Londra, Yeniden Merhaba


adidas için bir kampanyadan daha fazlası, o bir tutum: Impossible Is Nothing adidas , “İmkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. İmkansız bir iddia değil, meydan okumaktır. İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. İmkansız yoktur” diyor ve bir kampanyadan daha fazlası olan efsanevi Imposible is Nothing’i yeniden hayata getiriyor. Nedir? 17 yılın ardından herkese potansiyelini keşfetmeleri ve kendi olanaklarını yaratmaları yolunda ilham veren efsanevi Impossible Is Nothing kampanyasını Messi, Pogba, Salah, Harden, Candace Parker, David Beckham gibi isimlerin yer aldığı içerik serileri ile yeniden canlandıran adidas; kampanyanın sonbahar fazında, farklı spor branşlarından global ve yerel isimlerle yaptığı işbirlikleri ile herkese kendi olasılıklarını görebilmeleri için sporun gücünü vurgulayarak iyimser tutumunu sürdürmeye devam ediyor. Neden önemli? Sporun kitleleri bir araya getirme potansiyelinin daha iyi bir gelecek için kullanılabileceğinin altını çizen ve kadın sporculara olan desteğini tüm hızıyla sürdürürken dezavantajlı kitleleri spora yönlendiren iş birlikleriyle de sorunun değil, çözümün parçası olma yolunda önayak olan adidas; Impossible Is Nothing’in Türkiye’deki iletişiminde Eda Erdem, Meryem Boz, Cansu Köksal, Ayşe Begüm Onbaşı, Sümeyye Boyacı, Cansu Özbay, Çağla Nur Uzundurukan gibi pek çok farklı daldan başarılı kadın sporcunun yanı sıra Burak Yılmaz, Necip Uysal, Emre Demir, Yusuf Yazıcı gibi isimlere yer veriyor. adidas x Eda Erdem Dündar: Voleybol kariyerine 2000 yılında Beşiktaş JK altyapısında başlayan orta blok oyuncusu Eda Erdem Dündar ; 2008 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldu. 2005 yılından bu yana Türkiye A Millî Takım formasını giyen ve Türkiye A Millî Takım formasıyla 300'den fazla maçta görev alan voleybolcu, Türkiye A Millî Takımı ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nde kaptanlık görevini üstleniyor. Başarılarıyla Türkiye’nin gurur kaynağı olan millî sporcu, 2021 Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda “En İyi Orta Oyuncu” olarak Rüya Takıma seçildi. 4. kez en iyiler arasına girerek bu unvanı 4 kere üst üste kazanan tarihteki ilk voleybolcu olma ünvanına sahip Kaptan Eda Erdem Dündar, şimdi başarı yolculuğuna adidas sporcusu olarak adidas çatısı altında devam ediyor. Tüm dünya için birlikte daha iyi bir geleceği şekillendirmenin mümkün olduğunu her koşulda dile getiren adidas’ın efsanevi kampanyası Impossible Is Nothing ile ilgili detayları incelemek ve kampanya filmlerini keşfetmek için bu bağlantıy ı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Yaklaşık dört ay süren Nuno Espirito Santo döneminin ardından Tottenham, takımı Antonio Conte’ye emanet ettiğini açıkladı. Geçtiğimiz yaz döneminde de Conte’nin adı Londra ekibiyle anılmış fakat iki taraf arasında anlaşma sağlanamamıştı. Santo yönetiminde yeni sezona başlayan takımın istediği performansa bir türlü ulaşamaması, Conte-Tottenham birlikteliğinin sezon bitmeden gerçekleşmesine zemin hazırladı.
Doğru zamanlama
Premier Lig’de geçtiğimiz sezonun tamamlanmasının ardından Tottenham, kulübün sportif direktörlüğüne Fabio Paratici’nin getirildiğini açıkladı. Paratici’nin yeni görevindeki ilk zorlu seçimi ise teknik direktörün kim olacağına karar vermekti. Jose Mourinho ile başlayan sezon Ryan Mason ile tamamlanmıştı ve kulübe yeni bir isim gerekiyordu. Tottenham’ın menajer listesinde birçok isim yer alıyordu. Serie A’da Inter’i şampiyon yapan ancak ekonomik nedenlerle takımdan ayrılma kararı alan Antonio Conte ise ayrılığının resmiyet kazanmasının ardından listenin ilk sırasına yerleşti. Fakat taraflar arasındaki görüşmeler ilerlemedi ve Tottenham, sezonun başlamasına kısa bir süre kala Nuno Espírito Santo ile anlaşmaya varıldığını açıkladı. Conte, verdiği röportajlarda Tottenham’ı o dönemde reddetme gerekçesi olarak Inter’den ayrılığının üzerinden zaman geçmemesini ve hemen sahaya dönmek istemediğini gösterdi. Belki de haklıydı. O dönemde teklifi kabul etmiş olsaydı Tottenham’ın sınırlı bütçesiyle istediği isimleri takıma kazandırmayacaktı ve eksik kadroyla istediklerini yapamayarak eleştiri oklarının hedefi olacaktı. Şu anda da Tottenham’ın harcama yapacağının garantisi yok ancak bugünkü anlaşmada güçlü tarafın yaza göre Antonio Conte olduğunu söylemek yanlış olmayacak.
Görsel: Tottenham
Kadro uyumu
Antonio Conte’nin son çalıştırdığı iki takımın kadroları yan yana geldiğinde göze ilk çarpan şey güçlü bir santrafor ve yanındaki yardımcı forvetin varlığı oluyor. Chelsea’yi çalıştırdığı dönemde Diego Costa ve Eden Hazard, Inter’de ise Romelu Lukaku ve Lautaro Martinez’in rolleri takımın taşıyıcı kolanlarını oluşturuyordu. Tottenham’da ise Harry Kane ve Heung Min Son’un bu rollerde Conte’nin planının önemli bir parçası olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Conte takımlarının en önemli parçalarından olan kanat bekler ise ana plandaki eksik bölge gibi duruyor. Bu sezon herhangi bir maçta 3’lü savunmayla oynamayan Tottenham’da Conte’nin vereceği en önemli kararlardan biri de kanat bek pozisyonunda kimin oynayacağı olacak. Santo döneminde takımdan kesilen Matt Doherty, Wolves dönemi göz önüne alındığında Conte’nin listeye yazacağı ilk isim olabilir. Bu sezon transfer edilen Emerson’un bu rolde nasıl bir performans sergileyeceği de önemli bir konu olacak. Sol kanat bek içinse Sergio Reguillon seçimi şimdilik garanti gözüküyor. Her şeye rağmen devre arası transfer döneminde Conte’nin önceliği buraya vermesi pek de sürpriz olmayacak.
Gerçekçi hedef
Premier Lig’de sezonun en zorlu dönemi geldi ve önümüzdeki ay Boxing Day maçlarıyla takvim tempo kazanacak. Bu süreçte Antonio Conte’nin takıma uyum sağlayabilmesi ve istediği sistemi oturtabilmesi yoğun maç takviminde puan kayıplarına sebep olabilir. Mevcut şartlar düşünüldüğünde Conte’den bu sezon istenen en önemli şey ve belki de en gerçekçi hedef, takımı ilk dörde sokabilmesi olacak. Önümüzdeki sezon için ise zirve mücadelesi Tottenham’ın hedefleri arasında ilk sırada yer alacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Meksika GP ön bakış, Conte-Tottenham birlikteliği, Rodgers-Packers gerilimi
05 Kas 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



