

Hareketli çalışma alanları: Bürotime NORA yükseklik ayarlı masa Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, bazen bütün bir günü bilgisayar başında ve hareketsiz geçirmemize neden olabiliyor. Tasarımlarını uzun saatler boyu evde çalışanların ihtiyaçlarına göre şekillendiren Bürotime , en konforlu ve ergonomik ofis mobilyalarını evimize taşıyor. Nedir? Bürotime ’ın sağlıklı bir çalışma ortamı sunmak için tasarladığı NORA yükseklik ayarlı masa , isteğe göre yükseltilen veya alçaltılan teleskopik bacak detaylarıyla kullanıcıya masasını kendi vücut ölçülerine göre ayarlayabilme veya ayakta çalıșabilme imkânı yaratıyor. Neler var? Hassas çarpma önleme sistemine (anti-collision) sahip olan NORA ; çift motorlu, sessiz ve üç kademeli ayaklarıyla ön plana çıkıyor. Dijital yükseklik göstergesi, üç hafızalı kumanda paneli ve ayakta çalışmayı hatırlatıcı alarm sistemiyle NORA , verimli ve sağlıklı bir çalışma ortamı vadediyor. Farklı renk seçenekleriyle satışa sunulan NORA , perde veya panel eklentileriyle de kullanılabiliyor. Çalışma alanlarına dinamizm getiren NORA ’yı buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye, Taksim’deki terör saldırısının ardından Irak ve Suriye’nin kuzey bölgelerinde terör örgütü PKK ve uzantısı YPG’ye karşı “terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğini sağlamak, terörü kaynağında yok etmek maksadıyla” Pençe-Kılıç hava harekâtını düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “sadece bir hava harekatıyla sınırlı kalınmayacağını” söyleyerek kara harekatının yolda olduğu mesajını da verdi.
Terör örgütü, harekatın ardından Türkiye’yi tehdit ederken Gaziantep ve Kilis’e düzenlenen roketli saldırılarda biri çocuk iki kişi yaşamını yitirdi. Çok sayıda kişi yaralandı.
Afganistan’da ve İsrail’de yaklaşan tehlikeler
Pazar gecesi, geçtiğimiz yıl Afganistan’ın kontrolünü ele geçiren Taliban yönetimiyle nisan ayında İmran Han yönetiminin devrildiği Pakistan arasında sınır bölgesinde çatışmalar yaşandı. Gerginlik düşürülse de Durand Hattı adı verilen bölgenin kontrolü konusunda anlaşamayan iki yönetimin tekrar karşı karşıya geleceğine kesin gözüyle bakılıyor.
İsrail’de ise eski Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, Filistin’in var olma hakkını tanımayan ve İsrail’in tüm Filistin’i ilhak etmesi gerektiğini düşünen aşırı sağcıların desteğiyle ülke tarihinin en milliyetçi hükümetini kurması bekleniyor.
İran’da isyan sürüyor
Tüm bunlar Orta Doğu’da çatışmalı bir sürece doğru hızla ilerlendiğini düşündürse de esas fırtına, rejim karşıtı gösterilerin ülkenin tamamına yayıldığı İran’da kopuyor.
İki aydan uzun bir süre önce Mahsa Amini adlı genç kadının başörtüsünü “düzgün” takmadığı gerekçesiyle ahlak polisleri tarafından gözaltına alınarak hayatını kaybetmesinin ardından başlayan rejim karşıtı protestolar devam ediyor. Siyaset bilimci Arif Keskin, “ülkede reform umudunun kaybolmasının tüm protestolara rejim karşıtı bir nitelik kazandırdığını” öne sürüyor.
Lise ve üniversitelerde öğrenci boykotlarının, şehirlerde esnaf grevlerinin yapıldığı ülkede güvenlik güçleri son günlerde giderek sertleşen yöntemlerle isyanı bastırmaya çalışıyor.
Aktivistler, gösterilerde öldürülenlerin sayısının en az 47’si çocuk olmak üzere 400’ü geçtiğini doğruluyor. Öldürülen vatandaşların cenazelerinin de rejim karşıtı gösterilere dönüştüğü ülkede dini lider Ali Hamaney’in, ABD tarafından öldürülen Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani’nin ya da rejime ait başka sembollerin tahrip edildiği, karakolların yakıldığı görülüyor. Mollaların sarıkları, göstericilerin hedefi olmaya devam ediyor. Şimdiye kadar 15 bini aşkın gözaltı yapıldığı, altı gösterici hakkında idam kararı verildiği ifade ediliyor.
