İstanbul'dan Atina'ya yeni açılanlar ve mirasçılar

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İstanbul Modern yirmi yılı yeni bir kitapla kutluyor
Kültür, İstanbul
Yazar Mehmet Altun’un üç senelik bir çalışmanın ardından yayına hazırladığı kitap, İstanbul Modern’in uzun ve zorlu kuruluş sürecini, Türkiye’nin modern ve çağdaş sanat yolculuğundaki dönüştürücü etkisini ve kültür sanat dünyasına sunduğu katkıları ele alıyor. Kitapta, 1987 yılında düzenlenen Uluslararası Çağdaş Sanat Sergileri ile başlayan yaklaşık 40 yıllık bir hayalin, Dr. Nejat F. Eczacıbaşı’nın vizyonu ve Oya Eczacıbaşı’nın liderliğinde gerçeğe dönüşmesi ayrıntılarıyla anlatılıyor. Kuruculardan sanatçılara, küratörlerden müze çalışanlarına kadar 45 farklı kişinin anlatımıyla zenginleşen kitap, müzenin kolektif belleğine ışık tutuyor.
Şehrin yeni caz barı: Asa-Khai
Müzik, İstanbul
Bir dönem Social Club olarak bilinen mekan, Asa-Khai Jazz Club adıyla caz bar olarak yeniden açıldı. Aslı Varlier ve Serra Arıkök’ün kurucusu olduğu Asa-Khai’de, her çarşamba, cuma ve cumartesi cazın özgün ritimleri hayat buluyor. Ocak programı ve biletler için @asakhai.ist.
Assouline Lounge açıldı
Kültür, İstanbul
Koleksiyon kitaplarıyla tanınan New York merkezli yayınevi Assouline, Türkiye’deki 15'inci yılını, İrem Kınay’ın liderliğinde Four Seasons Hotel Bosphorus’ta açılan Assouline Lounge ile kutluyor. Tasarım, kültür, gastronomi ve bu çerçevedeki bir kitap seçkisini de bünyesinde bir araya getiren Assouline Lounge, caz konserleri ve buluşmalarla da ajandalara girmeye hazırlanıyor.
National Museum of Unified Antiquities 2026'da Atina'da açılıyor
Kültür, Atina
Atina'nın meşhur liman bölgesi Pire’nin simge yapılarından SILO, 2026’da National Museum of Unified Antiquities olarak kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yalnızca denizden çıkarılan eserlerle Yunanistan’ın zengin denizcilik tarihine odaklanan bu proje, Yunan kültürüne deniz perspektifinden bir bakış sunacak. Müze, Pire sahil şeridinin yeniden canlanmasında önemli bir kültürel durak olmaya aday.
1960'ların sosyal bağları: Koumkan
Yeme-içme, Atina
Atina'nın Birdman gibi müdavim mekanlarının arkasındaki isim Ari Vezené imzasını taşıyan kokteyl bar Koumkan, 1960’ların sosyal bağları merkezine alan kart oyunundan ilham alarak geçmişin zarafetini modern bir perspektifle sunuyor. Londra’dan Hong Kong’a sosyal kulüplerin enerjisini Atina'nın sakin semti Kifisia’ya taşıyan mekan, şehrin yeni kültürel buluşma noktalarından biri olma iddiasında. Akşamüzeri 18.00'den gece 01.00'e kadar açık.
Eternithaus'tan Fulds'a
Tasarım, Berlin
1957’deki uluslararası mimarlık sergisi Interbau’nun öne çıkan yapılarından Eternithaus, Sarah-Joan ve David Fuld kardeşler tarafından yenilenerek Fulds adıyla bir etkinlik mekanı olarak açıldı. Tiergarten’in yanında yer alan bu modernist yapı, cam cepheli salonu ve maisonette daireleriyle geçmişin estetiğini günümüze taşıyor ve artık etkinlikler için kiralanabiliyor.
Philippe Starck, Victor Hugo ve Salvador Dalí aynı masada: Brach Madrid'de
Konaklama, Madrid
Otel Brach’ın Paris’ten sonraki ikinci lokasyonu, mimar ve tasarımcı Philippe Starck’ın dokunuşuyla yeniden hayat bulan Brach Madrid açıldı. Toplam 57 oda ve suiti olan otel, 1920’ler ve 1930’ların tasarım dilini modern bir yorumla sıcak ve romantik bir atmosfer sunuyor. Otelin yer aldığı 1922’de inşa edilen bina, Victor Hugo’nun çocukluğuna tanıklık etmiş tarihi ile detaylara dayalı estetik ve nostaljiyi bir araya getiriyor. Şef Adam Bentalha'nın yönetimindeki otel restoranında Salvador Dalí, Luis Buñuel ve Federico García Lorca'yı birlikte yemek yerken hayal edebilmek mümkün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Soli Journal'da bu hafta 2025 seyahat trendlerini şekillendiren üçüncü kültür mutfakları ve topluluk sermayesi kavramını inceliyoruz. İstanbul, Londra, Berlin, Bologna, Paris ve Atina'nın yeni açılanlarına ve kültür ajandalarına bakıyoruz.
10 Oca 2025

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



