Milyon dolarlık müzayede satışları

Pandemi döneminde genç ve “ünlü” olmayan sanatçılar için durum vahimken iddialı müzayede evlerinin keyfi oldukça yerinde görünüyor.
Milyon dolarlık müzayede satışları

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Sotheby’s’in 21 Ekim’de gerçekleşen ve Paris’ten Londra’ya karma satışları kapsayan müzayedesi toplam 90 milyon dolara ulaştı. İzleyicilerin "sayılarla boyama" müzayede eylemi olarak tanımladığı gösterişli açık artırmalar; seyahat kısıtlamaları, pandemi, sanat dünyası ve sanatçılar için zor zamanları pek umursamıyor gibi görünüyor. 

Banksy ve Picasso: Paris avangartlarından savaş sonrası döneme Avrupa'da sonbahar satış sezonunun en dikkat çeken müzayedelerinden biri olan Sotheby's Paris’ten Londra’ya modern ve çağdaş sanat satışına Banksy ve Picasso eserlerinin yanı sıra pek çok beklenenin üzerinde satış damga vurdu.

Evde müzayede: Pandemi etkisi ve sanat dünyasında varlığını sağlamlaştıran dijitalleşmeyle Sotheby’s geleneksel açık artırma formatının kapsamını genişletti ve satış salonunun enerjisi dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerin evlerine yayıldı. Her canlı müzayedede az sayıda fiziksel katılımcı yer alırken ve pek çok katılımcı canlı yayında satışları takip etti.

Paris'te bölüm yıldızları: Paris'teki Modernités bölümünün dikkate değer bir satışı, Francis Picabia’nın 1929 tarihli Minos'uydu, eser 3.956,700 avroya alıcısını buldu. Bölümün yıldızı, Pablo Picasso’nun prestijli koleksiyon Un Regard Moderne'de yer alan 1940 tarihli Tête d’homme portresi oldu. Eser bir müzayedede ilk kez 4,4 milyon avroya yükseldi.

Minos,
Francis Picabia, Minos, 1929

Pierre Soulages'in 15 Eylül 1975 tarihli kağıt üzerinde çalışması Peinture 73 x 60 cm 351,300 avroya satılırken Kazuo Shiraga'nın Water Margin serisinden Chikaisei Shinsanshi eseri ve Zao Wou-Ki'nin 12.12.68'i, sırasıyla 2,5 milyon avro ve 1,1 milyon avroya alıcılarını buldu.

Londra'da rekabet: Londra'da ana sahnenin gündemi Banksy'nin Show Me the Monet'siydi. Müzayedenin merakla beklenen satışlarından biri olan Banksy eseri sanatçının kariyerinin başından kalma, Monet'nin imza nilüferlerini günümüz motifleriyle bozduğu nadir ve tamamen elle boyanmış bir tuvali. Gölün ortasında nilüferlerin yanında ters dönmüş alışveriş arabaları ve bir trafik konisinin yer aldığı eserin 3-5 milyon sterlin arası satışı beklenirken dünyanın dört bir yanından gelen teklifler arasında dokuz dakikalık canlı ve rekabetçi bir savaşının ardından çalışma 7,5 milyon sterline satıldı. Bu bir Banksy eseri için en yüksek ikinci müzayede rakamı oldu.

Show Me The Monet,
Bansky, Show Me the Monet, 2005

Sokaklardan esinlenen bir başka sanatçı Jean Michel Basquiat'ın New York'a olan hürmetinin göstergesi Justcome Suit ise 5,1 milyon sterline satıldı. Basquiat bu eseri kariyerinin zirvesindeyken 1983'te yapmıştı.

Satışın dikkat çeken diğer eserleri İtalyan sanatı, Enrico Castellani ve Lucio Fontana'nın minimalizmden arte povera ve ötesine uzanan, birkaç 10 yıla yayılan eserleri ve savaş sonrası döneminden çalışmalardı. Piero Manzoni'nin 1,7 milyon sterline satılan resmi; kavramsal sınırlarını araştıran ve soyutlama temasını sürdüren 1962 başyapıtı Achrome, Gerhard Richter’ın 5,1 ve 1,2 milyon sterline satılan iki çalışması gecenin diğer konuşulanları arasındaydı.

Beatriz Milhazes'in kendi tanımladığı “kromatik serbest geometri” keşfi Maracorola'nın 620 bin sterline ulaşması ve Adrian Ghenie'nin Pie Fight Interior'ının 2,9 milyon sterline satılması ise kariyerlerinin ortasındaki sanatçıların gücünü arttırdı.

Müzayedede Modernités bölümü 23,8 milyon avroyla (28,2 milyon dolar) bu kategoride bugüne kadarki en yüksek satış toplamını elde ederken Contemporary bölümü satışları 47,8 milyon sterlinle (62,2 milyon dolar) tamamlayarak müzayedede toplam 90,4 milyon dolarlık satış elde edildi. 

Genç ve “ünlü” olmayan sanatçılar için durum vahimken iddialı müzayede evlerinin keyfi oldukça yerinde görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

Haftanın kültür sanat gündemi: “Paramız yok'un nesinden anlamıyorsunuz?” diyen bir plak şirketi, açık artırmada milyon dolarlar kazanan bir müzayede evi, Sherlock Holmes setlerinin gizli kahramanlanları ve dahası.

23 Eki 2020

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi