Neuralink ve üç domuz

Elon Musk'ın Neuralink'i, ilk demosunu geçtiğimiz cuma günü tanıttı.
Neuralink ve üç domuz

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Elon Musk’ın kurucuları arasında yer alması sebebiyle ilk günden bu yana üzerine türlü senaryolar üretilmiş olan Neuralink şirketi, ilk demosunu geçtiğimiz cuma günü tanıttı. Alışageldik ürün tanıtımlarından ziyade Neuralink sunumu hazır ve satın alınabilir bir ürünü değil, önümüzdeki senelerde koyduğu hedeflere ulaşmayı arzulayan fütüristik bir çipin, üç domuz üzerindeki uygulamasına ışık tutuyordu. 


  • Neuralink nedir? İnsan beynine yerleştirilebilmek üzere tasarlanan çip ve şirket aynı adı taşıyor. Elon Musk tarafından kafatasına yerleşik bir Fitbit şeklinde tasvir edilen ürün, insan beynindeki hasarları ve travmaları tedavi etmeyi hedeflemekle birlikte insan-yapay zekâ simbiyozunun sunabileceği fırsatları da denemeye kararlı. Görme kaybı, işitme kaybı, felç ve zihin hastalıklarının aralarında yer aldığı sorunları farklı metodolojilerle çözebileceğini iddia eden Neuralink; anıların kaydedilmesi veya yok edilmesi, cihazların zihinle yönetilmesi ve insanın dil öğrenme gibi yetkinlikleri tek güncellemeyle artırması gibi filmlerden tanık olduğumuz uçuk fikirlerin beyne yerleşik çiple bir gün mümkün olacağını söylüyor.
     
  • Demo etkinliği: Neuralink’in ürün tanıtım etkinliğinde iki farklı odak yer aldı; Neuralink çipi ve robotu. Musk tarafından ‘the link olarak tanıtılan çipin halka açık ilk pratiğini sergileyen üç keyifli domuz seyircilerin dikkatini çeken ana etmendi. Musk’ın domuzların dikkatini çekme konusunda nispeten başarısız olduğu birkaç dakika sonrasında Gertrude adlı domuzun gerçek zamanlı nöral sinyalleri izleyenlere ses olarak aktarıldı. Matriks içerisinde matriks olarak betimlenen anlar nörobilimciler için yeni bir gelişmeden uzak kaldı, çünkü hayvanların beyinlerindeki elektriksel uyarıların takibi on senelerdir yapılan bir uygulamaydı. Anlık beyin frekans takibi ve bununla yapılabilecekler oldukça sınırsız gözükse de kısa süreli demonun bunları aktarabilecek süresi yoktu ve ‘’şirin’’ bilimsel anlara dönüşebildi. Diğer yandan Neuralink robotu, internette çoğunlukla elektrikli bir dikiş makinesine benzetilmekle beraber, başka ufuklar açtı. 1024 minyatür kanala sahip kablosuz çipin kafatasına yerleştirme işlemini yapacak olan robotun, bu süreci bir saatten az bir sürede tamamlama yeteneğine sahip olacağı belirtildi.  
     
  • Arka plan: Neuralink sunumunun soru-cevap kısmında bahsi geçen ileriye dönük fikirlerin çoğu için henüz erken. Fakat şirketin sunduğu ve yapılabileceğini söylediği fonksiyonlar içerisinde pratiğe taşınabilecek olanlar da mevcut. İnsan beynini bilgisayara bağlama ve izleme uygulamasını 20-30 senedir gerçekleştirdiklerini söyleyen Stanford Beyin Uyartı Laboratuvarı direktörü Nolan Williams, Parkinson hastalarına uygulanan derin uyartı metodunun bilgisayar ve beyin bağlantısına doğrudan bir örnek oluşturduğunu açıkladı. Dolayısıyla nöron faaliyetlerini izlemek yeni bir uygulama değil, fakat nöronların etkileşimlerini sürekli olarak kablosuz bir sistemle izlemek fark yaratabilir. Hâlihazırda beynin olaylara verdiği duygusal tepkiler veya duygu-durum bölgeleri biliniyor, anlık takibin getirdiği ‘’fitbit etkisi’’ ile çipe sahip olan bireylerin hayatını otonom sürece dönüştürme noktasında günümüz teknolojisi yeterli gelişime sahip. Yine soru-cevap kısmında Elon Musk’a gelen, Tesla’nın düşünceyle çağırılabilmesi fonksiyonu da üzerinde çalışılmış beyin-donanım iletişimi konularından biri olduğu için ekibin de aktardığı üzere son derece mümkün ve hatta kolay. Kıyasta bulunabilmek adına, iki sene önce ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın felçli bir insanın beynine yerleştirdiği çip sayesinde sanal F-35 uçağını kontrol ettirebildiğini, hatta ilerleyen çalışmalarda birden çok uçağın kontrolünü sağlayabildiğinin açıklandığını da belirtebiliriz. 
     
  • Söylentiler: Neuralink’in şu ana kadarki dört senelik kısa macerası birçok söylentiyi de beraberinde getirdi. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri Elon Musk ve onun Twitter bağımlılığıydı denilebilir. Kendisine gelen rasgele tweet’lere cevap veren Musk, geçtiğimiz senelerde şirketin bir maymuna çip yerleştirip bilgisayar kullanmasını sağladığını söylemişti. Bunlara ek olarak Neuralink şirket olarak çalışanlarını elinde tutma sorunu da yaşamıştı. Eski Neuralink çalışanlarından biri basına yaptığı açıklamalarda şirket içi kaostan bahsederken, Musk’ın şirketlerinde sıkça rastlanan bir durum olan mümkün olmayan talepler ve sıkışık ajandaların bilime ters düştüğünü belirtti. Buna paralel olarak şirketin kuruluşunda yer alan sekiz bilim insanı sayısının üçe düştüğü de biliniyor. Öyle ki, şirket içi stratejik görüşmelerde ürünün odak noktasını netleştirmek ve farklı uygulamalar yerine daha kesin bir yolda ilerlemenin süreç açısından faydalı olacağının da konuşulduğu söyleniyor

    Neuralink dünyayı derin düşüncelere gark ederken, şirketin yürüttüğü araştırmaların teknolojiye ve sağlık bilimine olan etkileri ticari bir kafatası çipinden daha etkili olacağa benziyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🧠 Neuralink ve aşkın algoritması

Neuralink'in ürün tanıtımını ele aldık, roket bilimcisinin aşk algoritmasını inceledik.

03 Eyl 2020

🧠 Neuralink ve aşkın algoritması

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Ümit Alan

·

31 Tem 2026

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda
QuandoQuando

HİKAYE

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Doğa Yurduneri

·

28 Tem 2026

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?
QuandoQuando

HİKAYE

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Tem 2026

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?