Kırmızı Manchester

Bu yıl ligdeki sıralaması ve oynadığı oyunla herkesi şaşırtan Manchester United için Premier Lig tekrar ne zaman kırmızı olacak?
Kırmızı Manchester

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Manchester City’nin Southampton galibiyetiyle Premier Lig’de 27'nci hafta geride kaldı. Lig ikincisi Manchester United ile puan farkını maç fazlasıyla 14’e çıkaran City, şampiyonluk yarışında açık favori konumunda. Hâl böyle iken gündemi kimin şampiyon olacağı değil, şampiyonun rekorları işgal ediyor. 27'nci haftada oynadığı ilk maçta zirve yarışındaki en yakın takipçisi Manchester United’a 2-0 yenilen City, 21 maçlık galibiyet serisine veda etti. Manchester United cephesinde ise işler sezon başı beklenenden iyi gidiyor. Ezeli rakip City’e karşı alınan seri bozan galibiyet United için yalnızca sembolik bir anlama gelmekten daha fazlası çünkü bu sezon büyük maçlardaki performansı ile ilgili çok eleştirilen Ole Gunnar Solskjaer, eleştirilere bir nebze de olsa cevap vermiş oldu. Solskjaer’in United’daki geleceğine karar verilirken bu önemli galibiyet ve sezon sonu ilk dört içinde yer alabilmek önemli iki referans noktası olabilir. City ve United taraftarlarının jargonuyla konuşacak olursak: Son maçta Manchester kırmızıydı; peki Premier Lig tekrar ne zaman kırmızı olacak?

  • United savunması: Uzun bir süredir Manchester United kadrosunun en zayıf bölgesinin savunma hattı olduğu herkesçe kabul edilmiş durumda. Solskjaer ve ekibi, bu sezon içinde de savunma kurgusunun zayıf göründüğü ve bireysel hatalardan gol yenilen birçok maç oynadı. Buna rağmen Chelsea, Crystal Palace ve Manchester City’e karşı oynadığı son üç lig maçında kalesini gole kapamayı başardı. Tekil maç planı kurgulamaktaki marifetlerini daha önce de göstermiş olan Solskjaer ve City maçındaki savunmanın genel performansı, rekor serinin bitmesindeki en büyük iki faktör olarak göründü. United’ın iki yarının da hemen başında bulduğu birer gol hücumdaki üretkenlik yerine defansif sorumluluklara odaklanmalarını kolaylaştırırken sol kenar odaklı hücum etmeye çalışan City karşısındaki Wan-Bissaka ve ona yardımı aksatmayan McTominay’in bireysel performansları maçın skorunu belirledi. Eğer United savunması bu seviyedeki bireysel performansları uzun vadeye yayabilirse -ki bu olasılığı düşük bir durum- stopere yapılacak bir takviyeyle ciddi şampiyonluk adayı bir takımın savunma hattı kurulmuş olabilir.

Futbol takımı 

  • United kadrosunun geleceği: İşin hücumda yaratıcılık kısmında ise yük tamamen Bruno Fernandes’in omuzlarında ve Fernandes bu sorumluluğu şu ana kadar eksiksiz yerine getirdi. Eğer United’ın şampiyon olması ihtimal dâhilinde olacaksa hücumdaki yaratıcılık sorumluluğunu paylaşacak bir oyuncu takviyesi şart görünüyor. Sezon başında bu ismin Jadon Sancho olabileceği konuşulsa da Glazerlar kesenin ağzını açmamış ve bu transfer bitmemişti. Takımın geleceği için bir sonraki seviyeye çıkmak hedefleniyorsa önümüzdeki yaz transfer döneminde ya kendi golünü yaratabilen bir santrfor ya da diğer oyunculara fırsat yaratabilen bir kanat oyuncusunun transferi kilit olacak. Gelecek için başka bir önemli nokta da elit seviyede bir "defansif oyun kurucu" bulmak olacak. Zira ne Fred ne Donny van de Beek ne de takımla problemleri hâlen devam eden Paul Pogba, United’ın ihtiyacı olan performansı istikrarlı şekilde veremedi. Oyunun savunma tarafında en azından defolar yaratmayan, Rashford ve Martial’in sevdiği boş alanlarda onları topla buluşturabilecek uzun toplar atabilen bir orta saha oyuncusu Manchester United’ın önümüzdeki sezonu ve daha da ilerisi için fark yaratacaktır. Belki de böylece, Ole Gunnar Solskjaer’in oyunculuk kariyerinden sonra menajerlik kariyeri için de bir United efsanesi olarak anılmasının önündeki en büyük engeller aşılmış olur.

    Kapak Görseli: Batuhan Çetin



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🔴 Kırmızı Manchester, Frank Sinatra’nın New York'u

Ole Gunnar Solskjaer, Julius Randle, Formula 1’de bütçe sınırı, İlke Özyüksel ve Tom Brady. Cuma spor gündeminiz hazır.

12 Mar 2021

Görsel: Batuhan Çetin

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?