Kadın müzisyenler, bedenlerine dair söz hakkını geri alıyor

Billie Eilish, Charli XCX ve Lorde, zayıf ve güzel görünmek için yaşadıkları baskıyı müziklerine aktararak sevenlerine “Yalnız değilsin” diyor. Z jenerasyonunun yıldız popçuları, bir önceki neslin altında ezildiği tüm tabuları birer birer yıkacak gibi görünüyor.
Kadın müzisyenler, bedenlerine dair söz hakkını geri alıyor

15 Temmuz - Les Benjamins - Duende
Les Benjamins ile birlikte

Kültürlerarası bir yolculuk: HUGO x Les Benjamins Çağdaş Doğu'nun çok yönlü sesi Les Benjamins ve moda dünyasının köklü ismi HUGO , geçmişin izini yenilikçi bir bakışla sunan yepyeni bir kapsül koleksiyona birlikte imza atarak, hepimizi kol kola çıkılan kültürlerarası bir yolculuğa davet ediyor. Los geht's o hâlde! Batı'nın sokak kültürünü, Doğu'nun az belgelenmiş yer altı dünyasıyla birleştiren Les Benjamins , Doğu’nun alt kültürlerini oldukça heyecan verici bir şekilde temsil ediyor ve 2011’den bu yana yaratıcı bir düzlemde gençlerin sesi olmaya devam ediyor. Les Benjamins’in Türk mirasını HUGO ’nun imzası ile birleştiren bu özel koleksiyon, yalnızca bir işbirliği olarak değil; tarihe dokunan, kimliğini sahiplenen ve bunu üzerinde taşımanın verdiği mutluluğu paylaşan bir birliktelik olarak öne çıkıyor. HUGO x Les Benjamins : Estetiklerin bir araya gelmesinden daha fazlası; gelenekler arasında bir diyalog, tarihler arasında bir harman ve modanın dünyaları birleştirme ve bireylere ilham verme gücünün vücut bulmuş hâli. Koleksiyon; tekrarlayan ikonografi, sevgi, birlik ve güven hikâyesini her parçaya özenle işliyor. Karşımıza çıkan kuğu sembolü, Türkiye ve Almanya arasındaki birliğe ve geçmişe görsel bir ses olurken; nakışlı gül detayları , mesafelerle ayrı düşen aileleri ve partnerleri bağlayan kalıcı sevgiyi simgeliyor. "Anahtar Çocukları"nın gücünü tanıyan çift anahtar rozeti de bir o kadar içten bir açıklama. Gastarbeiter'ın çocukları olan bu çocuklar, ebeveynleri çalışırken boyunlarında ev anahtarlarını taşıyarak genç yaşta bağımsızlık ve sorumluluk gösteriyor. Çift anahtar rozeti, sadece dayanıklılığı onurlandırmakla kalmayıp aynı zamanda kapsülün bir sonraki nesil için kapıları açma, onların kendi anlatılarını yaratma isteğine ışık tutuyor. Yaratıcı ifadenin sevincini ve kültürlerin ortak hikâyesini kutlayan HUGO x Les Benjamins koleksiyonunu buradan keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

“Sahne kıyafeti tartışma yarattı”, “Transparan kıyafetiyle sahneye çıktı”, “Kilo verdikten sonra göbeğini açtı”, “O fotoğraf filtre mi yoksa estetik mi” gibi başlıkları okurken aklınıza çoğunlukla kadın sanatçılar geliyor değil mi? Dünyanın neredeyse her yerinde kadın sanatçıların sahne kıyafetleri ve bedenindeki değişiklikler şarkılarından daha çok konuşuluyor. Kamuya mâl olmuş kadınlar kendi bedenlerine dair söz hakkına pek de sahip değil. 

Sosyal medyada kullanılan filtrelerin şekillendirdiği güzellik algısı nedeniyle toplumun bir kesimi, mükemmelliği sanatçıların sesinde değil bedeninde arıyor. Araştırmacılar, sosyal medyanın güzellik trendlerinin, vücut imajını ve öz saygıyı kötü etkilemede büyük bir rol oynadığını söylüyor. Dayatılan güzellik standartları birçok tezin ana konusu oluyor.

Neyse ki günümüzde tüm bu çağdışı düşünceleri çürütmeyi hedefleyen sanatçılar da var. Bir önceki neslin aksine şimdinin yani Z kuşağının pop yıldızları, güzel ve zayıf görünmeleri için yapılan baskıyı, parçalarında çarpıcı bir dille eleştiriyor. Pop müzik dünyasında oldukça büyük bir tabu olarak görülen bu durum, son dönemde çıkan birçok albümün şarkı sözlerinde işleniyor. Sanatçılar röportajlarında hayranlarının sahip olduğu görünüşü sahiplenmesi için önemli açıklamalar yapıyor.

