Milos’ta Nausika Georgiadou ile


Herkes onların peşinde, onlar Boyner ’de
Soli okurunun bir koydan diğer koya veya o rotadan bir başka rotaya doğru yelken açarken seyahatlerini tamamlayacak tüm parçalarla birlikte okula ve şehre en şık şekilde dönmesini sağlayacak en havalı markaların, en çok tercih edilen…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Rüzgar nereden eserse
Milos, Yunanistan'ın en çeşitli sahil şeridine sahip adası; mümkün olduğunca deneyimlemeye çalışmak lazım. Rüzgar koşullarına göre günün plajını seçmeli: Kuzey rüzgarı estiğinde Fyriplaka ve Tsigrado'ya gitmek iyi bir fikir. Çok rüzgarlıysa en iyi yer Paliochori'deki Deep Blue plaj barı. Rüzgarın güneyden estiği günlerde: Sarakiniko, Fyropotamos ve Papafragas. Hava sakin olduğunda adanın her koyu güzel ancak adanın etrafında ya da yakınlardaki Kimolos ve Polyaigos adalarına bir tekne gezisi de iyi gelir.
Antik tarihin izinde
Milos, antik çağlarda çok önemli bir adaydı ve her yerde bunun kanıtları mevcut. Ancak belki de en ünlü eser şu anda Louvre’da sergilenen Venus de Milo. Adadaysa antik tiyatroyu, arkeoloji müzesini ve erken dönem Hristiyan katakomblarını ziyaret ettikten sonra günbatımında antik şehirde bir yürüyüşe çıkmalı.
Yemek, yemek, yemek
Gerçek bir çiftlikten sofraya deneyimi için Oh Hamos'ta yerel peynirin tadına bakmalı, Mandrakia'daki Medusa'da ouzo ve kalamar yemeli. Kimolos'taki To Kyma ve Telonio'da atıştırma aralarında suya dalmak tavsiye edilir. Akşam olunca Plaka'daki eski usul taverna Diporto'da yemek, ardından Palaios'ta karpuz ve portakallı tartı ile dondurma ve son olarak Verina Bar'da bir-iki kadeh.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Turizmde lüks kavramı değişti ama ne kadar değişti? Otellerin doğayla uyum içinde tasarlanması ne anlama geliyor? Milos'ta Skinopi Lodge'un kurucusu Nausika Georgiadou ile bir gün. Soli'nin ilk basılı sayısından alıntılar.
16 Ağu 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



