İklim krizi ve alerjik hastalıklar


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İklim değişikliğinden en çok hangi kişiler etkilenir?
İklim değişikliği ile küresel ısı ortalamalarında artış, sera gazlarında artış, yağmur ile dolu miktarı, sıklığı ve yoğunluğunda değişiklikler, kasırga, sel, şimşek/yıldırım ve kuraklığın daha sık yaşanmasına işaret etmektedir. İklim değişikliğinden en olumsuz düzeyde etkilenen hassas gruplarda çocuklar, yaşlılar, evsizler, kronik hastalığı olan bireyler, gün boyu açık havada çalışan bireyler, gündelik işçiler, düşük sosyoekonomik düzeydeki bireyler, hızlı hava değişimi için uyarıcı sistemlerin yetersiz olduğu toplumlar ve göçmenler sayılabilir.
İklim değişikliği ile alerjik hastalıklar arasında ilgi var mıdır?
İklim değişikliği ile çevremizde daha sık görülen sıcak hava dalgaları, biyolojik çeşitliliğin azalması, besin çeşitliliğin azalması, güvenilir sağlıklı besin erişiminin azalması, kum ve çöl tozu fırtınaları, polenli gün sayısı ve polenlerin alerjik özelliklerinin artışı, küf mantarlarının giderek daha yaygın ve sık görülmesi, yangınlar, artan hava kirliliği, sera gazları, kırsaldan kente göç ve artan sıklıkta şimşek/yıldırımlar alerjik hastalıkların sıklığını ve şiddetini artırmaktadır. Bu artan alerjik hastalıklar arasında alerjik astım, alerjik rinit (nezle) ve konjunktivit (göz alerjisi), ilaç alerjisi, eozinofilik özefajit (yemek borusunun alerjik hastalığı), besin alerjisi, arı alerjisi, atopik dermatit (egzama), polen besin sendromu (polenler ile sebze ve meyveler arasında benzer protein yapısından dolayı polen alerjisi olan kişilerde görülen sebze ve meyve alerjileri) sayılabilir.
İklim değişikliğinden alerjiye neden olan hayvanlar etkileniyor mu?
Gezegenimizin kuzey ve güney bölgeleri olan Alaska ve Antarktika’da sıcaklık artış hızı global ortalamaların 2 katı düzeyindedir. Alaska’da sinek ve böcek sokmaları 19.yüzyılda hemen hemen hiç görülmezken son yüzyılda giderek artan sayıda sinek ve böcek ısırmaları rapor edilmektedir. Alaska’da ilk kez 2006 yılında arı alerjisine bağlı 2 ölüm rapor edilmiştir. Afrika ve tropik iklimlerde görülen arı türlerinin kuzey Amerika ve kuzey Avrupa’ya yayıldığı rapor edilmektedir. İklim değişikliği ile arı alerjisi dünya genelinde daha geniş alanları ve daha fazla sayıda insanı etkiler hale gelmektedir.
Arılar alerjik reaksiyonlara neden olsa da bal üretimleri ve polinasyon (tozlaşma) sürecini gerçekleştirerek bitkilerin döllenmesini ve meyve/sebze vermesini sağlamaları ile gezegen biyolojik çeşitliliği ve insan sağlığı için çok önemli canlılardır. Son yıllarda gözlenen kitlesel arı ölümlerinin nedenleri arasında pestisitler ve arılara yerleşen bir parazitten şüphe edilmektedir. Bu parazitin adı Varroa destructor’dır ve arıların vücut yüzeyine yerleşen bir akardır. Arıların sonbahardan ilkbahara kadar olan dönemde kitlesel ölümlerinin ardında bu parazitin sorumlu olabileceği düşünülmektedir. İklim değişikliğinin neden olduğu daha ılık ve sıcak kış ayları arıların aktif yaşamlarını sürdürmelerine ve akarlar için sürekli bir konakçı kaynağı olmalarına yol açmaktadır. Bu parazit nemli ve ılıman mevsimlerde çoğaldığı için küresel sıcaklık artışı bu paraziti daha yaygın hale getirmekte ve arıları enfeste ederek büyük arı kolonilerinin yok olmasına neden olmaktadır.
Sıcaklık artışı ile hava kirliliğinin birbiri ile etkileşimi var mı?
Evet, buna en güzel örnek polenler üzerinden açıklanabilir. Küresel sıcaklık artışı ile artık ılıman kış mevsimi geçirmemiz polenizasyon süresinin uzamasına ve dolayısı ile polenli gün sayısının artmasına neden oluyor. Sıcaklık ise kentlerde ısı adalarının oluşmasına neden oluyor. Kentlerde sıcaklık kırsala göre daha yüksek seyrediyor. Kentlerde karbondioksit artışı daha fazla polen üretimine yol açıyor. Hava kirliliği, artan sera gazları ve karbondioksit ve ozon artışı polenlerin alerjenik özelliklerinin artışına bir başka deyişle alerjik hastalık yapıcı etkisi daha yüksek polenlerin sentezlenmesine neden oluyor. Bu nedenle kentlerde yaşayanlarda daha sık, daha şiddetli ve daha yoğun ilaç tedavisi gerektiren astım, alerjik rinit/konjunktivit (saman nazlesi, alerjik göz) olguları görüyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim Kliniği projesi, hava kirliliği ve beyin sağlığı, küresel ısınmanın alerjik rahatsızlıklara etkisi, genç bir doktorun gözünden iklim değişikliği teşhisi, ve çok daha fazlası sizleri bekliyor..
29 Nis 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







