

Vodafone Business ile bulut tabanlı yazılımlar artık tek noktada: Red Bulut Pazaryeri İşletmelerin dijitalleşme yolculuklarında öncülük eden Vodafone Business , Türkiye’nin hiçbir noktasında teknolojiye ulaşamamış KOBİ kalmasın hedefiyle B2B pazaryeri platformu hizmeti sunuyor: Red Bulut Pazaryeri . Nedir? Teknolojideki gücünü arkasına alan Vodafone Business, bulut bilişim alanında işletmelerin güvenilir teknoloji ortağı olmayı amaçlayarak tanıttığı Red Bulut Pazaryeri Platformu ile KOBİ’lere; bulut tabanlı yazılım ve çözümleri tek bir noktadan ön yatırım maliyeti olmadan satın alma, ürünlerle ilgili detaylı bilgilere ve eğitim içeriklerine erişebilme imkânı sunuyor. Neler var? KOBİ’lerin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayan bulut tabanlı yazılımların tek bir noktada yer aldığı Red Bulut Platformu’nda; İş ve Süreç Yönetimi, Güvenlik ve Yedekleme, E-ticaret ve Satış Sonrası Destek gibi KOBİ’lerin ihtiyacı bulunan 3 ana konuda ürünler yer alıyor. Neden önemli? Red Bulut Platformu , tüm işletmelerin ulaşılabilir finansman modelinde işlerini buluta taşıyarak hem bulut teknolojisinin esnekliğinden faydalanmalarını hem de doğru kaynak yönetimiyle sürdürülebilir büyümeyi sağlamalarına yardımcı olacak.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Dünya daha dijital bir hale geldikçe, akıllı telefonlardan otomobil ve çamaşır makinelerine kadar hayatın pek çok alanında kullandığımız cihaz ve araçların üretimi için gerekli olan yarı iletken çiplere olan ihtiyaç da giderek büyüyor. Hâlihazırda yıllardır “Ben geliyorum” diyen çip krizi, covid-19 pandemisinde yaşanan kapanmalar sonucunda fabrikalarda üretim aksaklıkları meydana gelmesiyle iyice içinden çıkılması zor bir hal almış bulunuyor.
Peki, çip krizi en çok hangi endüstrileri etkiliyor ve ardında ne gibi nedenler yatıyor?
En ağır darbeyi alan: Otomotiv sektörü
Son birkaç yıldır endüstrinin talebini karşılayacak boyutta çip üretilemiyor. Hâl böyle olunca da pek çok ürünün üretimi gerçekleştirilemiyor ya da gecikiyor.
PlayStation 5 almayı neredeyse imkansız hale getiren çip krizi en çok da otomobil üreticilerini etkiliyor. Toyota, Ford ve Volvo gibi otomobil devlerinin fabrikalarında üretimi yavaşlatması veya geçici olarak durdurmasına neden olan çip krizi sebebiyle Elon Musk’ın elektrikli araç şirketi Tesla’nın da pek çok modelinde çeşitli özellikleri devre dışı bıraktığı biliniyor.
Öte yandan, krizin etkileri akıllı telefon üreticilerinde de kendisini hissettiriyor. Buna göre Apple kıtlık nedeniyle iPhone satışlarının etkilenebileceğini belirtiyor. Goldman Sachs ise küresel çip kıtlığından en az 169 farklı sektörün etkilendiğini aktarıyor.
Krizin ardında ne yatıyor?
Pandemi sırasında uzun süre evde kapalı kalmak zorunda kalan insanların dizüstü bilgisayarlar ve oyun konsolları gibi elektronik ürünlere merak salması ve bu ürünlerin satışında çok ani bir şekilde patlama yaşanması da stokların hızla tükenmesine, sonrasında ise talebin yeterince hızlı bir şekilde karşılanamamasına neden oldu. Aynı şekilde, 2020 baharında araba satışlarının endüstri yetkililerinin beklentilerinin üstünde olması da benzer bir soruna yol açtı. Çin merkezli teknoloji şirketlerine yönelik yaptırımlar da başlangıçta otomobil endüstrisinde yoğunlaşan krizin daha da şiddetlenmesine ve buzdolaplarından mikrodalgalara kadar birçok tüketici elektroniği cihazına sıçramasına neden oldu.
Çipe olan ihtiyaç arttıkça şirketlerin stoklarını desteklemek adına fazla fazla çip alması ise bardağı taşıran son damla oldu. Kapasite iyice sıkıştı ve en ucuz çip bileşenlerinin bile maliyetlerinin yükselmesi, çiplerin kullanıldığı ürünlerin de fiyatını yükseltti.
Çin krizi ne zaman son bulacak?
Çip krizinin ne zaman sonlanacağı ise kendi içinde apayrı bir sorun oluşturuyor. Krizin ne zaman son bulanacağına dair herkes farklı bir şeyler söylüyor. ABD merkezli çip üreticisi Qualcomm’un CEO’su Cristianı Amon konuya biraz daha olumlu yaklaşanlardan. Krizin etkilerinin 2022’nin ikinci yarısında azalmaya başlayacağını belirten Amon, önümüzdeki yıl içerisinde ise krizin tamamen biteceğini düşünüyor. Bununla birlikte Amon, krizin herkes için aynı zamanda sonlanmayacağının da altını çiziyor.
Öte yandan sektördeki herkesin Amon kadar iyimser olduğu söylenemez. Mesela, çip üreticisi devi Intel’in CEO’su Pat Gelsinger, yarı iletken endüstrisinin daha 2024 yılına kadar sıkıntı çekmesini beklediğini belirtiyor. Gelsinger’a göre kilit üretim araçlarının kısıtlı kullanılabilirliği sebebiyle küresel çip krizi önümüzdeki iki yıl daha hayatımızda olacak.
Neler yapılıyor?
Krizin son bulması için dünyanın önde gelen şirketleri var gücüyle çalışıyor. Dünyanın en değerli çip üreticisi unvanının sahibi TSCM, 2021’den 2023’e kadar yeni kapasiteye 100 milyar dolarlık yatırım yapacağını; ancak sorunun 2022 yılı boyunca devam etmesini beklediğini belirtiyor.
Samsung ise artan talebi karşılamak için dökümhane kapasitesini 2026 yılına kadar 2017’ye kıyasla üç katına çıkarmayı planlıyor.
Aynı şekilde, yeni dökümhane kapasitesine yatırım yapmak için iddialı bir plan hazırlayan Intel’in hisseleri, yatırımcıların kârlılık konusunda endişelerinin bir sonucu olarak %12 oranında değer kaybetti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Çip krizi için ufukta bir çözüm var mı? E-spor, geleneksek sporların yerini alabilecek mi?
25 Tem 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.
05 Ağu 2026

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



