— NE YAPTIN EVLADIM? — SEVDİM HOCAM

36’sı majör toplamda 93 sıralama turnuvası, 13 dünya şampiyonluğu ve bu spora 30 yılda hediye ettikleri ikonik bir dolu hatırayla 92 sınıfı.
— NE YAPTIN EVLADIM?  — SEVDİM HOCAM

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Emre Yazıcıol

Bir dikdörtgenin içindeki topları bir sopa yardımıyla belli bir amaca yönelik hareket ettirme şeklinde tanımlayabiliriz bilardo sporunu. Bu şekilde anlattığımız zaman kulağa çok da basit geliyor hani. Ancak bilardoda, hangi branş olursa olsun büyük üstat seviyesine çıkmak ve o mertebede otuz yıl kalmak zinhar basit değil. Snooker'daki meşhur “92 Sınıfı” işte bu yüzdendir ki her şeyiyle çok özel.

Hepsi aynı yıl, 1992’de profesyonel olan ve şu günlerde dünyada 47. yıllarını geçiren Ronnie O’Sullivan, John Higgins ve Mark Williams’ın literatürdeki isimleri 92 Sınıfı. Ve bu üçlünün son zamanlarda yeniden bu kadar fazla gündemde olması hâlâ zirveye büyük ölçüde hükmetmelerinden ileri geliyor. Bunun en canlı örneği, şu günlerde oynanan Snooker Dünya Şampiyonası’nda hepsinin birden yarı finale kalmayı başarmış olması. — Bu son kez yaşandığında takvimler 1999 yılını gösteriyordu.

Ronnie O’Sullivan, Mark Williams Ronnie O’Sullivan, Mark Williams
Fotoğraf: WST


Snookerda müesses nizam, en dominant oyuncuların dahi en fazla on yıllık dönemlerle sınırlı kalmasıdır. Yani en azından 92 sınıfı öncesi durum böyleydi. 80’lerde Steve Davis, 90’larda Stephen Hendry ortalığı kasıp kavurmuş ancak müteakip on yılda yavaş yavaş etkinliklerini kaybetmişlerdi. Bu anlamda, 1999 Dünya Şampiyonası’nın, yeni çağ için bir başlangıç noktası olduğu çok açık ve burada garip bir şey yok. John Higgins zaten 1998 yılında Dünya Şampiyonu olmuştu ve Williams ve O’Sullivan’ın da çok yakın gelecekte bu unvanı alması beklenmekteydi. Zira 12-13 yaşlarındaki junior günlerinden beri konuşulan bu isimler, profesyonel turda kendilerini çoktan kanıtlamışlardı bile. Nitekim, beklendiği üzere 2000’li yıllara büyük oranda damga vurdular. O süreçte Ronnie 3, Williams 2, Higgins de 2 Dünya Şampiyonluğu kazandı. Belki tek on yıla Hendry’nin sığdırdığı 7, Davis’in sığdırdığı 6 dünya şampiyonluğuyla kıyaslandığında bu sayılar biraz yavan görünüyor olabilir. Ancak tek değil üç güç odağının olduğu bir periyotta ulaşılan toplam, mevcut kaideyle çelişmiyordu. Töre asıl 2010’lu yıllarda bozuldu.

Ronnie 2012 ve 2013’te üst üste iki Dünya Şampiyonluğu daha aldı. Üstelik 2013 sezonunu tamamen pas geçmişti. Neler oluyordu? 2014 finalinde Selby’ye yenildiğinde herkes “düzenin” tekrar sağlanacağını düşünmeye başladı. Öyle ya, ne kadar muhteşem olsalar da 3 Büyük daha fazla faktör olmaya devam edemezdi. Zaten Mark Williams uzun süredir dişe dokunur bir şey kazanmıyordu, son dünya şampiyonluğu 2003’te gelmişti, elemelere kadar düşmüştü ve emekli olmaktan bahsediyordu. Higgins kötü yaşlanmış, yumuk yumuk bir dede gibi görünmeye başlamıştı. Ronnie zaten eserekliydi, bir de artık gerçek bir kriptoniti vardı, büyük kupa canavarı Mark Selby. Judd Trump gibi yeni bir fenomen doğmuştu. Neil Robertson’ın oyunu A kaliteydi. Ding önderliğinde Çin ordusu geliyordu. Şüphesiz 92 sınıfının tasdiknamesini alıp gitmesi an meselesiydi artık. 

John Higgins, Mark Williams 
Fotoğraf: express.co.uk


Ama öyle olmadı. 2017’de Higgins yeniden dünya şampiyonası finali gördü. Ertesi yıl Mark Williams finalde aynı Higgins’i yenerek inanılmaz bir şampiyonluğa imza attı. 2019’da kupa maçını oynayanlardan biri yine Higgins’ten başkası değildi. 2010’lar 3 Dev Adam için istisnai bir şekilde kapanırken yeni on yılın açılışı da aynı ölçüde şaşalı oldu. Ronnie O’Sullivan 6. dünya şampiyonluğunu kazanarak sınıfını gururlandırdı. Bu sezon içerisinde, 47 yaşında yeniden dünya 1 numarası olarak bu görkeme başka bir katkı daha sundu.

36’sı majör toplamda 93 sıralama turnuvası,  13 dünya şampiyonluğu ve bu spora 30 yılda hediye ettikleri ikonik bir dolu hatırayla 92 sınıfı, snooker seyircisi için artık bir anlamda Hababam Sınıfı olmuş durumda. Hiçbirimiz onların mezun olmalarını istemiyor, beyaz camda onları tekrar tekrar izlemeye doyamıyoruz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏀Bahçeşehir Koleji Avrupa Şampiyonu, Snooker: 92 kulübü

F1: Verstappen'in Grand Slami ve yeni jenerasyon arabalar; Manchester City ve Liverpool farkı; Bahçeşehir Koleji röportajı

30 Nis 2022

bahcesehir.k12

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?