Ne yardan ne serden


Oris’le kendi yolunu çiz İsviçre'nin kuzeybatısında bulunan nefes kesen güzellikteki Hölstein , yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını bir araya getiren huzur dolu bir kasaba. Adını bu güzel kasabanın yakınında bulunan ırmak ve vadiden alan Oris , Hölsten kasabasını çevreleyen doğadan ilham alarak ürettiği mekanik saatleriyle 1904’ten bu yana fark yaratıyor. Oris Paul Cattin ve Georges Christian tarafından İsviçre’nin Hölstein kasabasında kurulan ve geleneksel saat yapım tekniklerini geliştirerek farklı stillerle bir araya getiren Oris , teknolojiyi ve insanı merkez alan bir marka. Ürettiği tüm saatlerin teknolojilerini ve tasarımlarını en ince ayrıntısına kadar düşünerek hayat verirken saatçilik dünyasına benzersiz saatler armağan eden Oris’in en önemli misyonu, sadece saat üretmek değil, saatçilik dünyasında her zaman yeni bir standart belirlemek. #GoYourOwnWay “Go Your Own Way” felsefesi, Oris’in bağımsız ruhlu müşterilerini kendi yollarını çizmeleri konusunda cesaretlendiren özgürlüğün ifade ediliş şekli olarak karşımıza çıkıyor. Oris, her yıl gerçekleştirilen #GoYourOwnWay projeleriyle kendi alanlarında profesyonel kişilere özel koleksiyonlar üretirken saat severler için özgün çözümler sunuyor ve tutkusunu tüm dünyayla paylaşıyor. Bu projeler, aynı zamanda Formula, dalış, müzik, havacılık ve sinema sektöründen pek çok ünlü kişinin de desteğini alıyor. Bu projeler sayesinde sınırlı sayıda üretilen eşsiz saatler satılırken elde edilen tüm gelir dünyayı ve çevreyi güzelleştirmek için harcanıyor. Böylece Oris, saat koleksiyonerleri ve yaşamımız arasında güçlü bir bağ kuruyor. Zamana yenik düşmeyen yüksek fonksiyonlu, yüksek kaliteli saatler üretme inancı doğrultusunda kendi yolunu çizmeye devam eden Oris’in saat koleksiyonlarını keşfetmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NFL’de, sadece o sene seçilen çaylakların katıldığı çaylak minikampları ve akabinde çeşitli tecrübeli oyuncuların da boy gösterdiği Organize Takım Aktiviteleri’nin (OTA) ardından 90 kişilik geniş off-season kadrosunun tamamından katılımın beklendiği zorunlu mini kamplar geride bıraktığımız hafta itibariyle start aldı.
Üç gün süren ve kontağın yasak olduğu bu kamplar, Temmuz ayının sonunda başlayacak ve normal sezona en ciddi hazırlığı teşkil edecek olan Hazırlık Kampları (Training Camp) öncesi, hem yeni transferlerin takımla kaynaşması hem de koçların ellerindeki geniş kadroyu değerlendirebilmeleri hususunda önemli bir yere sahip.
Mini kampların bir diğer özelliği ise takımıyla arasında alacak verecek davası bulunan oyuncuları boykota sürükleyip takımla arasındaki ihtilafı su yüzüne çıkarması. Bu yazıda da off-season’ın ilk resmi boykot furyasında adı geçen bazı yıldızları inceleyeceğiz:
Aaron Rodgers (Green Bay Packers – Quarterback): Off-seasaon’ın en büyük sansasyonunun başrolünde bulunan son MVP’nin Packers ile arasının, başta genel menajer Brian Gutekunst ile yaşadığı sorunlar ve takımdan alamadığı yeni kontrat sebebiyle nasıl bozulduğunu detaylı bir biçimde geçen ay incelemiştik. Aynı Rodgers, beklendiği üzere zorunlu mini kampları da boykot etti. Artık quarterback ile takım arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi. Rodgers’ın yokluğunda ise birinci takım ile idman yapan genç quarterback Jordan Love, üç gün içinde geçen yılki Hazırlık Kampları boyunca attığından daha fazla pas denemesinde bulunmuş oldu bile.

