İnternet erişimi bir evrensel hak olmalı mı?
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İnternetin evrensel bir hak olup olmadığı konusu yeni bir konu sayılmaz. Fakat son dönemde yükseliş gösteren çevrim içi öğrenim trendi ve pandemi süreciyle birlikte gelen uzaktan iletişim ihtiyacı, sorunsalın yeniden ciddi ölçüde ele alınması gerektiğinin bir işareti olabilir. OneZero yazarlarından Naomi Day, Now Is The Time for Nationwide Free Internet adlı yazısında konuyu ABD üzerinden ele alsa da benzer fikirleri küresel çapta değerlendirmek problemleri daha kapsamlı düşünmeye öncülük edebilir.
• Hâlihazırda Moskova, New York ve Hong Kong gibi şehirler parklar, oteller, metro hatları ve alışveriş merkezleri gibi pek çok kamusal alanda ücretsiz interneti vatandaşlarına sunuyor.
• Geniş sosyal tabandaki internet erişiminin, bilgiye erişimi önemli ölçüde artırdığı ve akabinde inovasyonu tetiklediği belirtiliyor. Yazıda örnek olarak gösterilen The Washington Post makalesi, ABD hükümetinin 1985 tarihinde internet erişimini, o döneme göre önemli sayılabilecek ölçüde artırmasının 90'lardaki kablosuz cihazlar, oyun konsolları ve mutfak aletleri gibi hızla gelişen ürünlerin temeli olduğunu öne sürüyor.
• Yazıda telekom servislerinin mevcut durumda ticari çerçevelerde yürüttüğü internet hizmetinin ücretsiz bir boyutta yeniden ele alınmasının iki farklı yöntemi öne çıkıyor. Bunlardan ilki ilgili şirketlerin kendilerine streaming veya oyun sektörleri gibi alternatif gelir kaynakları yaratarak internet hizmetinin maliyetini kompanse etmesi iken; ikinci yöntem olarak yine bu şirketlerin yerel devlet birimleriyle ortak çalışması ve devlet mekanizmasının masrafları karşılaması olarak gösteriliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aynı fabrikada çoklu üretim yapmak mümkün mü? Apple’ın yeni AR gözlüğü nasıl olabilir? Facebook Giphy’yi satın alarak neleri hedefliyor? Spor mekanlarında yeniden bir araya gelmek için ne gibi teknolojik altyapılar kullanılabilir? Aposto! Teknoloji’nin bu haftaki sayısında bu konuları ve çok daha fazlasını ele aldık.
21 May 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



