‘Hafıza’nın dehlizlerinde birinci sınıf bir oyunculuk: Jessica Chastain


Şehrin groove radyosu Literal Radio yayında
Soul, funk, disco, R&B ve electronica ağırlıklı seçkisiyle kent sakinlerini etkisi altına alan şehrin groove radyosu , daha iyi müziğe olan özlemine çare sunmak için seni hanesine davet ediyor. Şehrin kalabalığından kaçıp müzikle…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
2011-2012 sezonuydu. İlk hangi filmini izlediğimi hatırlamasam da, 2011 sinema yılını kendimce onun yılı ilan ettiğimi hatırlıyorum. Kariyerine ses getiren bir tiyatro oyuncusu olarak başlayan Juilliard mezunu Jessica Chastain, John Madden’in The Debt’inde parladıktan sonra 2011’de inanılmaz bir yükselişe geçmişti: Jeff Nichols’un Take Shelter’ında eşinin paranoyasına başkaldıran, Terrence Malick’in The Tree of Life’ında oğlunun yasını tutan kadınları canlandırmış; Tate Taylor’ın The Help’inde 1960’ların ırkçı Mississippi’sinde siyah hizmetçisine eşiti olarak davranan bir ev kadını olarak dikkat çekmişti.
Üstelik bunlar sadece benim izlediklerimdi. Yine 2011’de Ralph Fiennes’ın Coriolanus uyarlamasında ve Ami Canaan Mann imzalı gerilim filmi Texas Killing Fields’da da boy göstermişti. The Help ile elde ettiği ilk Oscar adaylığını altına dönüştüremese de erken kariyerinin altın yılını yaşamıştı.

Memory | Kaynak: MUBI
Jessica Chastain’in nasıl bir oyuncu olduğunu ya da nelere önem verdiğini düşününce, Wikipedia sayfasının henüz ikinci cümlesindeki şu ifadenin bile onu tanımlamak için yettiğini fark ediyorum: “Çoğunlukla feminist temalı projelerde rol almasıyla tanınan”... Chastain’in rol aldığı filmleri feminizm açısından analiz etmek için çok daha ayrıntılı bir araştırmaya ve bu kısa portreden çok daha fazla alana ihtiyacım var tabii ki.
Fakat rol almayı kabul ettiği projelerdeki karakterlerin Hollywood’un geleneksel kadın karakterlerinden farklı bir yerde durduğu bir bakışta görülüyor. 30’lu yaşlarında parlamaya başlayan bir oyuncu olarak, yükselişiyle bile Hollywood’un kadınları soktuğu kalıplara başkaldırdığı da...
Jessica Chastain, genç yaşta yıldız olup 40’ına girer girmez pabucu dama atılan kadın yıldızların* maruz kaldıkları cinsiyet eşitsizliğine isyan etmeye ve süregelen bu anlatıyı değiştirmeye başladığı bir dönemin yıldızı. “Geleneksel kadın rollerini tercih edenlerden değilim...” diyor ve ekliyor: “...çünkü geleneksel kadın karakterlerin çok ilgi çekici olduğunu ve gerçek hayatı temsil ettiklerini düşünmüyorum.”
*Konuyla ilgili olarak Searching for Debra Winger (2002 Rosanna Arquette) ve katılımcıları arasında Chastain’in de yer aldığı This Changes Everything (2018, Tom Donahue) belgesellerini izlemeni öneririm.

Memory | Kaynak: MUBI
Herhangi bir erkek karakterin eşi, annesi ya da kızı olmaktan öteye geçen rolleri kabul ederek sinemada iyi seçimler yapan ve nihayetinde The Eyes of Tammy Faye (2021, Michael Showalter) ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına uzanan Chastain’in Oscar sonrası dönemdeki çarpıcı rollerinden biri Memory filminde: Film, farklı sebeplerle yalnız kalmış, biri geçmişindeki travmayla diğeri ise genç yaşta yakalandığı demans hastalığıyla mücadele eden Sylvia ve Saul’un tanışma ve bağlanma hikayesini anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ülkesi Meksika’da çektiği filmlerin, özellikle de korkunç bir akran zorbalığı hikayesi anlatan After Lucia / Después de Lucía’nın (2012) etkisinden halen kurtulamadığım, sonrasında Chronic ve Sundown gibi filmlerle uluslararası oyuncularla çalışmaya başlamış Michel Franco oturuyor. Başrolleri Chastain ile bu rolüyle geçen yılki Venedik Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu seçilen Peter Sarsgaard paylaşıyor.
Memory’nin henüz ilk sahnelerinden Sylvia’nın korku ve endişeyle yaşadığını, erkeklere güvenmediğini ve kızını korumak için de fazlasıyla çaba gösterdiğini anlıyoruz. Başta temkinle yaklaştığı, varlığından huzursuzluk duyduğu Saul’a yaklaşımı korkudan öfkeye, öfkeden şefkate ve şefkatten aşka evriliyor. Duygular ve hayatın gerçeklerinin sürekli çarpıştığı film için Peter Sarsgaard şöyle diyor: “Tek söyleyebileceğim filmin sonunun çok üzücü başka bir filmin başlangıcı olduğu.” Chastain, ilerledikçe farklı duyguların bayrağı devraldığı, iki karakterin de daimi bir dönüşümde olduğu bu filmin ve sırtlandığı karakterin üstesinden onu yıldız bir oyuncu yapan yeteneği ve ışığıyla geliyor.

Memory | Kaynak: MUBI
Sylvia karakterinin bir işlevi de kendi yaşadığı travmayı farklı şekillerde hatırlayan ve yaşananlardan farklı şekillerde etkilenen üç nesilden üç kadının merkezinde yer aldığı aile dinamiklerine yön vermesi. Kızı, ablası ve annesi arasında kalan ve kendi “hatırına” güvenmekle hatıralarından şüphe etmek ikilemini yaşayan Sylvia’nın yaşadıkları ve arada kalmışlığını yansıtmak da Jessica Chastain gibi bir oyuncunun yeteneğini gerektiriyor.
Memory, kısa bir süre önce MUBI kataloğuna eklendi. Oyuncunun hatırımızda kalan diğer performanslarından derlediğimiz listeyi de Pazar günkü Aposto Gündem’de okuyabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aslı Özge ile belgesel ile kurmaca arasındaki filmi "Faruk" üzerine sohbet, MUBI'de yayınlanmaya başlayan "Memory"nin yıldızı Jessica Chastain’in kariyerine bir bakış.
30 Ağu 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.




