Öncülerin omuzlarında

Beyoncé, Renaissance albümüyle geçmişin öncü atlılarını tek tek hatırladı ve bir pegasus olarak daha önce çıkılmamış yükseliklerden selam verdi.
Öncülerin omuzlarında

5 Ağustos - Jack Lives Here - Duende
Jack Lives Here ile birlikte

Jack Lives Here Bozcaada Caz Festivali’nde Sıcak yaz günlerine ferahlık ve lezzet katan Jack Lives Here , Bozcaada Caz Festivali’n i yeniden Jack ruhuyla buluşturmaya geliyor. Neler var? Eski dostumuz Jack , Bozcaada’nın farklı duraklarında çeşitli etkinliklerle yazı şenlendirmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz festivalde olduğu gibi, bu yıl da Jack ’in ruhu kokteyl workshoplarına ve viski tadımlarına karışarak Bozcaada’nın eşsiz doğasına ve caz müziğin ritmine eşlik edecek. Dahası: Jack ruhu leziz kokteyller içmekten ibaret değil elbette! Ünlü fotoğrafçı Dilan Bozyel mobil fotoğrafçılık atölyesiyle, Ayşe Köroğlu ise Denge ile Şifalanma atölyesiyle Bozcaada’da olacak. Jack’in yerinde duramayan ruhuyla tanışmak ve yolculuğuna tanıklık etmek için onu bu bağlantı üzerinden takip edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Beyoncé, Renaissance

Süre: 62 dakika

Plak şirketi: Columbia Records

Yayın tarihi: 29 Temmuz 2022

Kartonet: Beyoncé, pop müziğin modern pusulalarından biri olarak yerini geri döndürülemez bir şekilde tanımladığı devasa bir projeyle geri döndü. Kariyerinin ikinci devrinin başlangıç noktası diyebileceğim Lemonade albümüyle çağdaş dans pop’un zeitgeist trendlerinden uzaklaşmaya başlayan Beyoncé, evrensel süper yıldızlar arasından rehber bir diva olarak yeniden canlandı. Albüm, sanatçının sonik olduğu kadar anlatısal da bir rönesansı, Beyoncé’ye ilham vermiş yüzlerce kahramana bir selam ve heybetli bir kolektif üretim.

Bu kolektifliği birçok noktada gözlemlemek mümkün. Albüm notlarında kredisi verilen sayısız insan, Beyoncé’yle stüdyoya girmemiş olsa da adları disko, ballroom, club house vb. janrların tozlu müzik tarihinden gün yüzüne çıkarılarak yaşatılan müzisyenler, albümün dance-pop’dan afro-house’a, funk’tan pop rap’e genişleyen sessel yelpazesi bu noktalardan yalnızca birkaçı. Beyoncé, Renaissance’a kadar yarattığı diskografisinin tek kahramanlılığını geride bıraktı. Siyah müzik geleneğinin derya-deniz geçmişinde arkeolojik bir araştırmaya girişti. Ortaya kimliğini onuruyla taşıyarak dans edenler için 62 dakikalık çılgın bir parti çıkardı.

Neden dinleyelim? Dangerously in Love başlangıcından Lemonade albümüne değin divalaşarak büyüyen Beyoncé; dance-pop’la çağdaş R&B arasında dalgalanmış, popüler müzik endüstrisinin fabrika üretimlerinin konfor alanından çok uzaklaşmadan olgunlaşmıştı. 20 yıla yayılan kariyerinde, genç bir süper yıldız adaylığından kült bir simgeye dönüşerek kadınlar için özerk de güçlü kalınabileceğini göstermiş, (Lemonade albümü, başlı başına Jay-Z’ye haykırılan bir “sana ihtiyacım yok” çığlığıydı) “Beyoncé” ismini bir kişiselliğin markası olarak temellendirmişti.

Beyoncé, Renaissance


Renaissance albümü, bu temelin yıkılmasa da radikal bir metamorfoz geçirdiği, Beyoncé’nin yeni motivasyonlar ve titreşimlerle (Bkz. Break My Soul) taze başlangıçların temelini attığı bir çağ başlangıcı. Her ne kadar Carlijn Jacobs imzalı albüm kapağı, Kendrick Lamar’ın To Pimp a Butterfly kapağı gibi bir siyah birlikteliği resmetmiyor, yerine Beyoncé’yi ışıltılı pırlantalarla bezeli bir atın üstünde tanrıçalaştırıyor olsa da bu çağın tek bir atlısı yok. Tam aksine, 1970’li yıllardan günümüze; Chicago, Detroit, New York ve dahasının yeraltı gece kulüplerinin drag queen’lerinden günümüzün trans DJ ve oyuncularına, “Renaissance’ın çağı” ana akımın kenarına ötelenmiş siyah queer atlılarının çok sesli bir geçişi.

Grace Jones, Kevin Aviance, Moi Rene, Vjuan Allure, Uncle Johnny, Honey Dijon, Ts Madison ve çok daha fazlası, Beyoncé’nin rönesansının avangartları ve geleceğinin mirasçıları. Renaissance albümü; Beyoncé evreninde bir devrin kapanışı, yeni bir bilincin doğuşu ve popüler müzikte açılan yepyeni ve engin bir ufuk.

  • Bill Bernstein’ in 70’li yıllara uzanarak disko müziğinin doğum yeri New York gece kulüplerini belgelediği fotoğraf sergisine de şuradan göz atmak isteyebilirsin.

Benzer işler: 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🪩 Beyoncé'nin rönesansı, İstanbul Nightlife Project

Merhaba. Bu hafta Keşif’te Beyoncé’nin yeni albümü Renaissance, İstanbul gece hayatı hafızasına yolculuk, Brady Corbet’in ilk uzun metrajı The Childhood of a Leader var.

05 Ağu 2022

Jack Lives Here ile birlikte
Fotoğraf: Mason Poole

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi