Kıyamet Buzulu

Batı Antarktika’daki Thwaites Buzulu’nun aşağı kaymasını önleyen deniz buzunda çözülme başladı.
Kıyamet Buzulu

14/5 Ocak - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

“Uzmanlardan Kıyamet Buzulu Uyarısı” yazısını son zamanlarda bolca okumaya başladık. Aslında bu cümleyi Google’a yazıp arama yaptığınızda uzmanların epey zamandır aynı uyarıyı yapmakta olduklarını görebiliyoruz. O zaman problem ne? Uzmanlar bizi hep uyarıyorlar da biz dinlemiyor muyuz? Yoksa basın gene bizim ilgimizi çekmenin bir yolunu mu arıyor?

Cevap her ikisi de. Bilim insanları çıkıp “yeryüzündeki kritik ve büyük buz kütlelerinden biri beklenenden çok daha hızlı eriyebilir” dese çoğunuzun gözünde bardağın içine attığınız buz küpünün erimesinin ötesinde bir resim oluşmaz. Ama “uzmanlardan Kıyamet Buzulu uyarısı” dendiğinde, dikkatimizi kısa süre de olsa çekmeyi başarıyorlar. Aynı uyarıyı, aynı cümlelerle, üç - dört ayda bir verdiklerinde ise, bu uyarının da fazla bir etkisi kalmıyor ne yazık ki. 

Öyleyse ne bilmemiz gerekiyor?

Antarktika ve Grönland üzerinde epey kalın birer buz tabakası var. Bu buz tabakaları eridiği zaman yeryüzünün deniz seviyesi bugünkünden 70 ila 80 metre daha yüksek olacak. Dikkat ederseniz, “eriyecek olursa” değil, “eridiğinde” dedim. Yani, biz atmosfere o denli fazla karbondioksit saldık ve salmaya da devam ediyoruz ki, ısınan atmosfer bu buzulların da eninde sonunda erimesine yol açacak. Bugün bilimin tartıştığı konu, bu erimenin nasıl olacağı ve ne kadar uzun süreceği. Uykunuzu kaçırmamak için baştan söyleyeyim, deniz seviyesinin 70 metre yükselip Taksim’in bir ada olduğu günü bizler görmeyeceğiz. Bu epey uzak gelecekte yaşayacağımız bir felaket.

Bilim insanları deniz seviyesinde gelecekte oluşacak yükselmeyi hesaplarken, Antarktika ve Grönland’daki buzulların hızla eriyeceğini hesaba katmıyorlar. Belki kenar kısımlarından kopan parçalar deniz seviyesinin azıcık yükselmesine neden olabilir, ama iklim krizinin yaratacağı en büyük tehlike bu değil düşüncesindeler. 

Deniz seviyesinde yüzyılın sonuna kadar beklenen 1 ila 2 metrelik artış aslında ısınan deniz suyunun genleşmesi veya Himalayalar’daki eriyen buzullara dayanıyor, biraz da Antarktika ve Grönland’a. Fizik bilimi genelde böyle çalışıyor. Isınan su genleşiyor, okyanusların sıcaklığı birkaç derece artacağı için bu genleşmenin en önemli etmen olacağı düşünülüyor. Himalayalar’daki buzulların üzerine de güneş ışığı düştükçe onları eriteceği hesaplanıyor.

“Kıyamet Buzulu” diye adlandırılan türdeki buzulların bir kötü özelliği var. Bunlar Antarktika ve Grönland’ın denize yakın sayılabilecek tepelerinden denize kadar uzanıyorlar. Bu buzulların kayıp denize düşmesini ise hemen kıyıda ve deniz üzerinde bulunan birkaç yüz metre kalınlıktaki deniz buzları engelliyor. Deniz buzları eriyecek ya da kopacak olursa, bunların tuttuğu dev buzullar da hızla yokuş aşağı kayarak denize düşebilirler. İşte esas tehlike burada; çünkü bilim insanları deniz seviyesinde bu tür bir olaydan meydana gelebilecek yükselmeyi normal hesaplarının içine hiç katmıyorlar.

Şimdi gelelim habere:

“Kıyamet Buzulu” olarak nitelendirilen Batı Antarktika’daki Thwaites Buzulu’nun aşağı kaymasını önleyen deniz buzunda çözülme başlamış. Uzmanlar bu çözülmenin yaklaşık 10 yıl içerisinde tamamlanacağı ve o zaman Thwaites Buzulu’nun kayarak denize düşmesinin önünde bir engel olmadığını söylüyorlar. Bu da yaklaşık bir on yıl daha sürebilir. Tüm bu olay, yeryüzünün deniz seviyesini 65 santimetre yükseltir. Yani 2050 yılına geldiğimizde, İstanbul veya İzmir gibi sahil kentlerimizde deniz seviyesi çocukların oynadığı, büyüklerin gezdiği yerlere kadar ulaşabilir. Bir lodos fırtınasında sular kolayca Kadıköy Metrosuna dolabilir. Unutmayın; bu durum, deniz seviyesinde normalde beklenen yükselmeye ek olarak oluşacak. 

2050’den bana ne, ben 2021’den sağ çıkmaya bakıyorum” diyenlere söyleyecek bir lafım yok, ama “benim çocuklarım 2050’de sağ olsunlar” diyenlerimiz için hiç güzel bir haber değil bu. Neyse ki, bu tür buzulların erimesi, hesaba katmadığımızı bildiğimiz bir olay. Gelecekte ise esas olarak, hesaba katmadığımızı bilmediğimiz olaylar uykumuzu kaçırmalı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

50: Evrendeki Tek Renk

Tehlikeli Tırmanış, Atık Yönetimi, Kıyamet Buzulu

22 Ara 2021

BMW ile birlikte
Ray Hennessy

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı