Jüpiter'in uydularında yaşam arayacak JUICE görevi başladı


Stratejik satın alma ve tedarikçi çözümleri platformu: Promena Koç Topluluğu şirketi Zer ’in markası Promena , ihale yönetiminden tedarikçi yönetimine çeşitli süreçlerde şirketlere online kolaylıklar ve raporlama imkânı sağlıyor. Neler var? Satın alma süreçlerini kolaylaştıran dört modülden oluşan Promena ; sözleşme yönetimi, e-satın alma, ihale yönetimi ve tedarikçi yönetimi modülleriyle tedarik zinciri ve satın alma profesyonellerine kolaylık ve hız vadediyor. Promena Tedarikçi Ağı , tedarikçilerin ürün ve hizmetlerini alıcı firmalarla buluşturabileceği, alıcı firmaların ise tedarikçi ağını genişletmelerine olanak sağlayan elektronik bir fuar ortamı sunuyor. 13 dilde kullanılabilen Promena’nın uzman müşteri hizmetleri ekibi, müşterilere özel tasarlanan çözümler ve danışmanlık hizmetleriyle süreçlerin daha başarılı olması için her zaman desteğe hazır. Neden önemli? Tedarik zincirindeki tüm paydaşlar arasındaki iş birliği ve dijital süreçlerin benimsenmesi, son yıllarda sıkça yaşanan tedarik zinciri kesintileri gibi zorluklarla mücadelede kilit rol oynuyor. Uluslararası arenada sektörde adını duyuran ilk yerli platform olan Promena , sunduğu verimlilik odaklı teknolojik hizmetlerle, satın alma, tedarik zinciri ve satış departmanlarının yanında yer alıyor. Dahası: Satın alma profesyonellerine sektör analizleri sunan SpendMatters şirketinin 50 to Watch listesinde yer alan Promena , satın alma ve tedarik zinciri yönetimi alanında dünyanın en iyi şirketlerini değerlendiren ISG'nin Provider LensTM raporunda da Product Challenger olarak öne çıkıyor. Promena ’yı hemen denemek için bu bağlantıyı ziyaret ederek demo talep edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Jüpiter'in uydularını inceleyeceği "JUICE" (Jupiter Icy Moons Explorer ) görevi, bugün gerçekleşen fırlatma ile resmen başladı. Jüpiter'in Büyük Kırmızı Leke'sini, kutup auroralarını ve gezegenin güçlü manyetik alanının uydularındaki koşulları nasıl şekillendirdiğini araştırmakla görevli olan JUICE uzay aracının görev noktasına 2031 yılında varması bekleniyor.
Detaylar: ESA'nın şimdiye kadar gerçekleştirdiği en karmaşık görev olarak nitelendirilen JUICE görevi kapsamında uzay aracı, Jüpiter'in Güneş'ten yaklaşık yarım milyar mil uzakta hüküm süren dondurucu koşullara karşılık buzlu yüzeylerinin altında derin sıvı su okyanusları bulunan üç uydusu Europa, Callisto ve Ganymede'i ziyaret edecek.
- Jüpiter'in uydularında yüzey altında tuzlu su okyanuslarının olduğu gerçeği, bu uyduların yaşam belirtileri ve yaşanabilirlik açısından "keşfedilecek Güneş Sistemi mekânları" listesinde üst sıralarda konumlandırılmasına neden oluyor. Bu, Dünya'nın her yerinde okyanus tabanlarında bulunan hidrotermal bacaların Jüpiter'in uydularında da olması hâlinde, burada yaşamın var olması için yeterli sıcaklığın sağlanabileceği anlamına geliyor.
- 8 yıllık yolculuğun ardından göreve başlayacak olan JUICE uzay aracı, Jüpiter'in Büyük Kırmızı Leke'sinin neden küçüldüğü, üçüncü büyük uydusu Io'nun neden güneş sistemindeki volkanik olarak en aktif cisim olduğu ve Jüpiter'in okyanus barındıran uydularında şu an ya da en azından bir noktada yaşam olup olmadığı gibi sorulara yanıt arayacak.
- Juice'un ziyaret edeceği üç uydudan sadece Europa'nın yaşam barındırma potansiyeline sahip olduğu düşünülüyor. Genişliği 2 bin milin biraz altında olan Europa'nın Ay'dan daha küçük olduğu bilinmekle beraber 100 mil derinliğe varan okyanusuyla Dünya'nın tüm okyanuslarının toplamından iki kat daha fazla su barındırdığı değerlendiriliyor.

Europa/NASA
- Europa'nın okyanusunun kayalık bir deniz tabanına sahip olduğu düşünülüyor ki bunun canlı organizmaları sürdürebilecek termal bacalar ve besin maddeleri olasılığını artırması Europa'yı çok daha ilgi çekici hâle getiriyor.
- Konuya ilişkin olarak Leicester Üniversite'sinden görev bilimci Profesör Emma Bunce, "Bu okyanus derinliği Dünya'daki en derin okyanusun 10 katıdır ve okyanusun kayalık bir zeminle temas halinde olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bu, karışımın ve bazı ilginç kimyanın olduğu bir senaryo sağlıyor" ifadelerini kullanıyor.
Dahası: Görev kapsamında JUICE uzay aracı Europa'ya iki uçuş gerçekleştirecek; ancak bu uçuşlar, Europa'nın Jüpiter'e yakınlığı nedeniyle maruz kaldığı yoğun radyasyon alanıyla sınırlı olacak. Öte yandan, NASA'nın 2024'te fırlatacağı ve daha doğrudan bir rota izlemesi nedeniyle uyduya 2030 yılında varacak olan "Europa Clipper" aracı, Europa'ya ilişkin daha detaylı gözlem sunacak.

Ganymede/New York Times
- JUICE, ağır kraterli bir uydu olduğu bilinen Callisto'ya 21; Merkür'den daha büyük olan boyutuyla Güneş Sistemi'nde kendi manyetik alanına sahip olan Ganymede'e ise 12 uçuş gerçekleştirecek. 2034 yılında Ganymede yörüngesine girmesi planlanan JUICE uzay aracı, böylece kendi uydumuz Ay dışında bir uydunun yörüngesine giren ilk uydu olarak tarihe geçecek.
Perde arkası: ESA ve NASA'nın Jüpiter görevlerinin temelinde, 1995-2003 yılları arasında Jüpiter'in yörüngesinde dönen NASA'nın Galileo uzay aracından elde edilen heyecan verici sonuçlar yer alıyor. Gelileo'nun Europa'nın kabuğunun altında iletken bir buz tabakası olduğunu gösteren manyetik sinyali keşfetmesi, bilim insanlarını Europa'nın içinin küresel bir okyanusla kaplı olduğuna inanmaya itiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Elon Musk'dan yapay zeka hamlesi. Türkiye'nin metre altı çözünürlüğe sahip ilk yerli ve milli gözlem uydusu. Jüpiter'in uydularında yaşamın izlerini arayacak JUICE görevi.
17 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.