Poster kızı imajını yerle bir etti

Billie Eilish, yeni albümü Hit Me Hard and Soft’taki Skinny ve Lunch şarkılarında bedeni ile yaşadığı sorunları açık sözlülükle dile getiriyor. Skinny’de şu sözler yer alıyor:

“People say I look happy
Just because I got skinny
But the old me is still me and maybe the real me
And I think she’s pretty”

Eilish, büyüme süreci boyunca vücuduyla ilgili aşağılamalara ve görünüşüyle ilgili rahatsız edici ifadelere maruz kalan genç müzisyenlerden. Sanatçı bu nedenle kariyerinin ilk yıllarında sahnede ve günlük hayatında bol giysiler giymeyi tercih etti. Bir önceki jenerasyonun pop yıldızlarının kusursuz poster kızı imajını asla sahiplenmedi. Spot ışıkları altında büyürken tüm klişelere meydan okuyarak "beden olumlama" düşüncesini sahiplendi fakat röportajlarında, bedeniyle olan ilişkisinde büyük zorluklar yaşadığını da itiraf etti.

Billie Eilish 

2021’de diyet hapları aldığını ve henüz 12 yaşındayken düzensiz beslenme alışkanlıkları edindiğini söyledi. O zamandan beri çok yol kat ettiğini belirten sanatçı, kendine güvenmeyi öğrenmiş olsa da yapılan yorumların canını yaktığını inkar etmiyor. Eilish, geçen Haziran’da Vogue’a verdiği röportajda şunları söyledi: 

“Kendimi eskiden olduğundan daha çok seviyorum ve insanların nasıl hissettiğinden çok kendimin nasıl hissettiğiyle ilgileniyorum. Ama yine de bir sürü saçma yoruma denk gelebiliyorum. Bu da hâlâ duygularımı çok incitebiliyor.

Eilish, eski şarkısı Not My Responsibility’de de konudan bahsediyordu:

“Would you like me to be smaller, weaker, softer, taller?
Would you like me to be quiet?
Do my shoulders provoke you?
Does my chest?
Am I my stomach? My hips?
The body I was born with”

Eilish, Lunch şarkısında da yeme bozukluğuna dair bazı göndermelerde bulunuyor. Sosyal medyada bedenine dair yapılan eleştirilerin onu nasıl etkilediğini de şöyle anlatıyor: 

“Kimin umurunda? Bütün dünya bir anda benim nasıl bir insan olduğuma karar verdi. Bu konuda hiçbir şey söyleyemedim, yapılan yorumları kontrol edemedim. Hiç kimse bir şey veya diğeri olmaya zorlanmamalı. Zaten her yanımızda çok fazla etiket var.”

'Bedeninizi takdir edin'

Bir önceki jenerasyonun pop yıldızlarından Britney Spears ve Christina Aguilera, kiloları nedeniyle en çok baskı gören isimlerdendi. İki yıl önce katıldığı bir programda “Zayıf görünmenin tek yolunun şişman insanlarla takılmak” olduğunu söyleyen Britney, şişmanlıkla alay etmesi nedeniyle eleştiriler aldı. Kendisi kabul etmese de yıllarca üzerinde kurulan beden baskısını haklı bir düşünce olarak özümsediğini yorumlarda açıkça gördük. Aguilera da kilo aldıktan sonra yaşadığı zorbalığı yıllar sonra itiraf etti: 

“Kendi bedeninizi takdir etmeye ve ona sahip çıkmaya başlayın.”

Fotoğraf: The Quietus

Kim Gordon’un 32 yaşında anoreksiya nervoza komplikasyonları nedeniyle ölen Karen Carpenter’ın ağzından yazdığı Sonic Youth’un 1990 yılında çıkan teklisi Tunic (Song for Karen) da kendi döneminde bu durumu dile getiren nadir eserlerden biri olarak görülüyor. Gordon, müthiş bir empatiyle “I feel like I’m disappearing, getting smaller every day, But I look in your eyes, and I’m bigger in every way” diyor. Gordon’un bu şarkı ile tartışmaya açtığı konu, popüler müzik dünyasında hep bir tabu olarak görüldü. Şimdiye kadar…

Kiloları yüzünden sahneden uzak kaldığını itiraf ediyor

Yeni nesil pop yıldızları, artık modası geçmiş beden baskısının izlerini taşımaya devam ediyor. Düzensiz beslenmeye yenik düşerek yaşadıkları depresyon, kaygı ve kabul görememe korkusunu da bir bakıma şarkı sözleriyle yenmeye çabalıyorlar. Taylor Swift, 2020’de yayınlanan belgeseli Miss Americana’da yeme bozukluklarıyla mücadelesini dile getiriyor. Swift, You’re on Your Own, Kid şarkısında yaşadıklarından şöyle bahsediyor: 

“I hosted parties and starved my body, like I’d be saved by the perfect kiss.”

Sanatçı, 2006’da yayınladığı Tied Together With a Smile’da da lisedeki sınıf arkadaşının yaşadığı yeme bozukluğunu anlatıyor.