Bazı bölgelerde çatışmalar görüldüğü, güvenlik güçlerinden de ölenler olduğu biliniyor. Öldürülen güvenlik güçlerinin cenazeleri de molla rejimi eliyle devlet yanlısı gösterilere dönüştürülüyor. Rejim, protestoları “batının provokasyonu ve terör eylemi” olarak görmeyi sürdürüyor.
İran devlet medyasında istifalar yaşanırken milli takım sporcuları müsabakalarda milli marşı söylemeyerek protestolara destek veriyor, sanatçılar rejim karşıtı açıklamalarda bulunuyor. Dünyaya dağılmış rejim karşıtı İran diasporası da eylemleri dünyaya yaymaya devam ediyor.
“Kadın, yaşam, özgürlük” ve “diktatöre ölüm” sloganlarıyla tarihe geçen isyan şimdilik etnik ve ideolojik farkları eriterek toplumu molla rejimine karşı sekülerizmde birleştiriyor. Öte yandan, Azeri Türkü ve Kürt kökenli insanların çoğunlukta olduğu bölgelerde isyanlar ayrılıkçı bir nitelik kazanma potansiyeli taşıyor.
İran-Azerbaycan gerginliği
İran, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’ı Ermenistan işgalinden kurtarmak için verdiği savaşta Ermenistan’ı destekleyen bir pozisyon benimsemişti. Açılması planlanan Zengezur koridorunun İran’ın ticaretine darbe vurmasının yanı sıra Tahran’ın Türkiye’nin bölgedeki ağırlığının artmasından, Azerbaycan’la İsrail’in yakınlaşmasından ve İran’daki Azeri Türklerinin Azerbaycan’la ilişkilerinin gelişmesinden endişe ettiği ifade ediliyordu.
Bu ay başında Azerbaycan'da, İran istihbaratının kurduğu "yasa dışı silahlı grup" deşifre edilirken Azerbaycan, İsrail’de büyükelçilik açma kararı aldı. Bugün de Azeri Türklerinin yoğun yaşadığı Tebriz kentinde protestolarda Türkçe atılan “Azerbaycan milleti, çekemez bu zilleti” ve “özgürlük, adalet, milli hükümet” sloganları giderek daha da duyulur hale geliyor.
İran’ın kuzeybatısı “Güney Azerbaycan” olarak adlandırılırken ülkede yaşayan Azeri Türklerinin sayısının 25 milyona dayandığı tahmin ediliyor. Azerbaycan’ın toplam nüfusunun ise 10 milyonun biraz üzerinde olduğunu hatırlamak gerekiyor.
İran’dan Kuzey Irak’a saldırı
İran’ın Kürdistan eyaletinde de Amini’nin öldürüldüğü günden bu yana sert protestolar görülüyor, ayrılıkçı sloganlar duyuluyor. Amini’nin Kürt kökenli bir genç kadın olması, bölgedeki öfkeyi daha da artırıyor. Özellikle Mahabad kentinde rejim güçlerinin gösterilere müdahalesinin “katliam” boyutuna ulaştığı ifade ediliyor.
Dahası İran, Kuzey Irak’taki Erbil ve Süleymaniye kentlerinde, ülkedeki eylemleri körüklediğini iddia ettiği silahlı İran Kürdistan Demokratik Partisi (İKDP) ve Komele Emekçiler Partisi’nin karargâhlarını “sınır güvenliğini sağlamak amacıyla” füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor. 28 Eylül, 14 Kasım ve 20 Kasım’da gerçekleşen saldırılarda can kayıpları da yaşandı. İran, Irak hükümetinden bu grupların silahsızlandırılmasını talep ederken peşmerge güçlerinin karşılık vermesi halinde çatışmaların büyüyebileceği ifade ediliyor.
İran’ın içindeki Kürt ayrılıkçısı PKK bağlantılı terör örgütü PJAK’ın rejim karşıtı gösterilere destek verdiği ifade edilse de, “son dönemde artan İran-PKK yakınlaşmasının terör örgütü PKK’nın PJAK aracılığıyla İran üzerinde bir şantaj kozu elde etmesini sağladığı” yorumları yapılıyor. İran da ayrılıkçı Kürt hareketine mesajını, “Kürt toplumunun temsilciliği, öncülüğü ve koruyuculuğu iddiasında PJAK ile rekabet eden” İKDP’ye saldırarak veriyor.
İran’daki molla rejimi, halkın demokratik tepkisine karşı kullandığı orantısız güçle hem kendi toprak bütünlüğünü, hem de tüm Orta Doğu’nun istikrarını tehlikeye atıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Gaziantep'in Karkamış ilçesine düzenlenen roket saldırısında 1'i çocuk 3 kişi hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'ye "kara harekatı" sinyali verdi. Erdoğan-Sisi görüşmesi "yeni bir başlangıç" olarak nitelendi.
22 Kas 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





