Yerli uzay şirketi Plan-S, ticari gözlem uydusu Connecta T2.1'i SpaceX ile uzaya fırlattı


Citroën C3 ELLE Türkiye’de Yeni Citroën C3 ELLE 77 yıldır modaya ve kültüre yön veren ELLE ile iş birliğini sürdüren Citroën, sınırlı sayıda üretilen yeni Citroën C3 ELLE ile hayata modern ve konforlu bir dokunuşta bulunuyor. İkonik moda dergisi ELLE ’in 21 Kasım 1945 tarihli ilk sayısından ilhâmla yaratılan Citroën C3 ELLE , B Segmenti’nin en verimli ve konforlu seçenekleri arasında yer alıyor. Neler var? ELLE logosunun renklerine selam veren, beyaz veya siyah olmak üzere iki tavan rengi; kum, kutup beyazı, çelik gri, platin gri veya parlak siyah gövde renkleriyle kombinlenebiliyor. Airbump® ekleri, ızgaradaki far ekleri ve tavan etiketinin çevresini kaplayan renkli vurgular, Citroën C3 ELLE ’in yeni renkleriyle uyum sağlıyor. İki renkli Advanced Comfort koltuklarda ana döşeme olarak açık Prusya grisi kumaş kullanılırken sırtlıkların üst kısımlarında koyu mavi-gri tonlarında rüzgâr grisi Alcantara kullanılıyor. Marka logosu baskılı dekoratif şerit, mavimsi saten vurgularla sırtlığın üst kısmını koltuğun geri kalanından ayırıyor. Dahası: Citroën C3 ’teki benzersiz ELLE dokunuşu, aracın içinde ve dışında yer alan “1945’ten beri ve sonsuza dek” imzasıyla taçlanıyor. Yeni Citroën C3 ELLE ile tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Temmuz 2021'de Ankara Bilkent Cyberpark'ta kurulan, Türkiye'nin hızla büyüyen özel uzay teknolojileri firmalarından Plan-S'in üçüncü uydusu olan yer gözlem uydusu Connecta T2.1, Transporter 2 görevi kapsamında SpaceX'in Falcon 9 roketiyle fırlatıldı. Uydunun başarılı bir şekilde yörüngeye yerleştiği bildirildi.
Geniş açı: Daha öncesinde Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarının uydular aracılığıyla iletişim kurması için tasarladığı uydulardan sağladığı bilgi birikimi ve deneyim ile Plan-S, üçüncü uydusu Connecta T2.1 entegre ettiği yüksek çözünürlüklü, çok bantlı yer gözlem kamerası ile yeryüzü gözlem görevlerini test etmeyi planlıyor.
- Ayrıca, ilk iki uydusu Connecta T1.1 ve T1.2'ye göre iki kat daha büyük olduğu belirtilen Connecta T2.1 ile Plan-S; görüntüleme, uzaktan algılama ve uç hesaplama yeteneklerini de test edecek.
Bununla birlikte: Konuya ilişkin açıklamasında firmanın gelecek planlarından söz eden Plan-S CEO'su Tugay Güzel, bundan sonra uydunun devreye alma çalışmalarına başlayacaklarını; 2023 yılının dördüncü çeyreğinde Connecta T3.1 ve Connecta T3.2 adındaki iki uyduyu daha eş zamanlı olarak göndereceklerini ve Plan-S olarak geliştirdikleri “uydular arası haberleşme” yeteneklerini bu uydular ile test edeceklerini ifade etti.
- Güzel, 2024 yılı içinde IoT haberleşme hizmetleri sağlayacak uydu takımının ilk uydularını yörüngesine göndermiş ve devreye almış olacaklarını; 2025 yılı ve sonrasında çok sayıda uydu göndererek takım uydusunun küresel kapsamasını ve hizmet kalitesini artıracaklarını da sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Starship'in fırlatmaya saniyeler kala iptal edilen test uçuşu. Google'ın yapay zeka destekli arama motoru planı. Elon Musk'tan 'hükümetlerin Twitter verilerine tam erişimi var' iddiası.
18 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?