Charlie XCX (Fotoğraf: Women in Pop)

Charli XCX’in yeni şarkısı Girl, So Confusing’in remiksinde yer alan Lorde de kilo alıp vermesinin onu basından ve sahnelerden uzak durmaya yönelttiğini itiraf ediyor. Şarkının orijinal versiyonunda Charli XCX, internetin ve müzik endüstrisinin kendisini başka bir kadın şarkıcıyla karşı karşıya getirmesine ve bu karşılaştırmanın sonucunda yaşadığı güvensizliğe gönderme yapıyordu. Sanatçı burada Lorde’den bahsediyordu.

Lorde de şarkının yeni versiyonunda bir bakıma ona cevap veriyor. Kendi güvensizlikleriyle boğuştuğunu, bedeninin nasıl göründüğüyle uğraştığını, Charli ile fotoğraf çektirmekten ve onunla bedensel olarak karşılaştırılmaktan korktuğu için etrafına duvarlar ördüğünü itiraf ediyor: 

“For the last couple years, I’ve been at war with my body
I tried to starve myself thinner
And then I gained all the weight back
I was trapped in the hatred
And your life seemed so awesome
Forgot that inside that icon, there’s still a young girl from Essex
I ride for you Charli.”

Lorde, “Kendimi aç bırakıp zayıflamaya çalıştım ve sonra bütün kilolarımı geri aldım” derken adeta yeni neslin kusurlarını saklamadan açık bir şekilde sanatıyla öne çıkabildiğini de kanıtlıyor.

'Aynadaki kendi gözlerime boyun eğdim'

Lizzo (Fotoğraf: IMDB)

Ana akım pop müzik dünyasında kilosu hakkında en çok baskı görenlerden biri de Lizzo. Sanatçı, şarkı sözlerinde ve sosyal medyada kendini sevmeyi öne çıkararak "beden olumlama" hareketinin yüzü oldu ancak bu yılın başlarında bir itirafta bulundu: 

“Her gün bedenimi sevdiğim yalanını söylemeyeceğim.” 

Lizzo, geçen yıl da dansçılarını bedenleri konusunda zorbaladığı için dava edildi. Sanatçının karşılaştığı öfkenin bir kısmı da ırkçılığa dayanıyordu. Lizzo, melezliğinin üzerini örtmek için 21 yaşında kalça büyütme ameliyatı olduğunu da açıkladı.

SZA da yaşadığı beden baskısını bir röportajında şu sözlerle dile getirdi: 

“Sektörün baskısına boyun eğmedim. Aynadaki kendi gözlerime boyun eğdim.”

Beyoncé’nin Homecoming: A Film by Beyoncé belgeselinde de ikizlerine hamileyken aldığı kiloları hızlıca vermek için aç gezdiğini itiraf ettiği sahneler bulunuyordu.

Florence and the Machine’nin solisti Florence Welch de 2018’de yayınladığı Hunger şarkısında, geçmişte bağımlılık ve yeme bozukluğuyla verdiği mücadeleyi anlatıyordu. 

İmaj odaklı platformlara savaş açıyorlar

Lena Dunham (Fotoğraf: Getty Images)

Ana akım pop müziğin yıldız kadın müzisyenlerinin tabuları yıkarak hayatın doğal akışındaki gerçekleri sanatıyla dile getirmesi oldukça önemli. Bu sayede hitap ettikleri kitle yalnız olmadığını görüp karşısındakiyle çok daha gerçek bir bağ kurabiliyor. Mesela Lena Dunham’ın yarattığı 2012 yılında yayınlanmaya başlayan Girls dizisinde Dunham, bedenini tüm kusurları ile sergiliyor ve hayatında kötü giden durumları bedenine bağlamıyordu. Onun ekran önündeki bu büyük özgüveni ve ABD yapımı bir dizide bedeni saf gerçekliği ile sergilemesi kendi vücudumla barışmam konusunda bana oldukça ilham vermişti.

Şimdinin imaj odaklı sosyal medya platformlarının yarattığı mükemmel güzellik algısını da yeni nesil, yani Z jenerasyonu kırıyor. Eilish’in Skinny’de söylediği gibi sosyal medyanın iştahı asla tam olarak doymayacak ama beden olumlama hareketinin pop yıldızları sayesinde popüler şarkılara yavaş yavaş sızması, dünyadaki diğer sanatçılara ilham olacak…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🦸🏻‍♀️Yıkılan güzellik standartları, Gonzales'in acıları

Şarkılarıyla sosyal medyanın dayattığı güzellik standartlarına meydan okuyan kadın popçular, Cigarettes After Sex'ten biten yaz aşlarına merhem olacak şarkılar.

15 Tem 2024

Les Benjamins ile birlikte

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Müge Çubukçu ile Galerist’in 25 yıllık kolektif portresi: 'Gönül İşi' sergisi

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını "Gönül İşi" sergisiyle kutluyor. Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile sergiden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Eyl 2026

Müge Çubukçu ile Galerist’in 25 yıllık kolektif portresi: 'Gönül İşi' sergisi