Mete Gazoz: ‘‘Okçulukta kalıcı izler bırakmayı hayal ediyorum.’’

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
22 yaşında Olimpiyat Şampiyonu oldunuz, önünüzde uzun bir kariyer var. Kariyerinizde uzun vadede hedefleriniz neler ve bu süreçte yeni motivasyonları nasıl geliştiriyorsunuz?
Erken yaşta bu kadar büyük bir başarı yakalamış olmam dışarıdan ‘‘Zaten en iyisini yaptı, olimpiyat şampiyonu oldu. Daha ne olabilir?’’ gibi düşüncelere neden olabiliyor. Ama bu benim kendime çizdiğim yol değil, doğru yolda olduğumu gösteren bir durum. Her zaman hedeflerini bilen ve onları gerçekleştireceğine inanan biriyim. Tek rakibin kendin olursa ne stresin, ne kaygın, ne de bahanen oluyor; ben de sadece kendime odaklanıyorum. Kendime güvendiğim ve yaptığım işten zevk aldığım için en büyük motivasyonu kendi kendime sağlıyorum.

Mete Gazoz İslam Dayanışma Oyunları'nda klasik yay erkekler bireysel mücadelesinde bronz madalya kazandı./TOF
Türkiye’de benzeri olmayan başarılara imza attınız bu başarının sizden sonra gelecek nesillere etkisine nasıl bakıyorsunuz?
Bana örnek aldığım bir sporcu olup olmadığı sorulduğu zaman; hayır, ben kendim örnek bir sporcu olmak istiyorum derdim. Benden sonra gelen nesillerin beni örnek aldığını gördüğümde doğru yolda olduğumu, başardığımı hissediyorum ve çok mutlu oluyorum.
Olimpiyat şampiyonlukları insanı çok mutlu ediyor ama çocuklara rol model olmak beni bambaşka bir yönden etkiliyor. Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda kazandığım altın madalya sonrasında ülkemizde okçuluk branşına karşı olan ilginin artmış olması benim için en büyük ödül ile eş değer. Çocuklardan benim gibi okçu olmak istedikleriyle, ebeveynlerden de çocuklarını okçuluğa gönderecekleriyle ilgili geri dönüşler almak gerçekten inanılmaz bir mutluluk veriyor. Belki de beni izleyerek spora başlayan çocuklar ileride olimpiyat şampiyonlukları elde edecek. O çocukların "Bu spora Mete Gazoz'u izleyip başladım." demesi benim için çok gurur verici bir durum olur.
Bir röportajınızda “Çizgiye geçtiğimde üzerimde 'Şimdi par atmam lazım' diye bir baskı olmuyor çünkü arkamda bekleyenin Yasemin olduğunu biliyorum." diyorsunuz. Takım olmanın, beraber bir işe ve amaca yönelmenin gerekliliği güven duygusunu çok iyi anlatmışsınız. Yasemin ve diğer takım arkadaşlarınızla bu bağı kurmak için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz, birbirinize katkı sağladığınız alanlar nedir?
Yasemin ile birlikte büyüdük, o benim için vazgeçilmezdir. Beni onun kadar, onu da benim kadar iyi tanıyan biri olduğunu sanmıyorum. Bu sayede de bağ kurmak için çalışmalar yapmamıza gerek kalmıyor aslında. Çünkü biz konuşmadan anlaşabiliyoruz. Birbirimizi hep ileri taşıdık, geliştirdik. Sadece sportif açıdan değil, her açıdan. Hem çok olgun hem çok aklı başında birisidir Yasemin, ona çok güvenirim. Güçlü oluşunun yanında çok da iyi kalplidir. Birbirimizi bu kadar iyi tanıdığımız için sarsılmaz bir bağa sahibiz desem yeridir.

Yasemin Ecem Angöz, Mete Gazoz/TOF
Türkiye’de okçuluk için hayalleriniz neler? Ve 2024 Paris Olimpiyatları için nasıl bir hazırlık süreci var önünüzde?
Türkiye’de okçuluğa olan ilgi ve ülke olarak okçuluktaki başarılarımız giderek artıyor. Bunda etkim olduğunu bilmek beni çok gururlandırıyor. Şu zamana kadar katıldığım her turnuvada olduğu gibi bundan sonra da Türk okçuluğunda birçok madalya ile en önemlisi olimpiyat madalyaları ile kalıcı izler bırakmayı hayal ediyorum. Gelecek nesillerin de bizim ardımızdan ülkemizi okçulukta öncü bir noktaya getireceğinden hiç şüphem yok.
Tokyo, bizim için her şeyin başlangıcı olmuştu, devamında 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya almak istiyorum. Bunun yanı sıra bu sefer sadece bireysel olarak değil mix takım ve erkek takımda da madalya alıp, yine bir ilke imza atmak istiyoruz.
Tokyo Olimpiyatları'nda aldığımız altın madalya omuzlarımıza sorumluluklar yükledi. Halkımızın beklentisi çok yükseldi. Biz de bu beklentiyi karşılamak için sürekli çalışıyoruz. Günde yaklaşık 400 ok atıyorum fakat bunun dışında sekiz saatlik fiziki çalışmalar, kondisyon ve mental antrenmanlar olmak üzere birçok farklı program uyguluyoruz. Tokyo öncesi yaptığımız gibi, son okta yaşadığımız baskı ve stresi yönetebilmek için gerekli antrenmanlara ağırlık verdik.
Çok çalışıyoruz, çok emek veriyoruz. Bu emeklerin karşılığının güzel olacağına ve 2024 Paris Olimpiyatları'nda halkımızın beklentisini en iyi şekilde yerine getireceğimize eminim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Röportaj: Mete Gazoz, Yasemin Ecem Anagöz ve antrenörleri Yusuf Göktuğ Ergin ile konuştuk.
20 Ağu 2022

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



