Murat Ağca: Sporcuların yurt dışında çok sayıda müsabakaya katılarak tecrübe kazanmaları sağlandı

Spor gazetecisi Murat Ağca ile cimnastiğin diğer alanlarını ve medyadaki yerini konuştuk.
Murat Ağca: Sporcuların yurt dışında çok sayıda müsabakaya katılarak tecrübe kazanmaları sağlandı

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Türkiye’de cimnastik uluslararası düzeyde 2012 Londra Olimpiyatları'nda Göksu Üçtaş Şanlı'yla ardından 2016 Rio'da Ferhat Arıcan ve Tutya Yılmaz ile yükselişe geçti. Bu başarıların öncesinde nasıl bir yapılanma süreci yaşandı?

Türkiye’de cimnastik uzunca bir süre adeta uykuda gibiydi. Potansiyelinin farkına varması için bu uykudan uyanması, yeniden yapılanması, tüm Türkiye’ye yayılması, sporcu-antrenör, tesis sayılarını artırması ve uzun vadeli planlarla dünyaya açılması gerekiyordu. İşte o uyku döneminin tüm sıkıntılarını bizzat yaşayan, cimnastiğin içinden gelen Suat Çelen, Türk cimnastiğini iyi edecek reçeteyi  federasyon başkanı olduğu 2012’den itibaren adım adım fakat büyük bir kararlılıkla uygulamaya başladı. — Benim hayallerim, sporcu ve antrenörlerimizin gerçekleri olsun mottosuyla büyük düşünerek yola çıktı. O camiasına, camiası da ona inandı.

Cimnastiğin içinden gelen bir yönetim ve teknik kurulla yola çıktı. Millî takımlar işinin ehli antrenörlere teslim edildi. Eksik branşlarda da yurt dışından önemli antrenörler getirildi. Yeni kamp merkezleri oluşturuldu. 10 yıl önce sadece birkaç ilde cimnastik yapılırken bugün 81 ilin tamamında cimnastik antrenörü ve sporcusu var. Lisanslı sporcu binlerden 120 binlere geldi. Yetenekli genç sporculara her türlü imkan sunuldu. En önemlisi sporcuların yurt dışında çok sayıda müsabakaya katılarak tecrübe kazanmaları sağlandı. FIG ile kurulan yakın ilişkiler sayesinde masa başında da güçlendik. Bugün Başkan Çelen, artık FIG’nin asbaşkanı konumunda ve önümüzdeki dönemde dünya başkanlığı konuşuluyor. Bilimsel ve kurumsal bir federasyon yapısı sorun yerine çözümler üreterek sporcularımızı kısa sürede dünya sahnesine taşıdı.

2020 Avrupa Şampiyonu Kadın Ritmik Cimnastik Takımı 

Antrenör ve sporcu yetiştirmede Türkiye diğer ülkeler arasında nasıl bir seviyede? Gelecek planları neler?

Cimnastik; ritmik, artistik, aerobik, trampolin, parkur derken çok geniş bir yapı. Biz belki şimdilik çokça artistik cimnastikteki başarıları konuşuyoruz fakat diğer alanlarda da deneyimli yerli ve yabancı antrenörlerle çalışan çok iyi bir altyapı var. Meyveleri toplamaya devam edeceğiz yani. 

Mevcut yapıda antrenör ve sporcu yetiştirme konusunda dünyanın önde gelen ülkeleriyle aramızdaki farkı kapattığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bazı alanlarda onları geride bıraktığımızı da görüyoruz. Zira gerek eğitim, gerek altyapı, tesisleşme ve tecrübe konularında eksik bir halkamız yok. 2028’e dek ritmik ve trampolinde de olimpiyat çapında başarılara ulaşabileceğimiz düşünüyorum.

Olimpik branşların Türkiye'ye tanıtılıp sevdirilmesinin, ülkemizin en büyük ihtiyacı olan spor kültürünün oluşturulması.

Sena Elçin Karakaş ve Sıla Karakuş

Sena Elçin Karakaş ve Sıla Karakuş, Trampolin Cimnastik Dünya Kupası'nda ilk kez altın madalya kazandı.  

Sportstv olarak olimpik sporları ve sporcuları odağa alan bir yayıncılık yapıyorsunuz. Sportstv yayıncı olarak nasıl bir sorumluluğu üstleniyor? Spor medyasının spor kültürünün gelişmesi için neler yapması gerekiyor?

Sportstv özel bir tv kanalı olmasına rağmen, olimpik branşlara gösterdiği ilgi ve verdiği emekle adeta bir kamu yayıncısı gibi çalışıyor. Örneğin; biz Türkiye henüz cimnastikte hiçbir başarı elde etmediği yıllarda da dünyanın dört bir yanından cimnastik yayınları yapıyorduk. Çünkü bu temel olimpik branşların Türk halkına tanıtılıp sevdirilmesinin, ülkemizin en büyük ihtiyacı olan spor kültürünün oluşturulması açısından olmazsa olmaz bir hizmet olduğuna inanıyoruz. 

Spor medyasının spor kültürüne katkı sağlaması için öncelikle şöyle bir boy aynasına bakıp kendisine bir çeki düzen vermesi gerekli. Zira, spor kültürüne katkı sağlaması için önce kendisinde bu kültürü oluşturması lazım. Ne yazık ki medyamız futbol kaosundan besleniyor ve buradan bir spor kültürü devşirmek imkansız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🤸‍♂️ Türkiye'nin madalyalarla imtihanı #1: Cimnastik

Röportaj: Türkiye'nin cimnastikteki yolculuğunu Ferhat Arıcan, Ahmet Önder, Nihan Cabbaroğlu ve Murat Ağca ile konuştuk.

23 Tem 2022

🤸‍♂️ Türkiye'nin madalyalarla imtihanı #1: Cimnastik

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?