Kathrine Switzer'ın özgürlük maratonu

Boston Maratonu'nda yarışan ilk kadın koşucu olan Kathrine Switzer, kadın sporcuların temsili konusunda önemli değişimlere öncülük etti.
Kathrine Switzer'ın özgürlük maratonu

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Kathrine Switzer, 123 yıllık tarihiyle dünyanın en eski uzun mesafe yarışı olan Boston Maratonu’nda resmî olarak koşan ilk kadın sporcu. 19 Nisan 1967 yılında Boston Maratonu’na sadece koşmak için katılan Switzer, yarış içinde karşılaştığı olaylarla tarihe geçeceğinden habersizdi. Switzer’ın yarış boyunca gösterdiği tutum, erkek egemen bir spor dünyasında kadın sporcular için ilham oldu.

  • Dönem: Amatör Atletizm Birliği, kadınların tüm koşu yarışmalarına katılmasına resmî olarak izin vermiyordu. Kadınlar için izin verilen mesafe sadece 2,5 kilometre idi. Bu arada, New York Syracuse Üniversitesi’nde gazetecilik okuyan Switzer, spor yapmaya ilgi duysa da okulunda hiçbir kadın takımı bulunmuyordu. Switzer da gayriresmî olarak okulun erkek koşu takımına katılmaya karar verdi ve daha sonra antrenörü olacak Arnie Briggs ile tanıştı. Antrenörünün de etkisiyle Boston Maratonu’nda yarışmaya karar veren Switzer, koşu için sıkı çalışmalar yaparken turnuva yönetmeliğinde kadınlar katılamaz diye yazılı bir kural olmadığını fark etti. Artık daha kararlı olan Switzer yine de organizasyona kayıt için belgelerini gönderirken sadece isminin baş harflerini kullanıp K. V. Switzer adıyla başvurdu. 
     
  • Yarış: Boston Maratonu'na kadın olduğunu gizleyerek başvuran Switzer, yarış günü 261 göğüs numarasıyla erkek yarışçıların şaşkınlığı içinde maratonda koşmaya başladı. Koşunun bir noktasında yarışın komite başkanı Jock Semple, Switzer'ı fark etmesi sonucunda koşucuların arasında atlayarak Switzer’ı durdurmaya çalıştı. Kararlı duruşuyla Semple'den kurtulan Switzer, koşmayı sürdürüp yarışı 4:19:31'lik zamanlamayla bitirerek tarihî bir performansa imza attı.
     
Boston Maratonu -1967
  • Değişen dünya: Maraton’un erkek sporu olduğu tabusunu yıkan Switzer, dünyadaki koşu tutkusuna sahip tüm kadınlara ilham verdi. Switzer, kadınların da koşmayı hak ettiklerini düşünürken kadınların psikolojik olarak uzun mesafelerin üstesinden gelemeyeceği ön yargısını da tarihe gömdü. Switzer’ın kadın sporcuların temsiliyle ilgili başlattığı bu süreç 1972 yılında meyvesini verirken Boston Maratonu’na kadınların resmî olarak katılması kabul edildi. Kadın maraton yarışmaları ise 1982 yılında Avrupa Şampiyonası’na, 1983 Dünya Şampiyonası’na ve 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na bir kategori olarak dâhil edildi. Kathrine Switzer ise kariyerinde 30’dan fazla maratona katıldı ve 1974 yılında New York City Maratonu’nu birinci olarak tamamladı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

#KadınaYakışır ✌️

Bu hafta da sizler için oldukça ilgi çekici olduğunu düşündüğümüz haberler ve hikâyeler hazırladık. Bu sayıda, Natalie Portman ve Serena Williams'ın yeni yatırımına, Sacramento Kings'in yıllarca süren başarısızlık lanetine ve 1967 Boston Maratonu'nda erkeklere karşı yarışan Kathrine Switzer'ın mücadelesini ele aldık.

14 Ağu 2020

#KadınaYakışır ✌️

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?