İzmir’in Dağlarında, Zeytin Temelli Bir “Gıda Ormanı”

Onarıcı tarım, temiz üretim ve gerçek gıda
İzmir’in Dağlarında, Zeytin Temelli Bir “Gıda Ormanı”

28 Mayıs - BMW i - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Günümüzde sürdürülebilir, temiz ve gerçek gıdaya ulaşmak giderek zorlaşırken, "gerçek gıda, temiz üretim ve onarıcı tarım" ilkesiyle üretimlerini gerçekleştiren İzmir Seferihisar’daki Gıda Ormanı'nı daha yakından tanımak için Dünyahali ekibi olarak merak ettiğimiz soruları sorduk: 

Gıda ormanı fikri nasıl doğdu ve gelişti? Yola çıkış hikayenizi öğrenebilir miyiz?

İstanbul gibi bir büyükşehirde yaşar ve çalışırken maruz kaldığımız gıdalara yönelik bir farkındalık kazanmamızla başladı her şey. Doğadan ve gıdalarımızın üretim biçimlerinden kopukluğumuzu ve bunun hem bedensel hem ruhsal sağlığımız ile bağlantılarını görmeye başladık. Önce, ne aldığımızı ve kimden aldığımızı daha iyi tanımaya yöneldik; ardından nerede ve nasıl üretildiğini görmek için seyahat ettik. Bu süreçte yaptığımız okumalar ve aldığımız eğitimlerle birlikte, 2012 yılından itibaren ailemizin Yalova’daki arazisinde toprakla, çiftçilik hayatıyla ve kırsaldaki dinamiklerle ilk buluşmalarımızı yaşadık, ilk üretimlerimizi yapmaya başladık. Yola çıkış motivasyonumuz, temiz ve katkısız, özenli bir üretimle elde ettiğimiz lezzeti erişilebilir kılmak ve insanlara bu ürünleri ulaştırarak toprakta sağlamaya çalıştığımız canlılığı desteklemek, başka bir üretimi mümkün kılan bir sistem oluşturabilmek. Bunun için de şu anda başta Yalova ve İzmir olmak üzere, farklı coğrafyalarda onarıcı tarım, temiz üretim ve gerçek gıdanın izindeki arayışımızı ve çabamızı sürdürerek yolumuza devam ediyoruz.

“Gerçek gıda ve temiz üretim” anlayışı ile faaliyetlerinizi yürütüyorsunuz. Bu konuda nasıl bir yol izliyorsunuz?

Üzerinde durduğumuz en temel ve kritik üç nokta: Ham maddenin güçlü ve sağlıklı olması, doğru zamanda hasat etmek ve en taze haliyle işlemek. Öncelikle gerçek gıdaya ulaşmanın ilk basamağı olan iyi ve güçlü ham maddeyi üretmek için onarıcı tarım yöntemleri kullanıyoruz. Ardından bu ham maddeyi en taze haliyle ve katkısız bir şekilde, besin değerlerini en iyi koruyacak ya da daha da zenginleştirecek yöntemlerle işliyoruz. Temiz üretim felsefesi çerçevesinde doğal fermantasyon, kurutma ve pişirme yöntemlerini kullanıyoruz. Tüm süreçlerimizde hem kadim bilgilerin peşinde olup hem de akademik kaynaklara danışarak sürekli araştırarak ve analizlerle destekleyerek kendimizi geliştiriyoruz.

Onarıcı tarım nedir, nasıl yapılır? 

Onarıcı tarım, oldukça emek isteyen ve büyüleyici bir yol, çünkü insan olarak ihtiyacımız olan gıdayı elde etmek için doğaya karşı değil, onunla birlikte çalışmayı gerektiriyor. Onarıcı tarım, en basit anlatımıyla, üretim yaptığımız bir araziyi, üretime başladığımızdan daha verimli, daha güçlü bir hale getirmek. 

Nasıl yapılır? 

  • Topraktaki canlılığın ve organik maddenin artırılması yolu ile toprağın su tutumu iyileştirilir. 

