı dans videoları, “Bir gün içinde ne yiyorum?” içerikleri ve hızlı kilo verme tavsiyeleri de tipik SkinnyTok içerikleri arasında yer alıyor. Ayrıca SkinnyTok akımında katı diyet ve egzersizler, "ipucu" kisvesi altında sunuluyor.
Rakamlar ne diyor?
Aşağılayıcı sloganlar ve katı diyet listeleriyle karakterize edilen SkinnyTok akımı, daha geniş kitlelere ulaştıkça etkileri de derinleşiyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sosyal medyanın beden algısı üzerindeki olumsuz etkisinin sanılandan çok daha güçlü ve yaygın olduğunu gösteriyor.
Rakamlar: Geçen yıl 18-28 yaş arasındaki 273 kadın kullanıcıyla yapılan bir araştırma, yalnızca sekiz saniyelik diyet, kilo kaybı ve egzersiz temalı bir video izlemenin dahi beden algısı üzerinde anında olumsuz etki yarattığını ortaya koydu.
2022 yılında ABD merkezli kâr amacı gütmeyen Dijital Nefretle Mücadele Merkezi tarafından yapılan bir çalışma, TikTok’un 13 yaşındaki kullanıcılara platforma katıldıktan yalnızca üç dakika sonra yeme bozukluklarıyla ilgili içerikler göstermeye başladığını tespit etmişti.
2024 yılında yapılan başka bir çalışma ise TikTok algoritmalarının yeme bozukluğu olan kullanıcılara normal kullanıcılardan %4,3 oranında daha fazla toksik yeme bozukluğu içeriği gösterdiğine işaret etmişti.
Dahası: TikTok kullanıcılarının yaklaşık %60’ını Z kuşağı üyeleri oluşturuyor. Uzmanlara göre, bu yaş grubunun gelişim sürecindeki zihinsel kırılganlığı göz önüne alındığında, platformda beden algısını bozma potansiyeli taşıyan içeriklerin yaygınlığı sorunu endişe verici bir boyuta taşıyor.
Neden tehlikeli?
Tüm bu veriler, SkinnyTok’un basit bir motivasyon videosu akımından çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu akım, maruz kalan platform kullanıcıları için dört temel riski beraberinde getiriyor.
1. Yeme bozuklukları: SkinnyTok içeriklerinde sık görülen aşağılayıcı mottolar; anoreksiya, bulimia ve tıkınırcasına yemek gibi yeme bozukluklarına neden olabiliyor. Dahası akımın temel felsefesi, yeme bozukluklarını yalnızca normalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda onları arzu edilen bir yaşam tarzı olarak sunuyor.
2. Beden algısı bozukluğu: Bu tür içerikleri düzenli olarak tüketen kullanıcılar, bedenleriyle ilgili sürekli olumsuz ve tekrarlayan düşünceler geliştirebiliyor. "Yeterince zayıf mıyım?" ya da "Daha fazlasını yapmalı mıyım?" gibi zihinsel döngüler, kişinin beden algısını ve ruh sağlığını ciddi şekilde zedeliyor. Akış, idealize edilmiş vücut tipleriyle dolup taştığında, kullanıcılar kendilerini sürekli kusurlarına odaklanırken buluyor. SkinnyTok içeriklerinde gördüğü vücutları kendi bedeniyle karşılaştıran birey, algoritmanın benzer içerikleri durmaksızın önermesiyle kısır bir döngüye sürükleniyor.
Ayrıca SkinnyTok içerikleri, filtreler ve düzenlenmiş görüntülerle sağlıksız beden ölçülerini ulaşılabilir hedeflermiş gibi gösteriyor. Bu da özellikle genç kullanıcıların sağlıklı beden ölçüleriyle ilgili algısının bozulmasına ve gerçekçi olmayan hedefler belirlemesine yol açıyor.
3. Kompulsif davranışlar: SkinnyTok videoları, kullanıcıları beslenmelerini sıkı bir şekilde kontrol etme, egzersiz yapma ve tartı takibi gibi davranışları obsesif bir biçimde tekrarlamaya yönlendirebiliyor. Bu sağlıksız rutinleri çoğu zaman aşırı spor veya yemekten sonra suçluluk hissi gibi tepkiler takip ediyor.
4. Kaygı ve depresyon: SkinnyTok içeriklerinin yaratabileceği özgüven ve özsaygı eksikliği, kaygı ve depresyonu da tetikleyebiliyor. Bedenini sürekli başka bedenlerle kıyaslamak, kişide bir yetersizlik hissi yaratıyor. Ayrıca kendisini sosyal çevresiyle kıyaslayan ve yeterince iyi olmadığı hissine kapılan kullanıcılar; içe kapanma, arkadaş çevresinden uzaklaşma ve sosyal izolasyon gibi tepkiler verebiliyor.
TikTok politikaları bu tip içeriklere izin vermiyor
TikTok, platform politikaları kapsamında sağlıksız ve zararlı davranışları teşvik eden veya yücelten içeriklere izin vermiyor. Bu içerikler, platformun moderasyon ekibi ve yapay zeka tarafından aktif olarak denetleniyor.
Bir adım geriden: 2022 yılında TikTok, topluluk kurallarını güncelleyerek yeme bozukluğunu teşvik eden içeriklere karşı önlem alacağını açıklamıştı. Platform, daha sonra kuralları düzenli olarak güncellemeye devam etti. Bu kapsamda beslenme bozukluğu ve tehlikeli kilo verme davranışlarını teşvik eden ya da kilo kaybı ve kas yapma ürünlerinin ticaretine ilişkin tüm içeriklerin kaldırılmaya başlandığı duyuruldu.
SkinnyTok akımının en popüler içerik üreticilerinden birinin hesabının askıya alınması ya da kullanıcıların vücutlarını olduğundan kilolu gösteren bir filtrenin platformdan kaldırılması, TikTok’un bu politikalar kapsamında attığı adımlar arasında yer aldı. Fakat bazı kullanıcılar, zayıflıkla ilgili içerik etiketlerini bilinçli bir biçimde yanlış yazarak veya kilo verme yöntemlerinin "sağlık odaklı" olduğunda ısrarcı davranarak bu politikaları atlatmayı başardı.
- Örneğin, içerik etiketlerinde “#skinny” yerine “#skinni” ifadesini kullanmak, platformda içeriğin kaldırılmasını önlemek için yaygın bir pratik hâline geldi.
Güncel olarak kullanıcılar, TikTok’un arama çubuğuna “SkinnyTok” yazdığında “Kilonuzdan fazlasısınız” yazan bir uyarı metniyle karşılaşıyor. Metin, kullanıcıları yardım alabilecekleri bağlantılara da yönlendiriyor. Fakat bu uyarı, platformdaki SkinnyTok içeriklerine erişilmesinin önüne geçmiyor.
Avrupa Komisyonu inceleme başlattı
TikTok’taki SkinnyTok içeriklerine yönelik artan endişeler, yakın zamanda Avrupa Komisyonu’nun konuyu incelemesine de yol açtı. Konu, Fransa’nın Dijital Dönüşümden Sorumlu Devlet Bakanı Clara Chappaz, TikTok’ta bir video paylaşarak çağrıda bulunduktan sonra ülkenin medya alanındaki düzenleyici otoritesi Arcom’un gündemine taşındı.
Videoda SkinnyTok içerikleri için “Bu içerikler aşırı zayıflığı özendiriyor” uyarısında bulunan Chappaz’ın paylaşımının ardından Arcom, Avrupa Komisyonu ile işbirliği içinde bir inceleme başlattığını duyurdu. Kurum, bu tür içeriklerin halk sağlığı açısından risk oluşturabileceğine işaret ederken Avrupa Komisyonu sözcüsü Thomas Regnier, konunun takipçisi olacaklarını dile getirdi. İnceleme, platformun çocuk ve genç kullanıcıları çevrimiçi ortamda yeterince koruyup korumadığını değerlendirecek.
Bu işin çaresi ne?
Algoritmanın bu tip içeriklerle dolup taşmasını önlemenin tek yolu, SkinnyTok içeriklerini görmezden gelmekten geçiyor. Yani günün sonunda yeme bozukluğunu teşvik eden ve zararlı idealleri normalleştiren içeriklerin düzenlenmesi, yine büyük ölçüde kullanıcının kendisine bırakılıyor. Platformların aldığı algoritma tabanlı önlemler, hâlâ büyük oranda yetersiz kalıyor.
Elbette sosyal medya, yeme bozuklukluklarının tek nedeni değil. Fakat yeme bozukluğuna sahip kullanıcıların birçoğu, çevrimiçi platformlarda karşılaştıkları içeriklerin beden algısını olumsuz yönde etkileyebileceğini, kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya itebileceğini ve nihayetinde bedenleriyle ilgili memnuniyetsizlik geliştirebileceğini belirtiyor.
Sonuç olarak: SkinnyTok, sadece bir TikTok akımından ibaret değil; aynı zamanda kültürel hafızamızın ve toplumsal normların da dijital bir yansıması. Bu akımlar, yalnızca algoritmaların değil, toplumsal normların ve güzellik ideallerinin yeniden sorgulanması gerektiğini de hatırlatıyor.
Sosyal medyada beden algısı, yalnızca bireysel paylaşımlarla değil, kolektif bakış açılarıyla da şekilleniyor. Ve bu döngüyü kırmanın yolu, içerikleri basitçe reddetmekten değil, bunu kimlerin ve nasıl belirlediğini sorgulayarak güzellik standartlarının ardındaki toplumsal yapıların farkına varmaktan geçiyor.
Çünkü gerçek değişim, yalnızca kişisel tercihlerle değil, toplumsal yapının dönüşümüyle mümkün olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



