John Wilson’ın kamerası: How to with John Wilson

John Wilson’ın kamerası sadece New York sokaklarını değil, şehir yaşamını ve insanî duyguları da kaydediyor.
John Wilson’ın kamerası: How to with John Wilson

26 Ekim - Disney+
Disney+ ile birlikte

Çoklu evrende hız trenine biniyoruz: Loki ikinci sezonuyla Disney+’ta Ekim ayıyla şöyle bir ürperdik, biraz üşüdük, kışlıkları hafiften hazırladık. Modumuzu evde, ekran karşısında yakalamaya ise çoktan başladık. Sonbaharı bir kenara bırakırsak, nedenimiz elbette belli: Loki ikinci sezonuyla şimdi Disney+’ta ! Neler oluyor? Bir önceki sezonun şok edici finalini hatırlayanlar olarak burada mıyız? Dizi, Loki’nin kendisini Zaman Değişim Otoritesi’nin ruhu için verilen bir savaşta bulmasıyla şimdi kaldığı yerden devam ediyor. Uzay ve zaman arası çıktığı yolculukta kendini büyük tehlikelerle karşı karşıya bulan Loki; Mobius ve Hunter B-15’le birlikte yeni ve geri dönen karakterlerden oluşan bir ekiple beraber birlikte yola çıkıyor. Sürekli genişleyen ve giderek tehlikeli hâle gelen bu çoklu evren yolculuğu için tahmin edersiniz ki heyecanımızı gizleyemiyoruz. Tom Hiddleston ’ın hayat verdiği ve ikonik Fesatlık Tanrısı Loki’nin maceralarını aktaran dizi, her cuma yeni bölümleriyle bizlerle. En iyisi Loki için kaldığımız yerden Disney+ ’ta devam edelim.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Merhaba New York.” diye başlıyor konuşmasına dış ses. Fondaki dev çöp konteyneri Manhattan silüetinden rol çalıyor. “Büyük bir şehirde havadan sudan konuşmak için sayısız fırsatınız olur…” diye devam ediyor. Değişen görüntüde, bir binanın önünde havadan sudan konuşan insanlar görüyoruz. “…oysa bazı insanlar ne pahasına olursa olsun bundan kaçınırlar.” Tekrar değişen görüntüde bu kez bir bankta yan yana oturan iki kişiden birinin montuyla kafasını örtüp gizleniyor.

Duyduğun dış ses, John Wilson’a ait - ki dizinin adından dolayı bunu tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Bu belgesel-komedi dizisinin yaratıcısı ve yıldızı olan John Wilson, doğup büyüdüğü şehri de en az kendisi kadar odağa yerleştiriyor. Ama Manhattan’ın önünü kesen çöp konteynerinden anlayabileceğin gibi, en albenisiz hâlleriyle. Bu arada yanlış okumadın, belgesel ve komedi janrlarını birleştirip tek bir alt-tür olarak kullandım. Çünkü bu yapımı tarif edebilmenin tek yolu bu. John Wilson’ın kamerasının belki de yıllardır New York sokaklarından topladığı tuhaf, ilginç, anlam verilemez, saçma, komik ama her ne olursa olsun doğal ve gerçek görüntüler; her bölümde farklı başlıklardaki hayat tavsiyelerine eşlikçi olarak kurgulanıyor. İlk bölümün başlığının belirmesine kadar geçen 57 saniye boyunca New York şehri ve insanlarına dair onlarca görüntü gözlerinin önüne serilmiş oluyor bile.

Mevzu nedir? How to with John Wilsonşehir yaşamı ve gündelik yaşama dair basit konularda tavsiye veren bölümlerden oluşuyor: Nasıl havadan sudan konuşulur?, Hafıza nasıl geliştirilir?, Hesap nasıl bölüşülür?, Piller nasıl çöpe atılır?, Rüyalar nasıl hatırlanır?… Fakat pek tabii ki mesele hiçbir zaman bu kadar basit değil. Dizi boyunca John Wilson’ın kişisel yaşamına, kırılgan ruhuna, tuhaf alışkanlıklarına (bir de tanıdığınıza çok sevineceğiniz harikulade bir yaşlı kadın olan ev sahibine) dair de çok şey öğreniyorsun. Onun kendisiyle, insanlarla ve şehirle kurduğu ilişkiler aracılığıyla kendine dair de çok şey öğreniyorsun belki de. How to Make Small Talk adlı ilk bölümde şöyle diyor örneğin John: “Havadan sudan konuşurken insanlara evindeki süs bitkisinden de söz edebilirsin. Ama onun eski sevgiline dair bir hatıra olduğunu, çünkü onu sana seni sevdiği için hediye ettiğini ama senin duygusal olarak ona karşı asla erişilebilir olmadığını asla söyleme.

John Wilson | Kaynak: The Rolling Stone

John Wilson. 1986,Queens, New York doğumlu John Wilson, ergenliğinde babasının aldığı kamerayı kullanarak etrafını bir lensin ardından gözlemlemeye başlamış. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir özel dedektif için çalışmaya başlamış. (İnan ki How to with John Wilson’da tanık olacakların seni onun rızalı ya da rızasız görüntü alma konusundaki kabiliyetine hayran bırakacak ve kariyerinin bu dönemini çok anlamlı kılacak.) Belgesel sinemacılık konusundaki ilham kaynakları arasında Les Blank, George Kuchar ve Bruce Brown’u gösteren Wilson, 2015 yılında Vimeo için Sundance Film Festivali hakkında bir belgesel yapması istendiğinde komedyen ve senarist Nathan Fielder’ın dikkatini çekmiş. Fielder’ın ortak-yapımcılarından olduğu How to with John Wilson’ın yolculuğu da böylece başlamış. İlk bölümü 23 Ekim 2020’de HBO’da yayınlanan dizinin ilk iki sezonu arasına pandeminin girmiş olmasının etkisinin olumlu yönde olduğunu söyleyebilirim. How to with John Wilson’ın üçüncü ve final sezonu ise 1 Eylül 2023’te sona erdi.

How to with John Wilson’ın yıldızlarından, John'un ev sahibi | Kaynak: HBO Max

Gözü olmak ve görmek. Herkesin gözü varken ne denli farklı görülebileceğini kanıtlayan How to with John Wilson görme biçimleri hakkında düşünmene, günlük yaşamın rutininde ve şehir yaşamının karmaşasında gözünden kaçan detayların farkına varmana ve hiç tanımadığın insanlarla duygusal bağlar kurmana vesile olacak. John Wilson’ın etrafındaki detayları görme biçimi bir yana, bunları kurgulama başarısı da takdire şayan. Görüntülere yazdığı metinlerin ya da metinlerle eşleştirdigi görüntülerin ardında yatan hınzırlık da cabası...

Benzer işler:

  • Faces Places / Visages villages (2017, JR ve Agnès Varda)
  • The Rehearsal (2022-..., Nathan Fielder)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

📹 John Wilson’ın kamerası, Filmekimi filmleri için ikinci şans

Filmekimi’nde kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için gelecek programdakiler; “Televizyonda ne var?” köşesinde How to with John Wilson.

27 Eki 2023

Disney+ ile birlikte
How to with John Wilson | Kaynak: The New Yorker

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi