Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili
Fısıldayan ağaçlar

Dünya Hali 173
Ağaçlar Fısıldıyor ile birlikte

Bu sayı Yuvam Dünya Derneği, Boyner, Discovery Expedition ve Warner Bros. Discovery iş birliğiyle hayata geçirilen "Ağaçlar Fısıldıyor" projesi kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Doğanay Tolunay

Ağaçlar fısıldar mı? Bildiğimiz anlamda konuşmazlar doğal olarak. Ama iletişimi insanlar da dahil diğer canlılara bilgi aktarma olarak düşünürsek ağaçlar hem bizlerle hem de diğer canlılarla iletişim halindedir. 

Ağaçların biz insanlarla iletişime geçmesi veya konuşması metaforik aslında. Elbette bizimle doğrudan iletişime geçmezler. Ama doğanın dilinden anlıyorsak ağaçların bize anlatmaya çalıştıklarının farkına varabiliriz. Örneğin ağaçlar bize susuz kaldıkları bilgisini iletebilirler. Evinde herhangi bir bitki besleyen birisi yapraklar pörsümeye başladığında bitkinin suya ihtiyacı olduğunu anlayabilir. Bu durum fizyolojik bir olay olsa da bitkinin bir sorunu olduğu ilgili ve bilgili kişiler tarafından kolayca anlaşılabilir. Sadece susuzluk değil, bitki ve ağaçların yapraklarındaki renk değişimleri ve şekil bozulmalarıyla zamansız yaprak dökümleri de bir şeylerin ters gittiğinin işaretidir. 

Çoğumuz ağaçların yıllık halkalarından geçmiş yıllardaki iklimlerle ilgili bilgi edinebileceğimizi biliyordur. Sulanan ve gübrelenen ağaçların yıllık halkalarında olmasa da ağaçların gövdelerinde her yıl oluşan yıllık halkaların genişliği o yılın yağışlı veya kurak geçmesinden, sıcak ya da soğuk olmasından etkilenir. Kuraklık varsa yıllık halkalar dar olur örneğin. Yıllık halkalardan eğer ağaç geçmişte hava kirliliği, yangın, çığ, sel ve kaya yuvarlanması etkisinde kalmışsa bunların hangi yıllarda olduğu bilgisine ulaşabiliriz. Bir bakıma ağaçların geçmişinin iklimini ve kendine zarar veren olayları arşivler. Bizler de arşivlenmiş bilgiye ulaşmanın yöntemlerini bilirsek bunların zamanlarına ulaşabiliriz. İletişim bilginin aktarılması ise, ağaçlar bizimle iletişime geçmiş olmuyor mu? 

Ağaçlar sadece insanlarla değil, diğer canlılarla iletişim halindedir. 

Çiçeklerinin rengiyle, etrafa yaydığı kokularla böcekleri kendine çağırır örneğin. Ama en ilginci ağaçların kendi aralarında da iletişim kurabilmesidir. Aslında bu bilgi oldukça yeni. 1960 yılında Erik Björkman iki bitki arasında köklerindeki mikoriza mantarlarının hifleri aracılığıyla şeker transferi yapıldığını ortaya koymuştu. 1984’te David Read ve arkadaşları laboratuvar koşullarında mikoriza mantarlarının oluşturduğu ağlarla bir bitkiden diğerine karbon taşınabildiğini ortaya koydu. 1997 yılında ise Suzanne Simard doğada iki bitki arasında mikoriza mantarları aracılığıyla karbon aktarımı olduğunu ispatladı. Mikoriza mantarları bitki köklerine bulaşan simbiyotik canlılar. Bir başka ifadeyle mikoriza mantarlarıyla bitkiler arasında kazan-kazan ilişkisi var. Mikoriza mantarları bitkiden karbon ihtiyacını karşılarken kılcal köklere benzeyen ve hif adı verilen, toprak içinde ağ gibi yayılan organlarıyla bitkiye çok daha geniş bir alandan su taşınmasını sağlar. Aynı zamanda bitkilerin atmosferden doğrudan alamadığı azotu bitkinin kullanabileceği amonyum formuna dönüştürerek üzerinde yaşadığı bitkinin daha iyi beslenmesine katkı sağlar. Mikoriza mantarlarının bu işlevi uzun yıllardır bilinse de Björkman, Read ve Simard mikoriza mantarlarının oluşturduğu ağlarla bitkiler arasında şeker ve karbonun taşınabildiğini ortaya koydu. Hatta Simard yazdığı bir makalede mikoriza mantarlarının ormanlarda oluşturduğu ağları internet ağı için kullanılan World Wide Web (dünya çapında ağ) kavramına benzeterek kullandığı Wood Wide Web (orman çapında ağ) kavramı oldukça ses getirmişti. Sonraki yıllarda mikorizal ağlarla bitki hormonları, enzimler, bitkinin büyüme ve gelişiminde yer almayan ikincil bileşiklerin bir bitkiden diğerine taşınabildiği ispatlanmıştır. 

