

Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Meta, kısa bir süre önce karma gerçeklik gözlüğü Quest Pro’yu tanıttı.
Meta’nın bir diğer karma gerçeklik gözlüğü olan Quest 2’nin devamı olmayan; Quest 2’de bulunmayan üst düzey teknolojilerle donatılmış tamamen yeni bir ürün serisi olan Quest Pro, Meta’nın sanal gerçeklik ve metaverse hedeflerinin tam ortasına konuşlandırılmış ve şirket tarafından büyük umutlarla lanse edilmiş yeni bir teknoloji olarak karşımıza çıktı.
Gelin Meta’nın yeni karma gerçeklik setinin kullanıcılara ne vadettiğine ve sektördeki en dişli rakibinden farkının ne olduğuna biraz yakından bakalım.
Başlangıç için: Karma gerçeklik nedir?

Unsplash
En anlaşılır hâliyle karma gerçeklik, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçekliğin (AR) bir arada olmasına verilen isimdir. Karma gerçeklik gözlüğü ile sadece VR ya da sadece AR özellikli cihazların aksine, her iki teknolojiden de yararlanmak mümkün hâle gelir. Başka bir deyişle, karma gerçeklik gözlüğü ile sanal gerçekliği vadettiğini yapıp tamamen dijital bir ortamda bulunabilirken aynı zamanda da gerçek, fiziksel ortamı cihaz ile yeniden yapılandırarak bu ortama yeni dijital öğeler ekleyebilir ve artırılmış gerçeklikten faydalanabilirsiniz.
Gelelim Quest Pro’ya: Meta’nın en yeni teknolojisi bizlere neler sunuyor?

Meta
Meta Platforms bünyesindeki Reality Labs tarafından geliştirilen Quest Pro’nun en öne çıkan yeni özellikleri; göz ve yüz takibi, yüksek kaliteli karma gerçeklik ve pancake lensler ile yeni form faktörü olarak karşımıza çıkıyor.
Göz ve yüz takibi
Quest Pro’nun sensörleri, avatarlar arasında doğal göz teması olmasını ve yüz ifadelerinin gerçek zamanlı olarak sanal gerçeklik ortamına aktarılmasını sağlıyor. Duyguların hissedilmesini ve dijital ortamdaki sosyal etkileşimlerin daha gerçekçi bir hâle gelmesini sağlayan bu yenilik, sanal ortamda “gerçekten” var olduğunuzu, etrafınızdaki diğer avatarlarla sanki gerçek dünyada bir odada bulunuyormuşsunuz gibi hissetmenize yardımcı oluyor.
Yüksek kaliteli karma gerçeklik
Meta Quest 1 ve 2’de de fiziksel ortamı yeniden yapılandırmak mümkün; ancak bu cihazlarda gerçek dünyanın dijital görüntüsü oldukça grenli ve siyah-beyaz olduğu için çoğu ayrıntıyı seçmek imkansızdır. Meta Quest Pro’da ise bu özellik bir üst seviyeye atlamış olarak, hatta Meta’ya göre Quest 2’nin 4 katı çözünürlükte karşımıza çıkıyor ve cihazdaki yeni sensör mimarisi ile fiziksel ortam renkli, üç boyutlu ve yüksek çözünürlüklü bir şekilde yeniden yapılandırılabilir.
Pancake lensler ve yeni form faktörü
Quest Pro, aynı zamanda Meta’nın “pancake” lensleri kullanan ilk karma gerçeklik seti. Işığın ekrara daha yakın yerleştirilmesine olanak tanışan pancake lensler, Meta’nın Fresnek optiklere sahip eski cihazlarına kıyasla daha dar bir profile imkan tanıyor. Meta, Quest 2’ye oranla optik yığının Quest Pro’da %40’a kadar azaltılabileceğini belirtiyor.

Öte yandan, pancake lenslerin artıları sadece bununla da kalmıyor: Cihaz, netlik açısından da iyileştirilmiş olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin Meta, Quest Pro’nun şimdiye kadarki tüm Meta setleri arasındaki en iyi optiklere sahip olduğunu aktarıyor.
Quest Pro × HoloLens 2
Bütün bunlarla birlikte Quest Pro aslında profesyonel hayata hizmet eden bir cihaz olmayı ve geliştiriciler ile şirketlere hitap ederek iş hayatının bir parçası hâline gelmeyi amaçlıyor. Hatta bazı erken test uzmanları, cihazın daha çok bir geliştirici kiti gibi hissettirdiğini belirtiyor. Buna ek olarak, Meta’nın Zoom ve Microsoft Teams, Office ve Windows ile entegre olabildiğini düşündüğümüzde, şirketin odağının nerede olduğu daha da belirginleşiyor.
Cihazın odak noktası ise üretkenlik ve sanal işbirliği olarak belirtiliyor. Meta’nın uzun vadeli vizyonuna göre gelecek nesil Quest Pro’nun Chromebook ve dizüstü bilgisayar anlayışını değiştireceği ve kullanıcıların gittikleri her yere “ofislerini götürmelerine” olanak tanıyan birincil iş cihazı hâline geleceği değerlendiriliyor.
Profesyonel yaşam fikriyle tasarlandığını göz önünde bulundurduğumuzda Quest Pro’nun en büyük rakibi, Microsoft tarafından geliştirilen HoloLens 2 olarak karşımıza çıkıyor.

HoloLens
Aslına bakacak olursanız Microsoft, HoloLens ile yıllardır karma gerçeklik alanına hükmediyor. Ve tıpkı Quest Pro gibi Microsoft’un son teknoloji karma gerçeklik gözlüğü HoloLens 2 de bir bakıma odağına iş hayatını alıyor.
Modern bir ortamda inovasyonu ve işbirliğini sağlamlaştırmak amacıyla tasarlanan HoloLens 2 ile uzaktaki iş arkadaşlarınızla daha gerçekçi bir şekilde bağlantı kurmak mümkün hâle geliyor. HoloLens’in özellikleri arasındaysa mekansal ses haritalama, dahili sesli komutlar, göz ve el takibi ve ses ve video aracılığıyla anında işbirliği gibi kimileri Quest Pro’da da bulunan özellikler yer alıyor.
Peki ya farkları?
Meta Quest Pro ile Microsoft HoloLens 2 arasındaki en büyük fark, iki cihazın fiyatı. HoloLens 2, ABD standartları için bile pahalı denebilecek 3,500 dolarlık bir fiyat etiketine sahipken Quest Pro 1,499.99 dolarlık bir etikete sahip.
Öte yandan, Quest Pro’nun çoğu karma gerçeklik, VR ya da AR cihazından daha iyi performans ve konfor sunduğunu söylemek mümkün; ancak bu, Quest Pro’nun alanının en iyisi olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, Quest Pro’nun HoloLens 2 gibi piyasadaki bazı özel kurumsal cihazlardan daha daha az şey sunduğu söylenebilir. Ancak fiyatını rakiplerine kıyasla çok daha ucuz tutmasına bakacak olursak Meta’nın Quest Pro ile başarmak istediği şeyin alanının en iyisi olan bir cihaz üretmek değil de tüketicilere daha karşılanabilir bir alternatif sunmak olduğu çıkarımı da yapılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapay zekanın gözetim amaçlı kullanılmasının tehlikeleri neler? Meta'nın yeni karma gerçeklik gözlüğü neler sunuyor?
24 Eki 2022

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.





