Bir kaybın ardından iyileşme albümü: Murda ile 'Dua' üzerine


LES BENJAMINS Classics koleksiyonu çağdaş kıyafet tarzını yeniden belirliyor LES BENJAMINS’in yeni Classics koleksiyonu , gündüzden geceye kusursuz bir geçiş sağlıyor, dinamik şehir hayatına uyum sağlarken zarafetini ve sadeliğini koruyor. Çabasız ve zamansız bir şıklık sunan Classics koleksiyonu, temel parçalardan oluşan bir seçki sunuyor. Neler var? Eşofman altları, kapüşonlular, pantolonlar ve pololar gibi şehir tarzını oluşturan temel parçalar birinci sınıf kumaşlarla, konfor ve estetik gözetilerek usta terzilikle geliştiriliyor. Siyah, beyaz, koyu lacivert, biscotti, gri, asker yeşili, okyanus yeşili ve marshmallow renklerinden oluşan sofistike paletiyle cinsiyet, yaş, kültür ve mevsimselliğin ötesine geçen, LES BENJAMINS’in ikonik tasarım anlayışıyla her parçası özenle tasarlanan bu koleksiyon, günlük şıklığı yeniden tanımlıyor. Classics koleksiyonuyla buradan ve LES BENJAMINS mağazalarından tanışabilirsiniz.
Murda ile bir Pazar akşamı konakladığı otelin lobisinde buluşuyoruz. Rapçi, 21 Şubat’ta çıkacak albümü Dua’nın son hazırlıkları için birkaç saat önce Hollanda’dan Türkiye’ye geldiğini söylüyor. Röportaj boyunca kırık Türkçesiyle hiçbir soruyu atlamadan ve oldukça içten bir şekilde yanıtlaması beni şaşırtıyor.
15 şarkıdan oluşan Dua albümü Murda’nın ışıltılı gibi gözüken hayatının bilinmeyen tarafının bir fotoğrafı. İsmini ise sanatçının 2021’de kaybettiği kızı Dua’dan alıyor. Murda, yaşadığı kaybın acısını müzik ile iyileştiriyor. Adeta bu albümle karanlıktan yeniden aydınlığa çıkıyor. Sanatçı ile 35 yaşından sonra Türkiye’de ünlenmesini ve Dua’nın müziği ve hayatındaki önemini konuştuk.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Arabesk rap'in Türkiye'deki yükselişini inceledik. Murda ile yeni albümü "Dua"nın hayatındaki önemi üzerine sohbet ettik.
17 Şub 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




