
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Bağımsız Türkiye sineması için 2023 hiç de fena bir yıl sayılmaz. İlkbaharda Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nde açtığı yeni filmi Kuru Otlar Üstüne’deki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu ödülüne uzanan Merve Dizdar yüzümüzü güldürdü. Ardından, Türkiye’de henüz izleme fırsatı bulamadığımız Selman Nacar imzalı Tereddüt Çizgisi ve Nehir Tuna imzalı Yurt’un bol ödüllü festival yolculukları başladı. İstanbul’a ve kadınlara dair güçlü hikayeler izledik–hem kurmaca hem de belgesel. Başarılı ilk filmlere alkış tuttuk, yeni yönetmenlerle tanıştık.
Türkiye sinemasının gişe açısından ise kötü bir yıl geçirdiğini söyleyebiliriz. Geçen yıl salonlara en çok seyirci çeken 10 filmden 3’ü yerli yapımlarken bu yıl bu sayı 4’e yükselmiş aslında. Fakat geçen yıl listenin zirvesindeki Bergen (2022, Caner Alper ve Mehmet Binay) 5 milyonun üzerinde seyirciye ulaşırken bu yılki listenin zirvesindeki animasyon Rafadan Tayfa Galaktik Tayfa’nın (2023, İsmail Fidan) seyirci sayısı 2.85 milyonun biraz üzerinde kalmış. Ona ek olarak, 1 milyon seyirci barajını aşan 7 filmden 2’si daha yerli yapımlar: Atatürk 1881-1919 (1. Film) (2023, Mehmet Ada Öztekin) ile Kutsal Damacana 4 (2023, Kamil Çetin). Yılın sonuna kadar, 1 Aralık’ta gösterime giren Ölümlü Dünya 2’nin (2023, Ali Atay) de onlara ekleneceği öngörülebilir. Yaygın akımın dışında kalan bir film olarak Kuru Otlar Üstüne’nin 330 bini aşkın seyirci tarafından sinema salonlarında izlenmesi ve bugüne kadar en çok seyirci rakamına ulaşan Nuri Bilge Ceylan filmi olması yılın gişeye dair kayda değer notlarından biri. (Bu paragrafta kullanılan veriler 8 Aralık 2023 tarihinde Box Office Türkiye’den alınmıştır.)
Dijital platformlar da 2023’te yerli filmlere imza atmaya devam etti: Prime Video’nun Bihter (2023, Caner Alper ile Mehmet Binay) ve Netflix’in İstanbul İçin Son Çağrı (2023, Gönenç Uyanık) filmleri yılın en çok konuşulan yerli dijital platform filmleri oldu.

Birlikte, Yalnız | Kaynak: MUBI
Yılın öne çıkan kısa filmleri
- Adres (Yön: Aram Dildar)
- Avrupa Fatihi (Yön: Onur Yağız)
- Ben Tek Siz Hepiniz (Yön: Barış Kefeli ve Nükhet Taneri)
- Birlikte, Yalnız (Yön: Kasım Ördek)
- Cehennem Boş, Bütün Şeytanlar Burada (Yön: Özgürcan Uzunyaşa)
- Farklı Bir Yas (Yön: Beril Tan)
- Fırtına (Yön: Esme Madra)
- Herkesin Yapabileceği Bir Şey (Yön: Selen Örcan)
- Koyun (Yön: Benhür Bolhava)
- Suriyeli Kozmonot (Yön: Charles Emir Richards)

Ayna Ayna | Kaynak: İKSV
Yılın öne çıkan yerli filmleri
- Aniden (Yön: Melisa Önel)
- Ayna Ayna (Yön: Belmin Söylemez)
- Boşlukta (Yön: Somnur Vardar)
- Cam Perde (Yön: Fikret Reyhan)
- Düet (Yön: İdil Akkuş ve Ekin İlkbağ)
- Karganın Uykusu (Yön: Tunahan Kurt)
- Kavur (Yön: Fırat Özeler)
- Kör Noktada (Yön: Ayşe Polat)
- Kuru Otlar Üstüne (Yön: Nuri Bilge Ceylan)
- Sanki Her Şey Biraz Felaket (Yön: Umut Subaşı)

Kuru Otlar Üstüne | Kaynak: Bir Film
Yılın öne çıkan yerli filmi: Kuru Otlar Üstüne
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Süre: 197 dakika
Yapım yılı: 2023
Kariyeri boyunca imza attığı filmlerin büyük bir çoğunluğunun dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapma ayrıcalığına nail olmuş, Türkiye sinemasının uluslararası arenada adı en çok bilinen yönetmeni Nuri Bilge Ceylan’ın uzun bir süredir beklediğimiz filmi Kuru Otlar Üstüne nihayet bu seneki festivalin esas yarışma seçkisindeki yerini aldı. Cannes’dan başrol oyuncularından Merve Dizdar’ın kazandığı En İyi Kadın Oyuncu ödülüyle dönen film, Türkiye gişesinde de bağımsız sinema standartlarının üzerinde bir başarı elde etti. Kuru Otlar Üstüne, Anadolu’nun ücra bir köyündeki zorunlu hizmeti sona ermek üzere olan ve İstanbul’a atanacağı günün hayalini kuran genç bir öğretmen olan Samet’in okuldaki ve köydeki son yılına odaklanıyor. Kendisine yöneltilen bir suçlama ve hem ev hem de iş arkadaşı olan bir diğer öğretmenle arasına giren genç bir kadın öğretmen; Samet’i ahlaki, politik ve insani yönlerden tanımamızı sağlıyor.
Kuru Otlar Üstüne hakkındaki “Politik olmak mı? Neden ki?” başlıklı incelemeyi buradan okuyabilirsin.
Nerede izleyebilirsin? Kuru Otlar Üstüne İstanbul, Ankara ve İzmir’deki toplam 9 sinemada halen gösterimde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
2023’te Türkiye sinemasının öne çıkanları, ulusal ve uluslararası film festivallerinden keşifler, Duende 2023 okur anketine davet.
09 Ara 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