Hala ağaçların birbiriyle nasıl iletişime geçtiği konusuna gelemediğimin farkındayım. Ama mikorizal ağlarla bitkiler arasında infokimyasal olarak adlandırılan ve bitkilerin çeşitli zararlılara karşı koymak için ürettikleri alkoloidler, uçucu organik bileşikler, glikozitler gibi bileşikler de iletilmektedir. Örneğin yaprakları bir böcek tarafından yenmekte olan ağaçta bu infokimyasalların miktarı artar ve mikorizal ağlarla komşu ağaçlara taşınır ve sinyali alan komşu ağaç zararlı böceğe karşı hazırlıklara başlar. Böylece mikoriza ağlarıyla komşu ağaçlar arasında iletişim gerçekleşmiş olur. Bu durumu kablolu ağlara benzeten bilim insanları da bulunmaktadır.

İnfokimyasalların sadece mikoriza mantarlarının oluşturduğu ağlarla değil havadan da iletilebildiği ortaya konmuştur. Kablosuz ağa benzetilen bu olayda yine böcek zararıyla strese giren bitkilerden havaya yayılan monoterpenler ve seskiterpenler gibi biyojenik uçucu organik bileşiklerin komşu bitkilere ulaştığında bilgiyi alan zararlıya karşı yapraklarında bu bileşiklerin miktarını arttırarak hazırlık yapar.

Doğa muazzam değil mi? 

Halen öğrenmeye devam ediyoruz, en azından bilimsel olarak. Ama doğadan kopup kentlerde beton blokların arasında yaşamaya başladıktan sonra bizim dışımızdaki canlıları, doğayı ve haliyle doğanın dilini unuttuk. Unutmasak bu kadar çok yangın çıkar mıydı? Ülkemizde yılda 3 binden fazla orman yangını çıkıyor ve bunların %90’ını insanlar başlatıyor, iklim değişikliği ise insanların başlattığı yangınları mega yangına dönüştürüyor. Doğadan kopmasak yangınlarda hiç suçu olmayan kızılçamı suçlar mıydık? Ya da kesilen bir ormandaki her bir ağacın yerine 5 katı fidan dikileceği açıklanınca tamam o zaman der miydik?

Ben ağaçların fısıldadığını değil çığlık attığını duyuyorum. Hatay’a yaptığım bir seyahatte geçen yılki şiddetli kuraklıkta 9 bin hektar kızılçam ormanının kuruduğunu gördüm. Hatay Havaalanı Meteoroloji İstasyonu verilerine göre bölgeye bütün yıl metrekareye sadece 167 litre yağmur düşmüştü. Ülkemizde kişi başına günlük su tüketiminin 200 litre civarında olduğunu söylersem bu miktarı gözünüzde canlandırabilirsiniz. Kızılçamların “hem yanıyorum hem de suçlanıyorum. Siz insanların neden olduğu iklim değişikliği de cabası” dediğini size iletebilirim. 

Peki ağaçlar size neler fısıldıyor?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

173: Ağaçlar Fısıldıyor 🌳

Ağaçlar Fısıldıyor Projesi, İklim Krizine Karşı Orman Gibi Düşünmek, Fıstık Ağacı Portresi, Kusursuz Fırtına El Niño ve Atlantik’in Kalp Atışları ve çok daha fazlası sizleri bekliyor...

01 Tem 2026

173: Ağaçlar Fısıldıyor 🌳

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı