

Bitpanda’nın hiper büyüme modu: Açık
Yılın başında unicorn statüsünü kazanan Avrupa'nın güvenli Bitcoin ve kripto para borsası Bitpanda , milyar dolarlık değerleme işaretini aşan ilk Avusturya şirketi olmanın gururunu yaşıyor. 263 milyon dolarlık C Serisi yatırım turunun…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2010 yazında Vogue'da moda asistanı olan Emily Weiss, kendi moda blogunu başlatmak istedi. İkinci el bir kamerayla birlikte intothegloss.com alan adını satın aldı ve birkaç ay sonra web sitesi yayına girdi. Into the Gloss, moda fenomenlerinin ve ünlülerin güzellik rutinlerini yazıyordu. Blog kısa zaman içinde popüler oldu ve 2012 yılına kadar ayda 200 binden fazla ziyaretçi aldı .
Sekiz yıl sonra sitenin değeri 1,2 milyar dolar oldu.
Into the Gloss'tan yola çıkarak Emily, şu anda değeri 1 milyar doları aşan güzellik ve makyaj markası Glossier'i yarattı.
Bu bir "kitlenin gücü" hikâyesidir sevgili okur.
🤔 Neden önemli?
Kitle öncelikli bir yaklaşım; ürünleri doğrulamanıza, dağıtım kanalları oluşturmanıza ve kitlenize hesap verebilir olma sorumluluğunda kalmaya devam etmenize yardımcı olacaktır.
🔍 Problem?
Hangi ürünü oluşturacağınızı veya müşterilerinize nasıl ulaşacağınızı bilmiyor olabilirsiniz.
💡 Çözüm
Önce güven oluşturun. Kitlenizi yaratın.
🔑 Önemli adımlar
Kişisel markadan daha fazlasını oluşturmak
Mark Sisson, 2006'da Mark's Daily Apple adlı yaşam tarzı blogunu başlattığında 200 milyon dolarlık bir işe doğru ilk adımlarını attığını düşünmüyordu. Blogların çoğunlukla hobi olarak görüldüğü bir dönemde Mark bir imparatorluk inşa etmek üzereydi.
Blogu büyüdükçe Mark, gayet başarılı bir gelir modeli yarattı; ücretli ürünler, sponsorluklar ve reklamlar kullandı. Çok satan bir kitap çıkarttı ve daha fazla ürünle adını kullanarak para kazanmaya devam etti.
Ardından 2015'te Mark, mayonez ve salata sosları satan bir şirket olan Primal Kitchen'ı kurdu. Sadece çevrim içi satış yapan bu şirket, daha sonra Whole Foods ve diğer fiziksel mağazalarda da ürünlerini satabildi. Sadece iki yıl sonra gıda devi Kraft, Primal Kitchen'ı 200 milyon dolara satın aldı.
İncelediğimiz çoğu örnekte, kişisel markaların başlangıç için iyi bir karar olduğunu görüyoruz ancak bir sonraki seviye neredeyse her zaman kişisel bir markanın ötesine geçmeyi, yani bir şirket ve ürün yaratmayı içeriyor.
Dikkat değil, ürün satmak
Kylie Jenner, en az ünlü Kardashianlardan biriydi ama şimdi en zengini. Daha fazla şöhretin peşinden koşmak yerine, odağını Kylie Cosmetics'e kanalize etti ve Silikon Vadisi kendisinin bir milyoner mi yoksa milyarder mi olduğunu uzun uzun tartıştı.
İçerik oluşturucular dikkat çekmekte oldukça iyidir demek yanlış olmaz. Dikkatin değeri vardır. Markalar bunu bilir ve içerik oluşturuculara, takipçilerinden gelen bu ilgiyi reklam ve sponsorluklar aracılığıyla kendi ürünlerine yönlendirmek için para öder.
Ancak dikkatin, markanın ödediğinden daha değerli olduğu mükemmel bir pazarda marka, bir içerik oluşturucuya bir reklam için 10 bin lira ödüyorsa ilginin ürün satışlarında ve uzun vadeli marka değerinde 10 bin liradan daha fazla olacağına inandıkları için bunu yapıyordur demek yanlış olmaz. Yani takipçinin ilgisi ve dikkati çok daha kıymetlidir, buradan daha fazla gelir elde edilebilir.
Oyuncu Ryan Reynolds da bunu biliyor. Reklam anlaşmalarından para kazanabilirdi ancak bunun çok fazla iş ve daha az ücret olduğunu fark etmesi zaman almadı. Bunun yerine alkollü içecek markası Aviation Gin'in (daha sonra 610 milyon dolara sattığı) sahibi oldu. Kaydettiği her komik reklam daha fazla satış sağladı ve markayı büyütmesine katkı sağladı.
Tekrarlı satış yapmak
Justin Jackson, tek seferlik kitap ve kurs satışından podcast'ler için bir yazılımı ürünü olan Transistor'ı abonelik modeliyle satmaya geçiş yaptı. Hizmet olarak tüm yazılımlar gibi müşteriler de ürüne erişim için her ay ödeme yapmaya başladı.
Katie ve Seth Spears, çok popüler bir sağlıklı yaşam sitesi olan wellnessmama.com'u kurdu ve geçimini bağlı sponsorluklardan kazandı. Ardından bir kişisel bakım ürün şirketi olan Wellnesse'ı başlatmak için bu kitleden yararlandılar. Hayranları tekrar tekrar diş macunu, şampuan ve losyon satın aldıkça Wellnesse; para kazanmaya devam ediyor.
En iyi müşterileriniz sizden ne sıklıkla ürün satın alabilir? Yalnızca bir veya iki kez ise, o şirketi ölçeklendirmekte zorlanabilirsiniz. Ancak tekrar tekrar satın alabilecekleri bir ürün satarsanız çok daha uzun soluklu bir iş modeliniz olur.
😩 "Çok uzundu, okumadım" özeti
Önce kitlenizi oluşturun
- En iyi olduğum şey nedir?
- En çok neyle ilgileniyorum?
- En uzun süre ne yapabilirim?
Sorularına yanıt vererek kitlenizi yaratabileceğiniz "şeyi" bulun.
Ürününüzü yaratın
Bir kitle oluşturduktan sonra, onlara bir ürün sunmanın ikinci adımına odaklanabilirsiniz. Neredeyse her yerde iyileştirilecek sorunlar var. Neredeyse her hizmet daha keyifli, daha verimli bir şekilde sunulabilir. Herhangi bir endüstriyi yeterince uzun süre inceleyin ve onu geliştirmenin yollarını arayın.
Hedef kitlenize satabileceğiniz ürün için şunu sorun: "Kitlemin sahip olduğu bir sorunu çözmek için nasıl bir ürüne ihtiyacı var?"
Ve kendinize sorun: "Hayatımı kolaylaştırmak için hangi ürüne ihtiyacım var?"
Ürünü satmayı ölçeklendirin
Ürün satışınızı otomatikleştirin. Karmaşıklıklarına bağlı olarak tekrarlanabilir süreçleri kişisel asistanlara veya yazılım programlarına bırakabilirsiniz.
Eğer bir ürününüz ve bir kitleniz varsa bize yazın! Hikâyenizi duymayı ve anlatmayı çok isteriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Önce kitlenizi oluşturun sonra satışınızı yapın. Emma Chamberlain de böyle yaptı ve o bir milyoner.
19 Ağu 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