  • Bölgedeki flora ve faunanın çeşitlenerek zenginleştirilmesi ve nihayetinde daha dayanıklı bir sistem haline gelmesi hedeflenir. 

Bunları sağlamak için ise standart bir reçete yoktur; ki onarıcı tarımın en zorlayıcı ve en büyüleyici kısmı da sanıyoruz bu. İçinde bulunduğumuz çevreyi, coğrafi ve sosyal yönlerden, hem mikro hem de makro ölçekte gözlemleyip, kendi bağlamımızı, bölgenin geçmişini, güncel durumunu ve potansiyelini bir arada değerlendirerek, toprağı ve ekosistemi onarmak için tüm bu şartlara özel çözümler ve yöntemler geliştirilir. 

Atık politikanız nedir?

Minimum “çöp” çıkararak, bir üretimin çıktısını farklı bir üretimin girdisi haline getirmek hedefiyle çalışıyoruz. Organik tüm atıklarımız çiftlik sınırlarımız içinde geri dönüşüyor. Diğer atıklarımızı da yasal mevzuatlar ve belediye imkanları çerçevesinde bertaraf ediyoruz. 

İklim krizinin etkilerini kendi üretim süreçlerinizde nasıl gözlemliyorsunuz? Buna dair izlediğiniz uyum stratejileri nedir?  

İçinde bulunduğumuz krizi, iklim krizi ile beraber aslında bir medeniyet krizi olarak da görüyoruz. Bu krizin iklim ve toprak üzerindeki etkileri bulunduğumuz bölgedeki kuraklık, meteorolojik ekstremler, verim düşüklüğü ve çeşitliliğin azalması. Diğer etkileri ise sosyal yapıdaki değişim ve köylü çiftçi nüfusunun azalması. Tarımsal ve sosyal politikaların krizin etkilerini daha da derinleştiren sonuçları, ham madde tedariğinden, iş gücü sağlamaya kadar pek çok noktada problem olarak önümüze çıkıyor. Bu krizi atlatmak için tarımsal sahalarımızı dayanıklı kılmak, üretim yöntemlerimizi sadeleştirmek, ürünlerin raf ömürlerini artırmak gibi hesaplama kriterlerine ekolojiyi ve insan sağlığını da dahil ettiğimiz şekilde verimliliği yükseltmeye çalışıyoruz.  

Ülkemizde ve dünyada tarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz, önerileriniz nedir?

İnsanlığın karanlık çağlardan çıkmayı başardığı gibi, ekolojik facia haline gelmiş güncel süreci de atlatmak için ihtiyacımız olan akla, kalbe, farkındalık seviyesine ve dayanışmaya sahip olduğunu düşünüyoruz. Verimsiz topraklar, kirlenen kaynaklar, niteliksizleşen ve hatta toksik hale gelen gıdalarla karşı karşıya olsak da, pozitif bir değişimi mümkün kılacak yöntemlerimiz, bu yöntemleri bulmak ve uygulamak için çabalayan üreticilerimiz ve yaptığı seçimlerle fark yaratan türeticilerimiz var.

Sağlıklı bir gezegende sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün. Bunun için bizim önerimiz: ekolojiye ve gıdaya dair duyduğumuz söylemleri, önümüze gelen yöntemleri, ürünleri, ne yediğimizi, ne içtiğimizi sormak, sorgulamak, ve öğrenmektir. 

Bedeninizin parçası yaptığınız her bir lokmanın nereden geldiğini, kim tarafından ve en önemlisi nasıl üretildiğini bilelim. Hem üzerinde yaşadığımız gezegenenin sağlığına hem de kendi sağlığımıza birlikte sahip çıkalım!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

135: Gerçekler Ortada🌏

İklim değişikliğinin turizme etkisi, gezegensel sağlık diyeti, Gıda Ormanı röportajı, sürdürülebilir çamaşır yıkama yolları, dünyamızı iyileştiren etkinlik önerileri ve daha fazlası..

23 Ağu 2024

BMW i ile birlikte
135: Gerçekler Ortada🌏

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı