Mert Aydın: “Gençlerin örnek alabileceği isim Yasmani Copello’dur.”


Türkiye’nin lider iş okulu: BMI Business School Yeni bir teknoloji, küresel bir salgın ya da çağa hakim paradigma, iş dünyasının her alanını dönüştürüyor. Dolayısıyla iş dünyasında başarılı olmak, sürekli gelişmeyi zorunlu kılıyor. Gelişmeleri takip eden ve dünyanın önde gelen okullarıyla iş birlikleri gerçekleştiren BMI Business School , güncel eğitim programlarıyla donanımlı liderler yetiştiriyor. Nedir? 2004'te kurulan BMI Business School , Türkiye'nin lider iş okulu olarak akademi ve iş dünyası arasında bağlantı noktası olarak konumlanıyor. Neden önemli? Business school konseptinin Türkiye'deki öncü kurumu olan BMI’ın şimdiye kadar tasarladığı ve uyguladığı 700'den fazla genel katılımlı eğitim/sertifika programıyla toplamda 12 binin üzerinde profesyonelin gelişimine katkıda bulunması, bu alandaki deneyimini ispatlıyor. Neler var? BMI’ın Sorbonne Üniversitesi, Mannheim Business School, Frankfurt School of Finance, London School of Economics gibi okulların iş birliğiyle zenginleştirdiği programlar; uzmanlık eğitimleri, yönetici eğitimleri, zirveler ve konferanslar ve kurumsal eğitimler gibi kategorize ediliyor. BMI Business School’un 2022 Akademik Güz Dönemi takvimine dair bilgi almak ve kayıt yaptırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
- Gelişim ve sistem: Olimpiyatta final görmek, gençler şampiyonalarında madalyalar kazanmak tabii ki çok önemli ancak sistem açısından birtakım eksikliklerin hâlâ olduğu ve bu gelişimin, bireysel yeteneklerle ilgili olduğunu söylemek lazım. Maalesef az sayıda olsa da dünyayı takip eden antrenörlerimiz ve belirli bir tesis imkânı var ancak bütüncül bir sistemden bahsetmek güç.
- Kulüp, sponsor ve medya yapısı: Ülkemizde sponsor desteği konusu çok sıkıntılı. Avrupa’da orta seviyede atletlerin dâhi üçer, dörder sponsoru var. Türkiye’deki durum, spor pazarlamasında yaşadığımız eksikliği gözler önüne seriyor. Spor pazarlaması alanında uzmanlaşmış profesyonellerin federasyon bünyesinde çalışması gerekiyor.

World Athletics
İsmail Nezir, Berke Akçam gibi gençlerin markalarla çalışmıyor, görünürlüğünün artmıyor olması çok büyük bir sorun. Bireysel iş birliklerinden ziyade, Turkcell Atletizm Süper Lig örneğindeki gibi organizasyona sponsor olma alışkanlığı var. İsmail, Berke gibi gençlerin futbolculardan, basketbolculardan bir eksiği olduğunu düşünmüyorum. Bu konu uzmanların istihdamı ile çözülebilir.
Medya açısından ise çok sıradan ve üstelik yalan bir transfer haberinin, Yasemin Can’ın Avrupa şampiyonu olmasından daha çok yer bulduğu bir düzen var. ‘Halk ne istiyorsa onu veriyoruz.’ klişesine hiç katılmıyorum. Benim çocukluğumda yalnızca TRT 1 vardı, atletizm yayınlanırdı, herkes onu izlerdi. Başarıyı, hikâyeyi düzgün bir şekilde aktarırsanız, herkes onu izler ve okur. Bu bağlamda olimpik sporları münferit olarak sıkı takip eden, büyük emek veren gazeteciler var ancak sorunun çözümü bireysel çabalarla gerçekleştirilemez.
Atletizm özelinde kulüpler olmasa, bu işi sürdürmenin çok zor olduğunu söyleyebilirim. Atletizmdeki yapı; ENKA, Fenerbahçe, Galatasaray gibi takımların çok değerli çabası ile sürdürülüyor.

Anadolu Ajansı
- Yeni jenerasyon: Maalesef şu an çok başarılı bulduğumuz gençlerin bir kısmı, geçmişte yaşanan bazı sıkıntılar gibi ilerleyen yıllarda istikrar yakalayamayarak, kaos içinde kaybolup gidebilir. Gençler şampiyonalarında dünya çapında performans gösteren isimler; belki antrenör, belki mentor, belki finansal destek eksikliğinden büyüklerde aynı başarıyı gösteremediler. Çok genç, çok iyi atletlerimiz var; belki de eskiye oranla daha fazla mevcut.
Bu grubun ne kadarının başarıyı sürekli hale getirebileceğinden emin değilim. Bireysel sporlarda antrenörlerin büyük önemi var. Bu nedenle başarının sürdürülebilmesi noktasında antrenörlerin niteliği belirleyici faktör. Antrenörlerin dünyayı takip etmesi, yabancı dil bilmesi lazım. Beslenmesinden yeni tekniklere, literatürü takip etmek gerek.
Tecrübeli isimlerle gençlerin uyumunu, önümüzdeki birkaç şampiyonada göreceğiz. Benim gözümde tüm gençlerin örnek alabileceği isim, Yasmani Copello Escobar’dır. Yaşı ilerlemesine rağmen dünya çapında iddiasını sürdürüyor, örnek bir profesyonel.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Röportaj: Eda Tuğsuz, Şilan Ayyıldız, Mert Aydın ve Şevket Furkan Erbay’a atletizmin güncel durumunu sorduk.
10 Eyl 2022

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?



