Knicks ruhu

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
“Haberi yaymaya başla, bugün ayrılıyorum. Onun bir parçası olmak istiyorum – New York New York. Bu avare ayakkabılar yola çıkmayı çok istiyorlar, Tam da onun göbeğine – New York New York. Uyumayan şehirde uyanmak ve Tepenin kralı – kalabalığın tepesi olarak bulmak istiyorum kendimi. Bu küçük kent hüzünleri eriyip kayboluyor. Yepyeni bir başlangıç yapacağım – eski New York'da” diye gidiyordu Frank Sinatra’nın 1979’da kaydettiği ve 1980’da piyasaya sürdüğü, “Theme from New York, New York” adlı şaheseri.
Parkelerde bu şehrin müdavimi olan New York’lular için işler, şarkıdaki kadar huzurlu gitmiyordu bir süredir. NBA tarihinin en ikonik üç takımından biri olan New York Knicks, milenyuma girildikten sonra adeta eski kimliğini kaybetmiş bir görünüme bürünüyordu. 2010’lara yedi sırt numaralı bir yıldız takımı kurtarmaya çalışsa da yapılan tonlarca hata ve yönetim hattındaki ego savaşı, Knicks ruhunu öldürüyordu. 2021’in ilk çeyreğini tamamlamaya yaklaştığımız şu dönemlerde ise Knicks ruhu NBA’de kendini yeniden hissettiriyor. Peki ne oldu da parkelere bağlı olan New York’lular aradıkları takımlarını buldular?
- Süper kahraman miti: Basketbolda da her spor dalında olduğu gibi kahramanlara ihtiyaç vardır. Zira kahramanlar kolektif yapının ana damarlarıdır. Ne var ki New York Knicks, aradığı kahramanı bulurken kâh draft sıralamalarında hatalar yaptı kâh onlarca yanlış kontrat imzaladı. Ancak 2020-2021 sezonuyla birlikte iki yıl önce kadroya dâhil edilen ve kariyerinin başından bu yana bir sıçrama yapması beklenen Julius Randle, turuncu mavililerin uzun süredir beklediği kahraman olmayı başardı.
- Julius Randle, takımının hücumda şu ana dek girdiği 3.982 pozisyonun %21,2’sinde ya pasıyla, ya perdelemeleriyle ya da direkt skor üretimiyle başı çekmeyi başardı. Rakamların da ötesinde 1994 doğumlu 2,06’lık uzun forvet, takımın aradığı kahraman hâlini her anlamda almayı başardı. Zira Randle ne zaman rakip sahaya topu getiren kişi olsa parkedeki dört takım arkadaşı ona ideal alanı yaratmak için topsuz alana geçiyor; Randle bu alanı ya pasla ya da sırtı dönük oyunlarıyla değerlendirmekte iyi bir iş çıkarırken bazen yarı sahaya gelip üç sayı çizgisinin gerisinden topu bir anda kaldırıp atmasıyla takımının uzun süredir aradığı o “enerji” etkisini yaratmakta muazzam bir iş yapıyor. Kimi zaman hareket hâlindeyken pota altında uzunları muazzam besleyen paslarıyla dikkat çekiyor kimi zaman ise LeBron James-vari bulduğu orta mesafe ve üç sayı isabetleriyle…
- Savunma: İşin süper kahraman mitinden çıkıp kolektif verim kısmına geldiğimizde karşımıza hücumda biraz buruk bir tablo çıkarken işin savunma kısmında yer alan akıl almaz veriler, Tom Thibodeau’nun ekibinin başarısına dair önemli bilgiler veriyor. Zira Knicks şu ana kadar potasına gelen hücum pozisyonların yalnızca %34,7’ine izin verdi, ki rakiplerine toplam sayı verme kategorisinde ligde ikinci sıradalar.
- Geçiş hücumları ve şutörlere baskı savunmalarında ligin en iyi takımı olan Knicks’te Randle çember koruması ve perimetre etrafı hareketliliği; Elfrid Payton, Reggie Bullock, Derrick Rose, Alec Burks ve Immanuel Quickley'nin kısalar üzerinde kurduğu baskı; Mitchell Robinson ve Nerlens Noel muazzam çember korumaları ve Taj Gibson, Obi Toppin, Frank Ntilikina getirdikleri enerjilerle öne çıkıyor. Yani her bireysel çaba günün sonunda etkili bir kolektifliğe dönüşüyor, ki bu dönüşümü bir kale savunması olarak nitelemek doğru olacaktır.
- Güzel günler (?): New York Knicks şu anda konferansında beşinci sırada bulunuyor ve kuşkusuz ki bu birçok insanın beklemeyeceği bir durum. Güzel günlerden bahsetmek için henüz erken görünebilir ancak turuncu mavililer, uzun vadeli başarı için kısa vadede gayet iyi bir yol inşa ediyor…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Ole Gunnar Solskjaer, Julius Randle, Formula 1’de bütçe sınırı, İlke Özyüksel ve Tom Brady. Cuma spor gündeminiz hazır.
12 Mar 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