Stephon Gilmore (New England Patriots – Cornerback): Rodgers ve Packers arasındaki karmaşık ilişkilerin aksine Patriots’ın süperstar cornerback’i Gilmore’un boykotunun sebebi çok daha basit: Patriots’tan 2017’de aldığı beş senelik kontratın son senesine giren Gilmore, yeni bir kontrat istiyor.
2017’den bu yana köprünün altından çok sular aktı. O tarihte kariyerinde ancak bir kez Pro Bowl’a seçilebilmiş olan Gilmore, Patriots’taki dört senesinde ise iki kez All-Pro seçildi ve 2019’da normalde ön yedilideki pozisyonların domine ettiği Yılın Savunma Oyuncusu Ödülü’nü bir cornerback olarak kazanmayı başardı. Hal böyle olunca da Gilmore’un ederi 2017’de biçilene göre fazlasıyla arttı.

Geride bıraktığımız yıl, Gilmore’un 2021 taban maaşının (tüm bonus ve primlerden arındırılmış çıplak maaş) bir kısmını 2020’ye aktararak yırtan Patriots’ın elinde artık böyle bir kozu da bulunmuyor. Ya yardan vazgeçilip Gilmore ile yollar ayrılacak ya da serden vazgeçilip sürdürülebilir bir salary cap’e elveda denilecek.
Chandler Jones (Arizona Cardinals – Defensive End): NFL’in yıllardır hakkı en az teslim edilen oyuncularından olan Jones da tıpkı Gilmore gibi 2017’de aldığı beş senelik kontratın son yılında. Senelik ortalama 16,5 milyon dolar kazancı bulunan Jones, bu meblağı en azından 20 milyon bandına taşıyıp elit edge rusher’lar kadar kazanma peşinde.
Kariyer istatistikleri 16 maça indirgendiğinde yıldız oyuncunun 12,5 sack ve 39 tackle (13’ü yard kaybettiren olmak üzere) gibi Hall of Fame’in kapısını zorlayacak rakamlara sahip olduğu göze çarpıyor. Ancak 2019 sezonunu 19 sack ile kapattıktan sonra geçen sezonun beşinci haftasında yaşadığı sakatlık sonrası saha yüzü göremeyen Jones hakkındaki en büyük soru işareti, 31 yaşında bu sakatlıktan nasıl döneceği.

Off-season’da tüm zamanların en iyi savunma oyuncularından J.J. Watt’ı kadrosuna katan Cardinals, Jones ile Watt’ı yan yana oynatarak efsanevi bir pass rush yakalayabilir. Ancak Watt’ın gelişi, boykota girdiği bir off-season’da Jones’un takasla elden çıkartılmasıyla da sonuçlanabilir.
Mini kamplarda boykota giren tüm oyuncular 93 bin doların üzerinde bir meblağ ile cezalandırılıyor. Pek çok yıldız için bu rakam gözden çıkarılacak konumda. Ancak 2020’de imzalanan ve takım sahiplerini fazlasıyla yeğlediği düşünülen yeni Toplu İş Sözleşmesi’ne göre boykot sayısının Hazırlık Kampları’na doğru azalma ihtimali yüksek. Nitekim, yeni sözleşmeye göre kamplara keyfi katılmamanın yüzbinlerce dolara varan para cezası ve tamamlanmış sezonların (accrued season) kaybına kadar gidecek oldukça ağır yaptırımları bulunuyor…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Luka Dončić, Şenol Güneş, Novak Djokovic, Valtteri Bottas ve Stephon Gilmore. Cuma spor gündeminiz hazır.
18 Haz 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



